YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1812
KARAR NO : 2023/2021
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen Tapu İptali ve Tescil davasında verilen kararın kesinleşmesinden sonra davalılar vekili tarafından hükmün tavzihinin talep edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli ek kararıyla veilen tavzih talebinin reddine dair temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, 26.11.2021 tarihli ek kararla tavzih talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ek kararı, tavzih talep eden davalılar ve karşı taraf Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Antalya ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 99 parsel sayılı 10.200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, tarla niteliğinde Ümmühan Kav adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kısmen kesinleşen orman sınırları içerisinde, kısmen de 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışarısına çıkarılan alanda kaldığını belirterek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın adına tescilini istemiştir.
3. İlk Derece Mahkemesinin 25.12.1997 tarihli ve 1996/457 Esas, 1997/1157 Karar sayılı kararıyla, davanın reddine karar verilmiştir.
4. İlk Derece Mahkemesinin bu kararı, davacı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 22.04.1998 tarih ve 1998/4490 Esas, 1998/5036 karar sayılı ilamıyla, “davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, ret kararı verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur.
5. Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2001 tarih ve 200/1414 Esas, 2001/155 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın (B) ve (C) harfi ile gösterilen bölümlerinin orman vasfıyla, (A) harfi ile gösterilen bölümünün ise tarla vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ve bu hüküm, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 03.12.2001 tarih ve 2001/13136-13205 Esas, Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.
6. Hükmün kesinleşmesinden sonra, davalılar vekili 07.01.2019 tarihli dilekçesiyle, kesinleşen hükmün, hükme esas alınan bilirkişi raporuyla uyumsuz olduğunu ve bu sebeple infaz edilemediğini ileri sürerek, tavzih talebinde bulunmuştur
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile; tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.
III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKI YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemece tavzih talebinin reddine dair önceki ek kararı tavzih talep eden davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.12.2020 tarih ve 2020/9536 Esas, 2020/6208 Karar sayılı ilamıyla; “İlk Derece Mahkemesince verilen 16.02.2001 tarihli hükümle taşınmazın (B) ve (C) harfi ile gösterilen bölümlerinin orman vasfıyla, (A) harfi ile gösterilen bölümünün ise tarla vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, bilahare taraflarca hükümde taşınmaz bölümlerine ilişkin yazım yanlışı bulunduğu gerekçesiyle hükmün tavzihi talep edilmiş ve İlk Derece Mahkemesinin 30.12.2002 ve 06.07.2005 tarihli ek kararlarıyla hükmün tavzihine karar verilmiş ancak yine de hükme dayanak oluşturan bilirkişi raporu ile hüküm fıkrası arasındaki yazım yanlışı giderilememiştir. Son olarak davalılar vekili 07.01.2019 tarihli dilekçesiyle, İlk Derece Mahkeme hükmünün, hükme esas alınan bilirkişi raporuyla uyumsuz olduğu ve bu sebeple hükmün infaz edilemediğini ileri sürerek tavzih talebinde bulunmuş, İlk Derece Mahkemece fen bilirkişisinden 20.11.2019 tarihli ek rapor alınmış ve alınan ek rapor hükme dayanak oluşturan bilirkişi raporuyla ve dosya kapsamıyla uyumlu ve infaza elverişli olmasına rağmen İlk Derece Mahkemece tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. Davalılar vekilinin tavzih talebi esasında maddi hatanın düzeltilmesi mahiyetinde olup, taraflara tanınan hakları ve yüklenen borçları değiştririci nitelikte değildir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, aldırılan infaza elverişli 20.11.2019 tarihli ek rapor doğrultusunda hükmün tavzihi gerekmekte iken yanılgı sonucu yazılı şekilde tavzih talebinin reddine karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden,” denilerek ek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yeniden yapılan sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli ek kararıyla, hüküm kısmının harita mühendisi O.O’ın 25.10.2021 tarihli rapor ve ekli krokisine göre tavzihine, Antalya ili … ilçesi … Mahallesi 99 parsel sayılı taşınmazın 25.10.2021 tarihli rapor ve ekli krokisinde B harfi ile gösterilen 1.403,11 m²’lik kısım ile C harfi ile gösterilen 7.915,38m²’lik taşınmaz bölümünün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile 2B vasfı ile Hazine adına tesciline, Antalya ili … ilçesi … Mahallesi 99 parsel sayılı taşınmazın 25/10/2021 tarihli rapor ve ekli krokisinde A1 harfi ile gösterilen 634,78 m²’lik kısım ile A harfi ile gösterilen 368,69 m²’lik taşınmaz bölümünün davalılar adına olan tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararı, tavzih talep eden davalılar ve davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Tavzih talep eden davalılar vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın B ve C harfleriyle gösterilen bölümlerinin 6292 sayılı Kanun’un 7/1-a maddesi uyarınca iadeye tabi olduğunu ve Hazinenin eldeki davadan vazgeçmesi gerektiğini ileri sürerek, ek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; tavzih yoluyla hükümdeki hak ve borçların değiştirilemeyeceğini ileri sürerek, ek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tavzihin kabulüne ilişkin ek kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen ek karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ile karşı taraf Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin hükmün tavzihine dair 26.11.2021 tarihli ek kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden … vd. alınmasına, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.