Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9521 E. 2021/12315 K. 09.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9521
KARAR NO : 2021/12315
KARAR TARİHİ : 09.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sonucunda, … İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 109 ada 356 parsel sayılı 3.599,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, “6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Ramazan oğlu 1950 doğumlu …’nın 1989 yılından beri kullanımındadır.” şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı … İdaresi, taşınmazın Kemer Kadastro Mahkemesinin 17.07.2002 tarih ve 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı ilamıyla tespit gibi “orman niteliğiyle” tesciline karar verilen 397 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını ileri sürerek, orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, davalıların müdahalesinin önlenmesine ve üzerindeki yapıların kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle dava açmış; yargılama sırasında davacı … İdaresi vekili, men’i müdahale ve kal talebi açısından davadan vazgeçtiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece verilen, davacının tapu iptali ve tescile yönelik talebinin kabulüne ilişkin hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtayca, “Davacı … İdaresinin dayandığı Kemer Kadastro Mahkemesi’nin 1994/1085 Esas, 2002/16 Karar sayılı ilamıyla, 397 parselin orman niteliğiyle tesciline karar verilmişse de, tamamının dava konusu olmayıp bir bölümünün dava konusu olduğu açıklanarak, dava konusu taşınmazın söz konusu bölümde kalıp kalmadığı, şayet kalmıyorsa 2/B uygulamasına konu alanlarda kalıp kalmadığı ile 2/B uygulamasına konu edilen alanda ise eylemli orman olup olmadığı araştırılarak, eylemli orman olması halinde Orman İdaresince orman olarak tahsisinin idareden talep edilebileceği gibi dava yoluyla da istenebileceğinin gözetilmesi ve 2/B madde uygulamasına konu edilmeyen alanda olup aynı zamanda 397 parsel kapsamında kalması halinde tapusunun iptali ile yetinilerek tescil hükmü kurulmaması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın esastan reddine, davacının müdahalenin önlenmesi ve kal talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1/J maddesinde, “funda ve makilerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağı” hükmünün karşı anlamından (mevhumu muhalifinden) funda ve makiliklerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağı, 20.11.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kadastrosu ve 2/B Uygulama Yönetmeliğinin “Vasıf Tayinine Esas Olacak Tanımlar” başlıklı 14. maddesinin (m) bendinde maki ve funda türü ağaçların isimlerinin sayıldığı, aynı maddenin (o) bendinde “orman ve orman toprak muhafaza karakteri, üzerindeki bitki formasyonu ile taşkınları, şiddetli yağış sonrası oluşan zararlı akışları, toprak erozyonu, toprağın strüktür ve tekstürünün bozulmasını önleyici, su verimini artırıcı etkisi bulunan ve eğimi yüzde on ikiden fazla olan yerlerdir” şeklinde tanımlanmış ve yine, aynı Yönetmeliğin “Devlet Ormanı Olarak Sınırlandırılacak Yerler” başlığını taşıyan 16/ı maddesi “orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların Devlet Ormanı olarak sınırlandırılacağı” aynı maddenin ikinci fıkrasında “orman rejimine girmiş olan bu gibi yerlerin komisyonlarca herhangi bir nedenle sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı” konularında hükümler bulunmaktadır. 6831 sayılı Kanun’un 1/J maddesinde “funda veya makilerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağı hükme bağlanmış olmakla birlikte, maddenin karşı anlamından orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan çalılık, fundalıklarla örtülü yerlerin orman sayılacağı açıktır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler karşısında somut olaya bakıldığında; bozma ilamında, “6831 sayılı Kanun’un 4999 sayılı Kanun ile değişik 11/5. maddesinde, 2/B madde uygulamaları sonucu orman rejimi dışına çıkartılan ancak, fiilen orman olduğu Orman Genel Müdürlüğünce tesbit edilen yerlerin talep üzerine Maliye Bakanlığı’nca Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilip orman niteliği ile Hazine adına tescilinin öngörüldüğü, Orman İdaresi ile Hazine arasındaki uyuşmazlığın, taşınmazın mülkiyetine değil, niteliğine ilişkin olduğu, Orman İdaresinin bu tür yerlerin Hazineden idarî yolla orman olarak tahsisini talep edebileceği gibi bu talebini dava yolu ile de isteyebileceğinin gözetilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamı öncesinde 2013 yılında mahallinde yapılan keşifte taşınmazın içinde 40 yaşlı 1 adet andız, 80 yaşlı 1 adet kızılçam, 70-80 yaşlı 1 adet çınar ağacı olduğu ve zeminin taşlık olduğu gözlemlenmiş; keşif sonrası alınan fen ve orman mühendisi bilirkişi raporunda ise, taşınmaz eğiminin düzlenmiş halde %3 olduğu ve üzerindeki bulguların keşif anındaki gözlemle aynı olduğu belirtilmiştir. Bozma ilamı sonrasında 2017 yılında yapılan keşifte ise, çekişmeli taşınmazın içerisinde tarım yapılmadığı ve çalılık niteliğinde olduğu gözlemlenmiş; hükme esas alınan fen ve 3lü orman mühendisi bilirkişi kurulu raporunda ise, taşınmazın güney ve doğu kısımlarındaki eğiminin düzeltildiği ve %2-3e düşürüldüğü, batı ve kuzey kısımların eğiminin ise klizimetre ile yapılan ölçüm neticesinde %50-55 olduğu, taşınmaz üzerinde ve doğu kenarında 2 adet 70-80 yaşlı servi ağacı ile pırnal ve teşbih çalıları ile kaplı çalılık olduğu, üzerinde tarım yapıldığına dair emarenin görülmediği tespit edilmiştir. Bu tespitler karşısında, çekişmeli taşınmazın eğiminin %12 den fazla olduğu, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, eğimin düzeltilmek suretiyle kısmen %2-3 e indirilmesinin hukuken Orman İdaresini bağlamayacağı, üzerinde tarım bulgusu olmayıp genel yapı itibariyle çalılıkla kaplı olduğu ve 6831 sayılı Kanun’un 1/J bendindeki düzenlemenin karşı kavramından (mefhumu muhalifinden) eylemli halde orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından, Mahkemece, davacı … İdaresinin tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddedilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla ile 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.