YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9994
KARAR NO : 2021/11388
KARAR TARİHİ : 17.11.2021
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kabulüne dair hükmün, davalılar … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarih ve 2016/18105 Esas, 2020/2205 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş olup, davalı … ve arkadaşları vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … İlçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 200 ada 1 parsel sayılı 174.35 m2 yüzölçümündeki taşınmaz müştereken, …, … ve … adlarına; 2, 3 ve 4 parsel sayılı sırasıyla 495.51, 301,21 ve 405,99 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise, yine sırasıyla müstakil olarak …, … ve … adlarına tespit edilmiştir.
Davacı … ve arkadaşları, dedeleri … gelen miras paylarına yönelik olarak, kadastro tespitlerinin iptali ve miras payları oranında adlarına tescil istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların 28.10.2015 havale tarihli hukukçu bilirkişi raporunda tespit edilen paylar oranında … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından esas ve vekalet ücretine ilişkin olarak temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarihli ve 2016/18105 Esas, 2020/2205 Karar sayılı ilamıyla, “dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ancak; davacılar, miras paylarına yönelik olarak dava açmış olduklarına göre davanın payları ile sınırlı olarak kabulüne, kalan payların tespit malikleri üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, talep aşılmak suretiyle nizalı taşınmazların Halil Çelik’in tüm mirasçıları adına tesciline karar verilmesinin ve yargılama sonunda vekalet ücretinin ve kamu düzeninden olup mahkemece resen belirlenmesi gereken nispi karar ve ilam harcının da davacıların miras payının değeri üzerinden belirlenmesi gerekirken taşınmazların tamamının değeri üzerinden harç ve vekalet ücreti takdirinin isabetsizliğine” değinilerek hükmün bozulmuş ve bozma ilamına karşı davalılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına ve Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK’un 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiştir.
2. Kadastro Kanunu’nun 19/2. maddesinde, taşınmaz üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise; bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın veya kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerektiği hükme bağlanmış olup, çekişmeli 200 ada 2 parsel sayılı taşınmazın iki katlı yığma taş ve ve bahçesi niteliğiyle tespit gördüğü, taşınmaz başında yapılan keşif ve alınan beyanlardan taşınmaz üzerindeki evin tespit tarihinden çok önce tespit maliki … tarafından yaptırıldığının sabit olduğu, diğer bir anlatımla kök muristen kalmadığı anlaşıldığına göre, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/2. maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın davalı …’ e ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmemiş olmasının da isabetsiz olduğu, bozma ilamına bu bu hususun sehven yazılmamış olduğu anlaşılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.06.2020 tarihli ve 2016/18105 Esas, 2020/2205 Karar sayılı bozma ilamının kısmen kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenler de eklenerek 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılar vekilinin sair karar düzeltme taleplerinin (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine 17.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.