YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9307
KARAR NO : 2022/8285
KARAR TARİHİ : 20.10.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosu Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün asıl dosya davacısı vekili ve birleşen dosya davacısı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
3402 sayılı Kanun’un (5831 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle eklenen) Ek 4. maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu sırasında, … ili ….., ilçesi …., Mahallesi 103 ada 1 parsel sayılı 7,22 m² yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B madde şerhi ile birlikte bahçe ve üzerindeki binanın 2002 yılından beri …’ın fiilî kullanımında olduğu yönünde şerh verilmiştir.
Davacı …, lehine kullanım şerhi verilen 103 ada 1 sayılı parselin yüzölçümünün 400,00 m² olması gerekirken, 7,22 m² olarak tespit edildiğini, ayrıca taşınmazın 1976 yılından beri zilyetliğinde olduğu ancak tespitte zilyetliğinin başlangıç tarihi olarak 2002 yılının yazıldığını belirterek, bu hususların düzeltilmesi isteminde bulunmuştur.
Birleşen 2010/1312 Esas sayılı dosyada davacı … Yönetimi, 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde, taşınmaz üzerindeki binanın 2002 yılından beri …’ın kullanımında olduğunun belirtildiğini ancak parsel üzerinde binanın bulunmadığını, binanın tamamının orman sınırları içinde kaldığını belirterek, tutanağın beyanlar hanesindeki kullanıcı ismi ve bina olduğu hususunun çıkartılması isteminde bulunmuştur.
Mahkemece verilen karar Yargıtay tarafından, yörede yapılan bütün orman tahdit, aplikasyon, 2. madde ile 2/B madde ve 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan çalışmalara ilişkin tüm belgeler dosya arasına alındıktan sonra, yerel bilirkişiler aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 05.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastro Teknik İzahnamesi’nin 36. maddesi ile 20.11.2012 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar gözönünde bulundurularak uygulama yapılması, (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu, aplikasyon, 2/B madde ve 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile eklenen Ek 4. maddesi uyarınca yapılan aplikasyon ve düzeltme haritalarına göre konumu kullanım kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde ve 3402 sayılı Kanun’a 5831 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile eklenen Ek 4. maddesi uyarınca yapılan harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde, yukarıda anılan yönetmelik ve teknik izahnamede yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceğinin düşünülmesi, yine davacının iddia ettiği gibi dava konusu taşınmazın eksik ölçülüp ölçülmediği, taşınmazın bir kısmının orman kadastro sınırları içinde, tespit dışı alanda kalıp kalmadığı, bunun nedeni ve doğru hattın hangisi olduğu tereddütsüz bir şekilde saptanması, aplikasyon veya mutabakat ile veya 3402 sayılı Kanun’a 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan aplikasyon ve düzeltme işlemi ile kesinleşmiş 2/B madde alanlarının değiştirilemeyeceği ve kesinleşmiş 2/B madde alanlarının aplikasyon ve düzeltme işlemi ile tekrar orman sınırları içine alınamayacağı gibi kesinleşmiş orman sınırları içindeki yerin aplikasyonla 2/B madde alanı haline getirilemeyeceği gözetilerek karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuş olup; Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama neticesinde; davanın Hazine bakımından kısmen kabulüne, tespite konu alan bakımından … ve Çevre ve Orman Bakanlığı aleyhindeki davanın husumet yönünden reddine, yüzölçümüne ilişkin talebin görev yönünden reddine; birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, … ili Ümraniye ilçesi…Mahallesi 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yazılı ”ve üzerindeki bina 2002” ibaresinin iptali ile yerine ”1976” tarihinin yazılmasına karar verilmiş olup; hüküm, asıl dosya davacısı vekili ve birleşen dosya davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleşen dava 3402 sayılı Kanun’un Ek 4. maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu tespitine itiraza ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 sayılı Kanun hükümleri gereğince 1940 yılında yapılan orman tahdidi ile 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerden; bozma kararına uyulduktan sonra Mahkemece 29.05.2018 tarihinde 3 orman mühendisi, 1 harita mühendisi bilirkişi ve 1 mahalli bilirkişi eşliğinde keşif yapıldığı, keşifte dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait 3116 sayılı Kanun kapsamındaki orman tahdit haritaları, 3302 sayılı Kanun kapsamındaki orman kadastro komisyonlarınca yapılan 2/B haritaları, 5831 sayılı Kanun kapsamında 2/B sınırlarının mülkiyet ve vasıf dışındaki hesap ölçü ve çizimden kaynaklanan fenni hataların düzeltilmesine ilişkin düzeltme krokileri ve mutabakat raporları, sınırlandırma krokisi ve kadastral paftaları mahalli bilirkişi yardımı ile zemine uygulanmıştır. 