Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/1863 E. 2023/668 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1863
KARAR NO : 2023/668
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İstinaf talebinin esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki Kadastro Tespitine İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı … İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 176 ada 1, 244 ada 1 ve 245 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 65.903,52 m2, 372.063,57 m2 ve 22.697,07 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar mera niteliğiyle sınırlandırılmıştır.

2. Davacı … İdaresi vekili, her taşınmaz hakkında ayrı ayrı verdiği (bilahare mahkemece birleştirilerek yargılaması yapılan) dava dilekçelerinde; … ili … ilçesi … Mahallesi 244 ada 1, 245 ada 1 ve 176 ada 1 parsel sayılı taşınmazların eski tarihli memleket haritasında orman olarak göründüğünü, fiili durum itibariyle de … ağaçlarıyla kaplı olduğunu öne sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların orman vasfı ile tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

II. CEVAP
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 176 ada 1 parsel ve 244 ada 1 nolu parselin A ve B harfleriyle gösterilen alanları dışında kalan kısımlarının 1951 tarihli hava fotoğrafında açıklık ve boş alan olarak gözüktüğü, 176 ada 1 nolu parselin güney kısmında bulunan yeşilliğin bağlık olduğu, bu yerlerin orman içi açıklık olmadıkları gibi toprak muhafaza karakteri de taşımadıkları, 245 ada 1 parsel ve 244 ada 1 nolu parselin A ve B harfi ile gösterilen alanları açısından ise, 245 ada 1 nolu parselin yaklaşık %40 – 50 sinin dağınık belirli bir sırası olmayan ağaçlarla ve çalılarla kaplı olması, aynı şekilde 244 ada 1 nolu parselin A ve B harfleriyle gösterilen yerin de benzer özellikler göstermesi ve eğimlerinin yüksek olması nedeniyle erezyona sebebiyet verebilecek alanlar olduğundan orman ve muhafaza karakteri taşıdığı, orman bütünlüğü içerisinde yer aldığı, gerek fiziki durumu ve gerek en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası açısından durumları değerlendirildiğinde orman toprağı olduğunun kabulü gerektiği, her ne kadar ziraatçi bilirkişi heyeti bu alanların mera özelliğine haiz olduklarını rapor etmiş ise de bilindiği üzere ormanların zilyetlikle edinilmesinin, mera olarak sınırlandırılmasının veya özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 245 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı Köy Tüzel Kişiliği adına olan tespitin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına, 244 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman ve jeodezi bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen ve sayısallaştırılan 91,276,40 m2′ lik kısmın davalı adına olan tespitin iptali ile aynı adanın son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına, 244 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman ve jeodezi bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen ve sayısallaştırılan 30,896,33 m2’lik kısmın davalı adına olan tespitin iptali ile aynı adanın son parsel numarası verilerek orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, 176 ada 1 parsel yönünden davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı … İdaresi vekili istinaf dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların tamamının orman olarak tescili gerektiğini, eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli 245 ada 1 parsel ile 244 ada 1 parselin fen raporunda A ve B harfleri ile gösterilen alanlarının orman sayılan yerlerden olduğu, diğer 176 ada 1 parsel ile 244 ada 1 parselin A ve B harfleri ile gösterilen alanlar dışında kalan yerlerinin ise orman sayılan alanlardan olmadığı, bu taşınmazların tespit gibi mera niteliği taşıdıkları, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davacı … İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … İdaresi vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarlayarak hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, Kadastro Tespitine İtiraza ilişkindir.

2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1. 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 11’inci maddesi, “Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz gün süre ile ilan edilir. Bu ilan ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler. İlan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar kesinleşir. Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.
” hükmüne haizdir.

2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 18/2 nci maddesi, “Orta malları, hizmet malları, ormanlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup da bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz mallar, tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemez.” hükmünü içermektedir.

3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava konusu taşınmazlar mera niteliği ile tespit edilmiş olup, meraların mülkiyet hakkı Hazineye, kullanım hakkı ise ilgili köy ya da belediye tüzel kişiliğine ait bulunmaktadır. Bu nedenle mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmazlar hakkında açılan davalarda husumetin Hazine ile birlikte ilgili Köy ya da Belediye Tüzel Kişiliğine de yöneltilmesi zorunludur. Ne var ki, elde dava … aleyhine açılmış olup, yasal hasım konumundaki Hazinenin davada taraf olarak yer alması sağlanmaksızın hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Bu haliyle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesine hukuken mümkün bulunmamaktadır.

2. Diğer yandan, dava dilekçesinde ve İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında davalı olarak gösterilen …’ ne gerekçeli kararın tebliğine ilişkin zarfların üzerinde “Köy” ibaresinin üstü çizilerek “Mahalle” ibaresi yazılmak suretiyle “mahalle muhtarına tebliğ edildi” şerhi verilmiş olması karşısında dava konusu taşınmazların bulunduğu “Altıoluk” isimli yerleşim yerinin hükmi şahsiyete haiz Köy mü olduğu yoksa “Mahalle” statüsünde mi olduğu ve buna bağlı olarak taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda da tereddüt hasıl olmuştur.

3. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle dava konusu taşınmazların bulunduğu ve davalı sıfatı “Atıoluk” isimli yerleşim yerinin statüsü ne olduğu belirlenmeli, “mahalle” olduğunun anlaşılması halinde bağlı bulunduğu Belediye Başkanlığı ve Hazineye karşı davasını yöneltmesi için davacı … İdaresine süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde anılan dahili davalılardan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm delillere göre işin esası hakkında bir karar verilmelidir.

4. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin yöntemince taraf teşkili sağlanmaksızın işin esasına girilerek yargılama yapılması isabetsiz olduğu gibi; 3402 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi uyarınca, kadastro hakimi, infazı mümkün sicil oluşturmakla yükümlü olduğu halde hükümde; dava konusu 244 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda A ve B ile gösterilen kısımlarının orman niteliği ile tesciline kararı verilmesine rağmen taşınmazın geri kalan kısmı hakkında hüküm kurulmaması ve yine 176 ada 1 parsel sayılı taşınmazın vasfının mera olması nedeniyle hükümde “mera niteliğiyle sınırlandırılması” gerektiği düşünülmeksizin “tespit gibi tesciline” şeklinde infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmiş olması dahi isabetsiz olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair 21.10.2021 tarih ve 2019/2273 Esas, 2021/1394 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA;

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre işin esası hakkındaki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.