YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9805
KARAR NO : 2021/11383
KARAR TARİHİ : 17.11.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı …’nın davasının reddine, davacı …’in davasının kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı … mirasçıları vekili ve davacılar … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 128 ada 1, 2 ve 3 parsel sayılı 336.81, 265.50 ve 203,84 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı, harici taksim, satın alma nedeniyle, 1 sayılı parsel eşit paylarla … ve …; 2 sayılı parsel 50/160’şar payla … oğulları …, … ve …, 10/160 payla … …; 3 sayılı parsel 75/160’şar payla … ve …, 10/160 payla …kocası …adına tespit edilmiştir.
Davacı …, tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak, 3 sayılı parsel hakkında; davacılar …, …, … ve …, aynı nedene dayanarak, taşınmazların tamamı hakkında tapu malikleri mirasçıları adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece, dava dosyalarının birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda, davacı …’nın davasının reddine, davacı …’in davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 128 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki mirasçıları adlarına payları oranında tesciline, malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına, çekişmeli 128 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın dosya içerisinde mevcut fen Bilirkişisi … dosyaya sunduğu 08.12.2014 tarihli rapor eki hisse döküm çizelgesinde … ve …oğlu 1872 doğumlu …’ın mirasçıları adlarına payları oranında, çekişmeli 128 ada 3 parsel sayılı taşınmazın aynı rapordaki hisse döküm çizelgesi uyarınca tespit malikleri … ve … mirasçıları adlarına payları oranında tesciline, malik hanelerinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçıları vekili ve davacılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 128 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davacılar …, …, … ve …’in kök murisi Ahmet’ten intikal ettiği, dosya içerisinde kök murisin çekişmeli taşınmaz üzerindeki hissesini oğulları …, … ve …’a sattığını gösterir noter senedi bulunmakta ise de, senedin düzenlendiği tarihte bu mirasçıların yaşlarının küçük olduğu ve taşınmaz satın alamayacakları kabul edilerek noter senedinin geçersiz olduğu, nüfus kayıtları ile davacıların
kök murise mirasçı oldukları gerekçeleriyle davalarının bu parsel yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ nın 36. maddesinde adil yargılanma hakkına yer verilmiştir. Adil yargılanma hakkının garantileri arasında aleni yargılanma ilkesi ve hukuki dinlenilme hakkı da yer almaktadır. Anılan prensiplerin amacı, yargılama süresini ve kararın verilişini kamu denetimine açık tutmak suretiyle adaletin yerine getiriliş biçimini görünür kılmak, kamu eliyle karar verme sürecini denetleyerek, kişinin adil yargılanma hakkını güvence altına almak ve adalete olan güveni korumaktır. Aleni yargılama prensibi ile hukuki dinlenilme hakkı, duruşmaların açık yapılması kadar hükmün açık duruşmada tefhimini ve kararların gerekçeli olmasını zorunlu kılmaktadır. Anayasamızın 141, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27 ve 28. maddelerinde bu hususlara işaret edilmektedir. 1086 sayılı Yasanın 388. ve 389. maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. ve 298. maddeleri kararın gerekçeli olmasını zorunlu kılmaktadır. Anılan maddeler uyarınca gerekçe, “iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılmasını ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” içermelidir. Başka bir deyişle gerekçe; hüküm fıkrasında yazılı sonuçlara nasıl varıldığının, tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklanmasıdır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası birbirine sıkı sıkıya bağlı olup uyumlu bulunması zorunludur. Açık duruşmada tefhim olunan hüküm fıkrasında varılan sonucun nedenlerini açıklamayan ifadelerin gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün olmadığı gibi, gerekçenin farklı bir sonuca ilişkin bulunması da aleni yargılama prensibi ve hukuki dinlenilme hakkıyla doğrudan çelişmektedir.
Somut olayda Mahkemece, gerekçeli kararın açıklama kısmında çekişmeli taşınmazın kök muris Ahmet’ten intikal ettiği ve taşınmazda davacıların da paylarının olduğu açıklandığı ve murisin mirasçıları oldukları halde, hüküm fıkrasında davacılar … ve …’e pay verilmemiştir. Açıklanan bu haliyle, kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olması usul ve yasaya aykırı olmuştur. Öte yandan çekişmeli 128 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında, davacıların davası yönünde olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre hükmü temyiz eden tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 17.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.