YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1273
KARAR NO : 2023/3580
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/70 E., 2021/27 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı/davalı … mirasçıları vekili tarafından duruşmalı, davacı Hazine vekili ile davalı … vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden Hazine vekili Avukat … ile … ve müşterekleri vekili Avukat … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 08.06.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; Muğla ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 493 ada 6 parsel sayılı 4986,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiş; itiraz üzerine komisyon kararıyla ifraz edilerek 2236,36 m2 bölümünün yine 493 ada 6 parsel numarasıyla ham toprak niteliğiyle Hazine adına, 2750,00 m2 yüzölçümündeki bölüm 493 ada 7 parsel numarasıyla 8/11 payı …, 3/11 payı … adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 493 ada 7 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek komisyon kararıyla yapılan tespitin iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
3. Davacı … vekili dava dilekçesinde; kök muristen gelen ve taksim ile davacının kullandığı taşınmazın 1500 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı tarafından davalılar … ve …’a satıldığını, bu yer ile yine diğer mirasçılardan … ve … tarafından …’e satılan 1250 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 493 ada 6 parselde kaldığını, 492 ada 7 parselin ise satmayıp davacının tasarruf ve zilyetliği altında bulunan taşınmaz olduğunu öne sürerek 493 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına yapılan tespitinin iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
4. Davacı … vekili dava dilekçesinde; 493 ada 7 parsel sayılı taşınmazın paylı olarak davacı ile davalı … aslan adına tespit edilmiş isede, bu parselin 1250 m2 yüzölçümündeki bölümünü bizzat davacının … ve …’dan satın alması nedeniyle müstakilen davacı adına geri kalan kısmını ise davacı ve davalı … tarafından satın alınması nedeniyle 1/2 paylı olarak tespit edilmesi gerektiğini öne sürerek 493 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile belirttikleri şekilde tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap vermemiş; 12.05.2015 tarihli keşifte ise davacı … ile ortak satın aldıkları taşınmazın kadastro tespitinden önce … tarafından kendisine devredildiğini öne sürerek göstermiş olduğu bu bölümün müstakilen adına tescilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.07.2015 tarih ve 2006/643 Esas, 2015/89 Karar sayılı kararı ile; nizalı taşınmazların orman tahdit sınırları dışında kalan orman sayılmayan taşınmazlardan oldukları, hava fotoğrafları, memleket haritası ile mahalli bilirkişi tanık beyanlarına göre özel mülkiyete elverişli tarla vasıflı taşınmazlardan olduğu, öncesinin …’a aitken onun bağışıyla …’a intikal ettiği, …’ın ölümüyle yapılan taksimde fen bilirkişisinin raporunda, A, B, C harfleriyle gösterdiği kısımların …’a kaldığı, Ali’nin B, C harfleriyle gösterilen kısımları …’a sattığı, D harfi ile gösterilen kısmın ise … ile …’a kaldığı, onların satışıyla …’e intikal ettiği gerekçesiyle, davacılar … ile …’ın davasının kabulüne, davacı Hazinenin davasının reddine, 493 ada 6, 7 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, fen bilirkişisinin 01.06.2015 tarihli raporunda ve eki krokisinde B harfi ile gösterilen 554.57 m²lik kısmın 493 ada 7 parsel sayılı taşınmazdan C harfi ile gösterilen 748.45 m²lik kısmın 493 ada 6 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilip birleştirilerek aynı adanın son parsel numarasından sonra gelmek üzere tarla vasfıyla 1303.02 m² olarak davalı … adına, ifrazdan geriye kalan A harfiyle gösterilen 2195.43 m²lik kısmın 493 ada 7 parsel numarasıyla tarla vasfıyla davacı … adına, D harfiyle gösterilen 1487.91 m2lik kısmın 493 ada 6 parsel numarasıyla tarla vasfıyla davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.10.2018 tarihli ve 2018/4517 Esas, 2018/5527 Karar sayılı kararıyla;
a. Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı Hazine vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle 493 ada 7 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına,
