YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/193
KARAR NO : 2023/5975
KARAR TARİHİ : 08.11.2023
…
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2012/41 E., 2018/5 K.
…
…
KARAR : Davanın Kabulü
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … ve davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında … İli …,… Mahallesi çalışma alanında bulunan 351 ada 5, 7 ve 9 parsel … sırasıyla 2.071,99; 1.901,76 ve 4.244,33 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlardan temyize konu edilmeyen 351 ada 5 parsel … taşınmaz hibe ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeni ile …; temyize konu 351 ada 7 parsel … taşınmaz hibe ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeni ile … ve temyize konu 351 ada 9 parsel … taşınmaz ise irsen intikal ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeni ile … mirasçıları … ve müşterekleri adına tespit edildikten sonra 351 ada 9 parsel … taşınmazın kadastro tespitine … tarafından itiraz edilmesi üzerine kadastro komisyonunca itirazın kabulü ile taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile … adına tesciline karar verilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların 18.10.1975 tarihli ve 80 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığını ileri sürerek taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile payı oranında adına tescilini istemiştir.
3. Birleşen dava dosyasında davacı … vekili dava dilekçesinde, çekişmeli 351 ada 7 parsel … taşınmazda hakkı bulunduğunu ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile hissesi oranında adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.08.2011 tarihli ve 2008/70 Esas, 2011/150 Karar … kararı ile; “dava konusu taşınmazların maliki evvelinin … olduğu, bu kişiden … …’ın 50 yıl evvel taşınmazları satın aldığı ve yaklaşık 15 yıl önce çocukları …, … ,…’a taksim yapmak sureti ile hibe ettiği, dava konusu 351 ada 5 parsel … taşınmazın …’a, 351 ada 7 pafrsel … taşınmazın …’a, 351 ada 9 parsel … taşınmazın … …’a ve dava dışı 351 ada 20 parsel … taşınmazın ise … , …’a düştüğü, 351 ada 7 parsel … taşınmazın bilahare … tarafından … isimli kişiye satıldığı, bu kişiden ise …’ın 7-8 yıl evvel satın aldığı ve halen de bu kişi tarafından kullandığı, 351 ada 9 parsel … taşınmazın ise … … tarafından …’ya satıldığı ve halen bu kişi tarafından kullanıldığı, … …’ın ilk eşinden olan çocukları davacı … ve …’a da … mahalle mevkiinde bulunan taşınmazları taksim yaparak verdiği, bu şekilde taşınmazların … … tarafından yapılan taksim ve hibeye uygun olarak kadastro tespiti yapılıncaya kadar hisse sahiplerince nizasız, fasılasız şekilde kullanıldığı” gerekçesi ile davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespitleri gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.02.2012 tarihli ve 2011/7694 Esas, 2012/600 Karar … kararıyla; “davacı …’ın dayandığı 28.10.1975 tarih ve 80 sıra numaralı tapu kaydında 1/42 hissesi bulunduğunun anlaşıldığı ve tapu kayıtları mülkiyet belgesi olup kural olarak zilyetlikle birleşmeleri gerekmediği halde davacının tutunduğu tapu kaydına kapsam tayin edilmediği açıklanarak öncelikle çekişmeli taşınmazları çevreleyen komşu taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri ile dayanağı olan kayıt ve belgelerin bütün tedavülleriyle davacının tutunduğu tapu kaydı ile bu kaydın tedavüllerinin kadastro sırasında revizyon görüp görmediği araştırılıp varsa revizyon gördüğü parsellere ait kadastro tutanak örnekleri getirtilmek suretiyle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi, bundan sonra mahallinde üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişilerden davacının tutunduğu tapu kaydının mevkii ve sınırları hakkında tek tek bilgi alınması, uygulama sırasında komşu parsellere revizyon gören kayıt ve belgelerden yararlanılması ve beyanların bu kayıtlarla denetlenmesi, yerel bilirkişilerin bilemedikleri sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanması, fen bilirkişisinden yerel bilirkişiler ile tanıklar tarafından gösterilen sınırların haritasına işaretlemesinin istenilmesi, bu yolla tapu kaydının kapsamının belirlenmeye çalışılması, keşif sırasında bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların bilinen ilk zilyedinin kim olduğu, kimden kime, hangi tarihte ve nasıl intikal ettiği, kimler tarafından hangi sürelerle ve ne şekilde