Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9296 E. 2023/543 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9296
KARAR NO : 2023/543
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2012/37 E., 2015/70 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kadastro sırasında; … İlçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 169 ada 36, 239 ada 1 ve 239 ada 20 parsel sayılı, sırasıyla 1.055,74, 3.3381,30, 1.803,74 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar bir bütün halinde muris ….’e ait iken bilinmeyen tarinte 3 oğluna bağışladığı, 1970 yılında yapılan taksim uyarınca taşınmazın 3 parçaya bölündüğü, 169 ada 36 parselin davacıya, 239 ada 1 parselin davalı kardeşi …’a, 239 ada 20 parselin ise diğer davalı kardeşi Haşim’e isabet ettiği, 239 ada 17 ve 239 ada 18 parsel sayılı sırasıyla 945,95, 712,11 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise bir bütün halinde muris …’e ait iken bilinmeyen tarinte 2 oğluna bağışladığı, 1970 yılında yapılan taksim uyarınca taşınmazın 2 parçaya bölündüğü, 239 ada 17 parselin davacıya, 239 ada 18 parselin ise davalı kardeşi Haşim’e isabet ettiği açıklanarak Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından bahisle malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.

2.Davacı … tarafından; davalı Hazine ve … Köyü aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

II. CEVAP
1.Davalılardan …, …, … ve … Mahkemede alınan beyanlarında; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.

2.Davalı Hazine temsilcisi; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

3…., …, …, … mahkemede alınan beyanlarında; 239 ada 19 parsel sayılı taşınmazın yaklaşık 1 dönüm olduğunu tahmin ettikleri kısmının yanlışlıkla üzerlerine yazıldığını, bu kısmın kendilerine ait olan parselden çıkartılarak davacı taraf üzerine yazılmasına kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.

III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazların Maksut Sezgin’den kaldığını, 40 yıl evvel yapılan taksimden sonra çocuklar arasında herhangi bir ihtilaf olmadığını, davacı …’in de kendisine bırakılan yerleri o zamandan beri kullandığını beyan ettikleri; bu şekilde ortak muris Maksut Sezgin’den intikal eden taşınmazların taksim tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar mirasçılar arasında nizasız ve aralıksız şekilde kullanıldığının anlaşıldığı, uzun süreli zilyetliğin taksimin varlığına karine teşkil edeceği, taksimin bulunmadığını bu defa aksini iddia edenin ispatlaması gerektiği, davacının ise taksimin bulunmadığı iddiasını ispat edemediği, ayrıca taksimin mirasçılar arasında yüzölçümler esas tutularak yapılmasının zorunlu olmadığı, kadastro tutanaklarının edinme sebeplerinde belirlenen tespitler gibi kullanımın söz konusu olduğu ve edinme sebeplerinde belirtilen kişilerin hak sahipliği olduğu (sadece 239 ada 19 parsele ilişkin kısmen bir farklılık olduğu beyan edilmiş ve bu hususa ilişkin krokide fen bilirkişisi tarafından hazırlanarak dosyaya sunulmuştur) ancak Espiye Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığından malik hanesinin boş bırakıldığı, taşınmaz maliki mahkemece resen belirlenmek suretiyle tespit tutanağının malik hanesinin doldurulması gerektiği ve davanın tarafları ile sınırlı olarak davanın çözümlenmesi gerektiği kuralına istisna olarak askı ilan süresi içerisinde açılan davalar haricindeki davalarda taraf olmayanlar adına da tespit ve tescil kararı verilebileceği gerekçesi ile davanın reddine, 169 ada 36 parsel sayılı taşınmazın … (… oğlu) adına tapuya kayıt ve tesciline, 239 ada 1 parsel sayılı taşınmazın … (… oğlu) mirasçıları adlarına verasette iştirak olarak tapuya kayıt ve tesciline, 239 ada 17 parsel sayılı taşınmazın … (… oğlu) adına tapuya kayıt ve tesciline, 239 ada 18 parsel sayılı taşınmazın … (… oğlu) adına tapuya kayıt ve tesciline, 239 ada 20 parsel sayılı taşınmazın … (… oğlu) adına tapuya kayıt ve tesciline, 169 ada 16 parsel sayılı taşınmazın … mirasçıları; …, …, …, …, …, … adlarına verasette iştirak olarak tapuya kayıt ve tesciline, 239 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 05.03.2013 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 1.279,69 m²’lik kısmı hakkında düzenlenen kadastro tespit tutanağının iptali ile, en son parsel numarası verilerek davacı … (… oğlu) adına tapuya kayıt ve tesciline, 239 ada 19 parsel sayılı taşınmazın 05.03.2013 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide B harfi İle gösterilen 2.014,61 m²’lik kısmının tespit gibi aynı ada ve parsel numarası ile … mirasçıları; …, …, …, …, …, … adlarına verasette iştirak olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların mirasçılar arasında taksim edilmediğini, 1974 yılında müvekkili Bursa iline gidene kadar tüm mirasçılar tarafından birlikte kullanıldığını, 1974 yılından müvekkilinin köye döndüğü 1994 yılına kadar taşınmazların davalı kardeşleri Haşim ve Dursun tarafından kullanıldığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Asliye Hukuk Mahkemesinden intikal edip, malik hanesi hukuken açık olan kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 27 inci maddeleri

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA,

27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 152,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.