11.06.2018 tarihli fen raporunda orman kadastro haritası, orman işletme müdürlüğü tarafından gönderilen koordinatlar, orman sınır tutanakları ve mutabakat sınırının birbiri ile uyumlu olmadığı, mutabakat sınırının zeminin kullanım durumunu yansıtmadığı, 2010 yılında 5831 sayılı Kanun kapsamında P.VII nolu 2/B parseli için düzenlenen düzeltme krokilerinin (mutabakat sınırı) gerçek durumu yansıtmadığı mutabakat sınırının herhangi bir fenni dayanağının olmadığı hususunun belirtildiği ve 16.08.2018 tarihli orman raporunda, 2010 yılında…Mahallesi’nde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na eklenen 5831 sayılı Kanun ile değişik Ek-4. maddeye göre fiili kullanıcı ve muhdesat tespiti çalışmasına tabi tutulduğu, bu çalışmalar esnasında…Mahallesi aplikasyon ve düzeltme ekibi tarafından düzenlenen tarihsiz rapor ve akabinde düzenlenen mutabakat raporunda hatalı tescil edilen 1995 yılındaki sınır hattının mutabakat hattı olarak kabul edilerek bu sınırlar içinde kullanım kadastrosu yapıldığı, tescil sınırının hiç bir hattının kesinleşmiş orman sınır hattı ile örtüşmediği, blok kayma mevcut olduğu, bu hatalı sınır esas alınarak yapılan 5831 sayılı Kanun uygulaması ile oluşan mutabakat sınırının kesinleşmiş orman sınır hattını değiştirdiği bu çalışmanın tamamen hatalı olduğu ayrıca mutabakat sınırının 3302 sayılı Kanun‘a göre yapılan çalışmalar sonucu elde edilen haritadaki P.VII nolu 2/B sınırının farklı hatlardan geçtiği belirtilmiştir. Raporda üç farklı sınırın söz konusu olduğu bunların ilkinin 6831 sayılı Kanun ile değişik 2/B çalışmalarındaki…Orman Kadatro harita, tutanak ve koordinat değerlerine göre oluşan kesinleşmiş orman sınırı, bir diğerinin 1995 yılında Ümraniye Kadastro Müdürlüğü’nün tescil sınırı esas alınmak suretiyle 5831 sayılı Kanun’a göre yapılan kulanım kadastro sınırı (bu sınır aynı zamanda mutabakat sınırı), sonuncusu ise orman kadastro haritalarına elle çizilerek aktarına sınır olduğu tespit edilmiştir. Raporun devamında bilirkişler tarafından orman kadastro harita, tutanak ve koordinat değerlerine göre oluşan kesinleşmiş orman sınırının doğru sınır olduğu ve bu sınıra göre davaya konu 103 ada 1 parselin tamamı ile bu parsele bitişik davacının kullanımındaki 11.06.2018 ve 16.08.2018 tarihli raporlara ekli krokide A ile gösterilen 231,23 m2 yüzölçümlü yerin (krokide d ile gösterilen 72,59 m2 yerde davacı …’a ait binanın bir kısmı bulunmaktadır ve geri kalan kısım ise bahçe olarak kullanılmaktadır) Orman Kadastro Komisyonunca ölçülen koordinatara göre P.VII nolu 2/B alanı içinde kaldığı, B ile gösterilen 287,96 m2 yüzölçümlü yerin (krokide e ile gösterilen 66,63 m2 yerde davacı …’a ait binanın diğer kısmı bulunmaktadır ve geri kalan kısım ise bahçe olarak kullanılmaktadır) Orman Kadastro Komisyonunca ölçülen koordinatlara göre orman sınırları içinde kaldığı belirtilmiştir.
Somut olayda bilirkişilerce oluşturulan doğru hatta göre davacıya ait binanın bir kısmı 2/B ile orman sınırları dışına çıkartılan alanda bir kısmı ise ormanda kaldığına göre ve davacının 1976 yılından beri kullanımı olduğu hususu Mahkemenin kabulünde olduğuna göre asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile 11.06.2018 tarihli fen raporu ve 16.08.2018 tarihli orman raporu ve ekleri krokilerde belirtildiği şekilde 103 ada 1 parsel ile krokide A ile gösterilen 231,23 m2 (d ile gösterilen kısım binanın 72,59 m2’lik kısmı ve kalan kısım bahçe) kısmın birleştirilmek suretiyle 103 ada 1 parsel adı altında Hazine adına tesciline ve beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B madde şerhi ile birlikte 16.08.2018 tarihli orman raporunda A ile gösterilen 231,23 m2 kısmın (d ile gösterilen 72,59 m2’si bina ve kalan kısmı bahçe olmak üzere) 1976 yılından beri asıl dosya davacısı …’ın fiilî kullanımında olduğu yönünde şerh verilmesine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; asıl dosya davacısı vekili ve birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.