Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9883 E. 2021/9115 K. 17.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9883
KARAR NO : 2021/9115
KARAR TARİHİ : 17.09.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro (Genel Mahkemeden Devreden)

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davacı … mirasçıları … ve müşterekleri vekili tarafından, duruşmasız olarak davalı … vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.09.2021 Cuma günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden … vs. vekili Av. … geldi. Karşı taraftan Hazine vekili Av. … … geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Yargıtay bozma ilamında özetle; yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar için yeterli bulunmadığı, taşınmaz hakkında malik hanesi açık bırakılmak suretiyle kadastro tutanağı düzenlenmesini müteakip dosya Kadastro Mahkemesine aktarıldığından öncelikle devreden dosyanın kapsamının belirlenmesinin zorunlu olduğu, bu kapsamda davacı … tarafından Hazine ve köy tüzel kişiliği aleyhine açılan tescil davası ile davalı … aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davası sırasında Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yapılan ilk keşifte davacı dava konusu ettiği yeri gösterdiğine ve bu bölüm haritaya bağlanmış olduğuna göre bu harita esas alınarak aktarılan davanın kapsamının belirlenmesi ve yargılamanın bu bölüme hasren sürdürülmesi, çekişmeli taşınmazın, aktarılan davanın kapsamı dışında kalan bölümleri yönünden ise olağan usüle göre kesinleştirme işlemi yapılmak üzere tutanak ve eklerinin kadastro müdürlüğüne gönderilmesi gerektiği, diğer yandan aktarılan davanın konusu olan taşınmaz bölümünün, öncesinin … … oğlu 1949 yılında ölen …’a ait olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın … … oğlu …’un ölümünden önce, o tarih itibariyle reşit olmayan davacı … oğlu …’e hibe edilip edilmediği, hibe edilmemiş ise davacı … müdahillerin ortak miras bırakanı … oğlu …’a intikal edip etmediği, etmiş ise …’ın sağlığında ya da ölümünden sonra taraflar arasında paylaşım olup olmadığı noktalarında toplandığı, ne var ki bu hususta beyanlar arasındaki çelişkilerin giderilmediği açıklanarak mahallinde yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılması, bu keşif sırasında çekişmeli taşınmaz bölümünün yerel bilirkişi ve tanıklardan, … … oğlu … tarafından davacı …’a mı hibe edildiği yoksa tek mirasçısı …’a mı intikal ettiği, … … oğlu …’un ölümünden sonra taşınmaz bölümünü üzerinde dava tarihine kadar kimin ne sıfatla zilyetlik sürdürdüğü, …’a intikal etmiş ise …’ın sağlığında çocuklarına paylaştırıp paylaştırmadığı yahut ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının katılımı ile usülünce taksim yapılıp yapılmadığı hususlarının sorulup saptanılması, önceki tarihli keşiflerde dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında çelişki oluşması halinde bu çelişkilerin giderilmesi, müdahil …, müdahale dilekçesi ile muris …’nın sağlığında paylaştırdığı iddiasına dayandığı halde delil olarak dayandığı senedin muris …’ın ölüm gününden sonra taşınmaz bölümünün kendisine verilmesi yönünde mirasçılar arasında taksime ilişkin olduğu anlaşılmakla, müdahil …’a bu hususun sorulup açıklattırılması, yine tarafların dayandıkları senetler usulünce uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi, bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca re’sen malik araştırması yapılması gerektiği hususu gözetilmek suretiyle toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı …’in davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 498 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Harita Mühendisi … … ve fen kontrol memuru … tarafından düzenlenen 09.05.2013 tanzim ve 10.05.2013 havale tarihli raporda, “A” harfi ile gösterilen kısmın üzerindeki yapılar ile birlikte karar yerinde gösterilen payları oranında davacı … mirasçıları adına, “B” harfi ile gösterilen kısmın … adına, “C” harfi ile gösterilen kısmın … (…) adına, “D” harfi ile gösterilen kısmın üzerindeki yapı ile birlikte … adına, “E” harfi ile gösterilen kısmın üzerindeki yapılar ile birlikte … adına, “F” harfi ile gösterilen kısmın üzerindeki yapı ile birlikte … adına, “G” harfi ile gösterilen kısmın üzerindeki yapılar ile birlikte 1/2 payları oranında Sabahattin ve … adına, “H” harfi ile gösterilen kısmın üzerindeki yapı ile birlikte … adına ve “K” harfi ile gösterilen kısmın ise Köy Tüzel Kişiliği adına tespit ve tesciline, 498 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bu bölümler dışında kalan kısımları yönünden kesinleştirme işlemi yapılmak üzere tutanak ve eklerinin Eşme Kadastro Şefliğine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ile davacı … mirasçıları … ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davalı … vekili ile davacı … mirasçıları … ve müşterekleri vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Hükmün infaz kabiliyetine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince,
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorunda olup, hükmün (1) nolu bendinde çekişmeli taşınmazın tüm bölümlerini kapsar şekilde tescil hükmü kurulduğuna göre, (2) nolu bentte bu kez, “dava konusu/çekişmeli Uşak İli Eşme İlçesi Armutlu Köyü 498 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bu bölümler dışında kalan kısımları yönünden kesinleştirme işlemi yapılmak üzere tutanak ve eklerinin Eşme Kadastro Şefliğine gönderilmesine” denilmek sureti ile infazda tereddüt yaratılması isabetsizdir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen nedenlerle reddine, yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile; hüküm fıkrasının 2. bendinin hüküm yerinden çıkarılmasına, sonraki bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine ve hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 35,90 TL peşin harcın davacı … mirasçıları … ve müştereklerine istek halinde iadesine, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 17.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.