Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/1380 E. 2023/1078 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1380
KARAR NO : 2023/1078
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/855 E., 2021/1648 K.
KARAR : İstinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın kadastro işlemlerinin olağan usullere göre tamamlanması için kadastro tutanağının Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiştir.

Kararın davalılar Hazine vekili ve … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında … ili … İlçesi … köyü çalışma alanında bulunan 1102 parsel sayılı 2.540,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespiti yapılmış, bilahare, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine davalı olduğuna dair şerh düşülerek ve malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tapuya tescil edilmiştir.

2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, çekişmeli taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; askı ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarının kesinleştiğini, bu tutanaklarda belirtilen haklara tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastro öncesi hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağını, zamanaşımı yönünden davanın reddinin gerektiğini, ayrıca Hazineye ait tapulu yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılmasının mümkün olmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuş, ayrıca taşınmazın müvekkili kurum adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığını, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuş, ayrıca taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaz hakkında açılmış derdest bir davanın bulunmadığı, taşınmazın sehven davalı olarak gösterilip tapu kütüğünde malik hanesinin açık bırakıldığı ve taşınmazın davalı olmadığı gerekçesiyle, dava konusu taşınmazın kadastro işlemlerinin olağan usullere göre tamamlanması için kadastro tutanağının Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve … vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazın zamanaşımı ile kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu ve Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini, İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme yapıldığını, taşınmazın malik hanesinin boş olduğunu, davada kusuru bulunmayan Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp, davanın reddi ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; davanın kısmen kabul edildiğini ve hukuka aykırı olarak aleyhlerine yargılama giderine hükmedildiğini, dava konusu taşınmazın davacı adına tescilinin mümkün olmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın tapu kaydında davalıdır şerhinin mevcut olduğu, ancak esasında parselin davalı ve itirazlı olmadığı, istinafa konu davada davayı açan …’in 1102 parselin tespit maliki … ‘in eşi olup bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesi kararının doğru olduğu, ancak davada talebin tapu iptali ve tescile yönelik bulunduğu ve İlk Derece Mahkemesinin tutanağın olağan usullere göre kadastro işlemlerinin tamamlanması için Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar vermesine rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün vekalet ücretine dair kısmının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, dava konusu taşınmazın kadastro işlemlerinin olağan usullere göre tamamlanması için kadastro tutanağının Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın malik hanesinin boş olup olmadığına sonucuna göre verilen gönderme kararının yerinde bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalılar Hazine ve … aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönünden bu davalıların vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verildiği halde, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, hüküm fıkrasında İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmadan yeniden hüküm kurulmuş olması usul ve kanuna uygun bulunmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun’un) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının (C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE,

2. Davalı Hazine vekilinin (C.3.2) nolu bentte yazılı nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) bendinin 2 nci satırında yer alan “maddesi gereğince” ibaresinden sonra gelmek üzere,” kaldırılmasına ve” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.