Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/1305 E. 2023/2685 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1305
KARAR NO : 2023/2685
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki Kadastro Tespitine İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl davanın kabulüne, birleşen davacı …’in davasının kabulüne, birleşen davacı Hazinenin davasının reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının birleşen davacı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sonucu, … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 35 ve 36 parsel sayılı sırasıyla 983,61 ve 2031,33 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar, tarla vasfıyla, davalılar … ve … adına tespit edilmiştir.

2. Davacılar …,…,… dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Köyü 101 ada 36 parsel sayılı taşınmazın hisseli olarak tespitinin yapılması gerekirken, kadastro çalışmalarında yanlış işlem sonucu davalı adına tespit gördüğünü belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın hisseleri oranında adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.

3. Birleşen davanın davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Köyü 101 ada 35 ve 36 parsel sayılı taşınmazların toprak tevzi komisyonu çalışmaları neticesinde 31 parsel numarası ile Hazine adına kayıtlı olduğunu ve Hazine tapusu kapsamında kaldığını, söz konusu taşınmazların iktisabının Hazineye ait olduğunu, hiç kimsenin zilyet ve tasarrufunda bulunmadığını ileri sürerek, kadastro tespitin iptali ile taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

4. Birleşen 2008/361 Esas sayılı dosyasının davacısı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 35 parsel sayılı taşınmazın hisseli olarak davalı ile kendisine ait olmasına rağmen kadastro çalışmalarında yanlış işlem sonucu davalı adına tespit gördüğünü belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın hissesi oranında adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Asıl davanın davalısı … duruşmada alınan beyanında; davacıların beyanlarının doğru olduğunu, taşınmaz üzerinde paylar oranında kullanım olduğunu, davayı bu haliyle kabul ettiğini beyan etmiştir.

2. Birleşen davanın davalısı …, davanın reddini savunmuştur.

3. Birleşen davanın davalısı … duruşmadaki beyanında; davacının beyanlarının doğru olduğunu, dava konusu taşınmazın ½’ şer hisseli olarak kendisine ve davacıya ait olduğunu, davayı bu haliyle kabul ettiğini beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “her ne kadar dava konusu taşınmazların davalı Hazine adına kayıtlı 31 numaralı toprak tevzi parseline uygulanan 1963 tarihli Hazine tapusu kapsamında kaldığı tespit edilmiş ise de keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, kadastro tespit tutanağı bilirkişileri, bilirkişi raporları ve toplanan tüm belgeler doğrultusunda, dava konusu taşınmazların 1963 yılında oluşturulan davalı taşınmaza ait Hazine tapusunun oluşturulmasından uzun yıllar önce 1. Dünya Savaşı yıllarından günümüze kadar olan süreçte davacılar …, …, … ve … ile davalılar ve evveli zilyetlerinin kullanımında olduğu, taşınmazların hiçbir dönemde köy orta malı, mera veya yaylak olarak kullanılmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak tarla niteliğinde kullanıldığı, gerek belirtmelik tutanağında gerekse Hazine tapusunun iktisabında davalı taşınmazların kaçak, yitik veya gaip kimselerden kaldığı hususunda bir beyana yer verilmediği, davacı Hazinenin ise dava konusu taşınmazların zilyetliğinde olduğunu ispatlar nitelikte 53 Nolu Toprak Tevzii Komisyonu çalışmalarına dayanak belirtmelik ve tablendigatif tutanakları haricinde bir delil sunamadığı anlaşılmakla; davacılar …, … ve … mirasçıları ile birleşen dosya davacısı …’in, evveli zilyetleri ile birlikte davaya konu taşınmaz üzerinde 1963 tarihinde tesis edilen tapu kaydı öncesinde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 46 ncı maddelerinde belirlenen 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyet olma koşulunu lehlerine olacak şekilde ispatladığı gerekçeleri ile, birleşen 2008/110 Esas numaralı davanın sübut bulmaması nedeniyle reddine, davacılar …, … ve … mirasçıları ile birleşen 2008/361 Esas numaralı davanın kabulü ile; çekişmeli 101 ada 35 parsel ve 101 ada 36 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 101 ada 35 parsel numaralı taşınmazın 5/12 hisse oranında …, 7/12 hisse oranında …, 101 ada 36 parsel numaralı taşınmazın 1248/3744 hisse oranında …, 624/3744 hisse oranında …, 312/3744 hissesi oranında …, 72/3744’şer hisse oranında …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, 156/3744 hisse oranında …, 39/3744’er hisse oranında …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, 13/3744’er hisse orarında …, …, Semra Bozkır adına aynı nitelik ve yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde birleşen davanın davacısı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Birleşen davanın davacısı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı Hazinenin çekişmeli taşınmazla ilgili vergi kaydı ibraz etmesi gerektiğini, eklemeli zilyetliğe dayanmakta ise zilyetlik iddiasında bulunan kişinin önceki zilyetlerden kendisine olan geçişleri somut belgelerle ispatlaması gerektiğini, aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle iktisap edilen taşınmazların araştırılması gerektiğini, sulu ve kuru toprak ayrımının 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanun (3083 sayılı Kanun) sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın Hazinenin özel mülkiyetinde olup 1927 yılından bu yana Hazinenin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, Hazine dışında kimsenin zilyet ve tasarrufunun bulunmadığını, 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 46 ncı maddelerine göre belirlenen zilyetlik koşullarının davacı lehine gerçekleştiğinin ispatlanamadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ileri sürülen istinaf nedenleri, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine göre, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, birleşen davanın davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Birleşen davanın davacısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı Hazinenin çekişmeli taşınmazla ilgili vergi kaydı ibraz etmesi gerektiğini, eklemeli zilyetliğe dayanmakta ise zilyetlik iddiasında bulunan kişinin önceki zilyetlerden kendisine olan geçişleri somut belgelerle ispatlaması gerektiğini, aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle iktisap edilen taşınmaz miktarının araştırılmadığın, sulu ve kuru toprak ayrımının 3083 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini belirterek, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, Kadastro Tespitine İtiraz davasıdır.

2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuku Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 16/B, 17 ve 46 ıncı maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.