Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/1306 E. 2023/2339 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1306
KARAR NO : 2023/2339
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki Kadastro Tespitine İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacılar … ve … ile asli müdahiller …, …, …’ın davalarının kabulüne, … mirasçılarının davalarının reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Hakkari ili Yüksekova ilçesi Köprücük Köyü çalışma alanında bulunan, 146 ada 1 parsel sayılı 24.576,41 m2 yüzölçümündeki taşınmazmera vasfıyla orta malı olarak tespit edilmiştir.

2. Davacılar …, … ve … vekili dava dilekçesinde; Hakkari ili Yüksekova ilçesi Köprücük Köyü 146 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera olarak tespit edildiğini, taşınmazın vekil edenleri olan davacılar ve murislerinin 75 yıla yakın süredir zilyetliğinde olduğunu belirterek, kadastro tespitin iptali ile taşınmazın davacılar adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

3. Asli müdahil …, dava konusu taşınmazda hak sahibi olan …’ın hissesinin yarısının kendisine ait olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazın payı oranında adına tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır.

4. Asli müdahil …, dava konusu taşınmazda hak sahibi olduğunu belirterek, taşınmazın payı oranında adına tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır.

5. Asli müdahil Necdet Cankurtaran, dava konusu taşınmazda hak sahibi olduğunu belirterek, taşınmazın payı oranında adına tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzii çalışmaları sonucunda 53 nolu toprak tevzii komisyonunca mera olarak tespit edilen 1 ve 14 parsel sayılı taşınmazlar kapsamında olduğunu, mera olarak tespit edilen dava konusu taşınmazın kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği ile mülk edinilmesinin olanaksız olacağını beyan ederek, açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2. Davalı … Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi keşifte alınan beyanında; kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın her ne kadar mera olarak tespit görmüş ise de taşınmazın mera vasfında olmadığını ve davacılara ait olduğunu beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar dava konusu taşınmazın davalı Hazine dayanağı olan 913 numaralı toprak tevzi parseli kapsamında kaldığı tespit edilmiş ise de keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ile kadastro tespit tutanağı bilirkişileri beyanları, bilirkişi raporları, dava konusu taşınmazın kapsamında kaldığı tespit edilen 5 numaralı Kerem Zeydan mirasçıları adına olan tahrir kaydı, davalı … Tüzel Kişiliği temsilcisinin kabul beyanı ve toplanan tüm belgeler doğrultusunda, dava konusu taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzi çalışmalarından uzun yıllar önce yaklaşık 100 yıldır davacı ve asli müdahiller ile taşınmazın evveli zilyetleri tarafından malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığı, taşınmazın hiçbir zaman mera yada harman yeri olarak kullanılmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak kullanıldığı, hava fotoğrafları incelemesi sonucunda da taşınmazın 1955, 1968, 1988 tarihlerinde de tarım arazisi olarak kullanıldığının tespit edildiği, gerek belirtmelik tutanağında gerekse tablendigatif tutanağında davalı taşınmazın kaçak, yitik veya gaip kimselerden kaldığı hususunda bir beyana yer verilmediği, davalı Hazinenin ise dava konusu taşınmazın mera olduğunu ispatlar nitelikte 53 Nolu Toprak Tevzii Komisyonu çalışmalarına dayanak belirtmelik ve tablendigatif tutanakları haricinde bir delil sunamadığı anlaşılmakla, davacılar … ve … ile asli müdahiller …, …, …’ın evveli zilyetleri ile birlikte davaya konu taşınmaz üzerinde 1963 tarihinde belirlenen mera kaydının öncesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü ve 46 ncı maddelerinde belirlenen 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyet olma koşulunu lehlerine olacak şekilde ispatladığı gerekçesi ile davacılar … ve … ile asli müdahiller …, …, …’ın davalarının kabulüne, … mirasçılarının davalarının reddine, … ili, … ilçesi, … Köyü 146 ada 1 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, 29.03.2019 havale tarihli fen bilirkişi ek raporunda A harfi ile gösterilen 8279,43 m2lik alanın taşınmazdan ifraz edilerek … oğlu, 1982 doğumlu, … adına, B harfi ile gösterilen 3770,69 m2lik alanın taşınmazdan ifraz edilerek, 1/2 hissesinin … oğlu, 1950 doğumlu, … adına, 1/2 hissesinin … oğlu, 1955 doğumlu, … adına, C harfi ile gösterilen 12526,29 m2lik alanın taşınmazdan ifraz edilerek, 1/2 hissesinin … oğlu, 1971 doğumlu, … adına, 1/2 hissesinin … oğlu, 1974 doğumlu, … adına, tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın çekişmeli taşınmazla ilgili vergi kaydı ibraz etmesi gerektiğini, eklemeli zilyetliğe dayanmakta ise önceki zilyetlerden kendisine olan geçişleri somut belgelerle ispatlaması gerektiğini, aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle iktisap edilen taşınmazların miktarının araştırılmadığını, sulu ve kuru toprak ayrımının 3083 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın Hazinenin özel mülkiyetinde olup 1936 yılından bu yana Hazinenin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, Hazine dışında kimsenin zilyet ve tasarrufunun bulunmadığını, 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü ve 46 ncı maddelerine göre belirlenen zilyetlik koşullarının davacı taraf lehine gerçekleştiğinin ispatlanamadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ileri sürülen istinaf nedenleri, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle ilk derece mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine göre, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır.

2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın mera vasfında olup olmadığı ve mera vasfında değilse davacı taraf lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 16/B, 46 ncı maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.