b. Davacı …’in dava dilekçesinde 493 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kendisi dışındaki maliki …’a husumet yönelterek sözü edilen taşınmazın bir bölümünün kendisi adına, geriye kalan bölümünün ise davalı ile müştereken adlarına tescilini talep ettiği, davacı …’ın ise 493 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tespit malikleri olan … ve …’a husumet yönelterek sözü edilen taşınmazın bir bölümünün adına tescilini talep ettiği, şu halde; davacıların iddiasına konu taşınmaz 493 ada 7 parsel sayılı taşınmaz olup; 493 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak usulünce açılmış bir davaları bulunmadığı, hal böyle olunca; hakkında yöntemince açılmış bir dava bulunmayan 493 ada 6 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki hükmünde 7 parselden ifraz edilen B harfi ile gösterilen alan ile 6 parselden ifraz edilen C harfi ile gösterilen alanın birleştirilerek aynı ada son parsel numarası ile tescil edilmesine yönelik hüküm kurulmuş ise de; 6 parsele yönelik usulüne uygun açılan dava olmadığından ve tutanağın olağan usullerle kesinleştirilmek üzere iadesine karar vermek gerektiğinden, dışarıda kalan ve kesinleşmeyen B harfi ile ilgili yeniden hüküm kurmak gerektiği, dosya kapsamında dava konusu alanın …’ın kullanımında olduğunun sabit olduğu, mahkemenin önceki ilamında da B harfi ile ilgili … adına tescil hükmü kurulduğu, temyiz incelemesinde Yargıtayın delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görmemesi ve daha önce bu kısma ilişkin infaza elverişli tescil hükmü kurulmamış olması nazara alınarak, B harfi ile gösterilen 554.57 metrekarelik alanın aynı ada son parsel numarası verilerek … adına tapuya tescili gerektiği, taşınmazların orman tahdit sınırları dışında kaldığı, orman sayılmayan taşınmazlardan olup yıllardır şahısların malik sıfatıyla zilyetliği altında tarla vasıflı taşınmazlar olduğu, özel mülkiyete elverişli yerden olduğu gerekçesiyle;
1. Asıl dosya 2019/70 ve birleşen dosya 2006/770 yönünden:
Mahkemenin 2006/643 Esas 2015/89 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen; “.. 493 ada 7 parselin tespitinin iptaline, 01.06.2015 tarihli fen bilirkişi raporunun ekli krokisinde A harfi ile gösterilen ve toplam yüzölçümü 2195.43 metrekare olan kısmın 493 ada 7 parsel numarası ile davacı … adına tesciline” ilişkin kararı, Yargıtay 16.Hukuk Dairesinin 2018/4517 Esas 2018/5527 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş olduğundan, A harfi ile gösterilen 493 ada 7 parsel hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,
a. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda 493 ada 6 parsel hakkında usulüne uygun biçimde açılan bir dava bulunmadığından, 493 ada 6 parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
b. 493 ada 6 parselin tutanak aslının olağan usullerle kesinleştirilmek üzere Tapu Müdürlüğüne iadesine,
2.Birleşen dosya 2006/716 yönünden; davacı Hazinenin davasının reddine, 493 ada 7 parselden ifraz edilen ve 01.06.2015 tarihli fen bilirkişi raporunun ekli krokisinde B harfi ile gösterilen ve toplam yüzölçümü 554.57 metrekare olan alanın, aynı ada son parsel numarası verilmek suretiyle davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili, davacı/davalı … mirasçıları vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; yapılan keşif ve alınan beyanların karar vermeye yeterli olmadığını açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davacı … mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; kadastro komisyonunca yapılan tespitte davacı …’in taşınmazının 6 parselde kalması gerekirken 7 parselde kaldığının hatalı şekilde değerlendirilmesi nedeniyle dava açılırken 7 parselin davalı olarak gösterildiğini, maddi hatanın bu şekilde lafzi olarak uygulanmasının mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, 7 parsel hakkında kurulan hükmün de eksik olduğunu, (B) bölümü yönüyle de hüküm kurulması gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde 6 parselin de davanın konusu olduğunu, dava dilekçesinde sehven 6 parselin yazılmadığını açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanun’un (3402 sayılı kanun) 14 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili, davacı/davalı … mirasçıları vekili ve davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacı-davalı … mirasçılarından alınmasına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davalı … dan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.