Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/1236 E. 2023/1278 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1236
KARAR NO : 2023/1278
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1800 E., 2021/1587 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 31. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.02.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde davacı ve vekili duruşmaya katılmadı. Karşı taraftan Hazine vekili Avukat … ile Orman İdaresi vekili Avukat … geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.03.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. … ili, … ilçesi, … mahallesinde bulunan 212 metrekare yüzölçümlü 6001 ada 3 parsel sayılı taşınmaz arsa vasfı ile Hazine adına 19.10.2007 tarihinde tescil edilmiştir. Tapu kaydının beyanlar hanesinde “taşınmazın 186,49 metrekaresinin orman sınırı içinde kaldığı” şerhi bulunmaktadır.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde; … ili, …. ilçesi, … mahallesi, 6001 adanın kısmi 2 ve 3 nolu parseller ile 6002 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 parseller ile 6006 adadaki tüm parsellerin orman vasfı ile … adına yapılan tespitine itiraz ettiklerini, öncelikle anılan parseller tamamen orman vasfını yitirmiş bulunan yerler olduğunu, orman alanı ile hiçbir alakası bulunmadığını, müvekkillerin tapulu taşınmazlarının da bu parsellerin içinde olup bu taşınmaz bakımından yapılan orman kadastrosunun hukuka ve hakkaniyete aykırı olup, ivedilikle iptali gerektiğini belirterek 6001 ada 3 nolu parselde yapılan orman kadastro çalışmasının iptalini, müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde; evveliyatı orman olan bir yerin kazanılmasının mümkün olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin hükmün davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının tescil talebi hakkında görevli mahkemenin genel mahkemeler olması nedeni ile bu talep açısından görevsizlik kararı verilmesi gereğine değinilerek verilen kaldırma kararı sonunda Kadastro Mahkemesince davacının 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca yapılan çalışmaya ilişkin itirazının reddine, tapu iptal ve tescil talebi açısından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, davanın Asliye Hukuk Mahkemesine aktarılmasından sonra İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında olmadığını, yerel mahkemenin itirazları ve değerlendirmeleri dikkate almadığını, bilirkişi raporunda taşınmazın orman vasfında bulunmadığının, yapılaşmanın içinde kaldığının ve yerleşim yeri olduğunun tespit edildiğini, taşınmaz için belediye tarafından her türlü alt yapı ve belediyecilik hizmeti verildiğini, bu yerin orman olarak nitelendirilmesinin mesnetsiz olduğunu bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve talepleri doğrultusunda yeni bir karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunduğu, çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı, bir kısmının Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, ormana ait yerlerin zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, çevresinde özel mülke konu taşınmazlar bulunmasının da bu yerin orman olma özelliğini değiştirmeyeceği, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği dolayısı ile dava konusu taşınmazın davacı adına tescili mümkün olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekilli temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanılıp kazanılmayacağına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Kanun’un 1 ve 2 nci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 14-17 nci maddeleri

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 8,400,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalılar Hazine ve Orman İdaresine verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.