kullanıldığı, fiili kullanıma itiraz eden bulunup bulunmadığı, çekişmeli taşınmazlar, tapu kaydı kapsamında kalıyor ise kayıt malikleri arasında taksim ve taksime uygun kullanım bulunup bulunmadığı, davacıya tapudaki payına karşılık bir yer verilip verilmediği hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, beyanlar arasında çıkabilecek çelişkilerin giderilmeye çalışılması, fen bilirkişisinden davacının tutunduğu tapu kaydının kapsamını gösterir ve keşfi izlemeye olanak sağlar nitelikte rapor ve harita düzenlemesinin istenmesi, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davacının dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uyduğu ve davacı …’ın kayıttaki hissesine karşılık kendisine yer verilip verilmediğinin ispat edilemediği” gerekçesi ile çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 1/42 paylarının davacı …; 41/42 paylarının ise tespit ya da komisyon kararında belirtilen malikler adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … ve davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … temyiz başvuru dilekçesinde, eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, önceki kararın tanık beyanlarına dayalı ve son derece yerinde olduğunu ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı … temyiz başvuru dilekçesinde, bozma gereklerinin yerine getirilmeyip eksik inceleme ile karar verildiğini, tapu kaydının uygulamasının yöntemine uygun bulunmadığını, çekişmeli 351 ada 9 parselin bir bölümünün kendi kök murislerinden intikal ettiğini, diğer bir kısmının ise davacı yan ile taraflarla ilgisi bulunmayan kişiden murisi tarafından satın alındığını, davacı yanın murisi … …’ın sağlığında taşınmazını taksim ettiğinin kendi beyanı ve dosya kapsamı ile sabit olduğunu ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların davacı tarafın dayandığı tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 … Kadastro Kanunu’nun 14 ve 20 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince, yukarıda (IV.B) ile gösterilen paragrafta açıklanan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
2. Davacının dayandığı … tarihli ve 80 sıra numaralı tapu kaydı doğusunda “… oğlu … tarlası”, batısında “… oğlu … tarlası”, kuzeyinde “… oğlu… tarlası” ve güneyinde ise “yol” sınırlarını ihtiva etmektedir. Dosya kapsamında mahallinde icra edilen keşifler sırasında dinlenen mahalli ve tespit bilirkişileri tarafından tapu kaydının kuzey hududunu gösteren “… oğlu… tarlası” sınırının bilinemediği, doğu hududunda okunan “… oğlu … tarlası” hududunun taşınmazların batısında bulunan 351 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel … taşınmazlar olduğu, batı hududunda okunan “… oğlu … tarlası” hududunun taşınmazların güneyinde bulunan 351 ada 20 ve 21 parsel … taşınmazlar olduğu, güney hududunda okunan “yol” hududunun ise taşınmazların batısında bulunan yol olduğu belirtilmekle beraber; sözü edilen kayıt sınırlarının yönleri ile mahalli ve tespit bilirkişilerinin gösterdikleri taşınmazların yönlerinin örtüşmediği, öte yandan taşınmazlara komşu parsellerin kadastro tespit tutanakları incelendiğinde taşınmazların tespitlerine her hangi bir belgenin esas alınmadığı ve dolayısı ile bu yolla mahalli ve tespit bilirkişileri tarafından gösterilen hudutların denetlenme olanağı bulunmadığı gibi, komşu taşınmazların tespit maliklerinde de tapu kaydının hudutlarında okunan kişilere rastlanmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde, kayıt uygulamasına yönelik beyanlar soyut nitelikte olup, bu haliyle tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara uyduğunun ispat edildiğinden söz edilebilmesi mümkün değildir.
3. Diğer taraftan mahalli ve tespit bilirkişi beyanlarına göre, çekişmeli taşınmazların maliki evvelinin bir kısım tarafların miras bırakanı olan … … olup, bu kişinin sağlığında yapmış olduğu paylaşım ve bilahare yapılan satışlar neticesinde taşınmazların tespit maliklerine geçtiği anlaşıldığından, davacının taşınmazlarda miras yoluyla gelen bir hakkı da bulunmamaktadır.
4. Hal böyle olunca, davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit ve komisyon kararları gibi tesciline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucunda davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olduğundan, temyize konu 351 ada 7 ve 9 parsel … taşınmazlar yönünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…