Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/2177 E. 2023/283 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2177
KARAR NO : 2023/283
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1084 E., 2021/932 K.
KARAR : İstinaf Başvurusunun Kabulü, Davanın Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) gereği hak sahipliğinin tespiti davasından
dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sırasında … İli … İlçesi … Mahallesi 28176 ada 3 parsel sayılı 308,44 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve …’ın kullanımında olup, üzerindeki evin bu kişiye ait olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve 25.08.2010 tarihinde tescil edilmiştir.

2.Davacı … vekili dava dilekçesinde; davalı …’ın çekişmeli 28176 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki hak ve hisselerini 6292 Sayılı Kanun kapsamında … 11. Noterliği’nin 31.08.2012 tarihli ve 22744 yevmiye numaralı muvafakatnamesi ile müvekkiline devrettiği halde daha sonra … 18. Noterliği’nin 22.07.2013 tarihli 05105 yevmiye numaralı muvafakatnamesi ile diğer davalı …’a devrettiğini, bu nedenle de Milli Emlak Müdürlüğü tarafından taşınmazın 6292 Sayılı Kanun kapsamında satış işlemlerinin gerçekleştirilmediğini ileri sürerek … 18. Noterliği’nin 22.07.2013 tarihli 05105 yevmiye numaralı muvafakatnamesinin iptali ile çekişmeli 28176 ada 3 parsel sayılı taşınmazda müvekilinin hak sahibi olduğunun tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … cevap dilekçesinde, davalı … tarafından davacıya verilen … 11. Noterliği’nin 31.08.2012 tarihli ve 22744 yevmiye numaralı muvafakatnamesinin bedelin ödenmemesi nedeni ile … tarafından iptal edildiğini, bunun üzerine … 18. Noterliği’nin 22.07.2013 tarihli 05105 yevmiye numaralı muvafakatnamesinin düzenlendiğini, dolayısı ile ortada mükerrer muvafakatname söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … cevap dilekçesinde, davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, taşınmazdaki haklarının devrine ilişkin bedelin kendisine ödenmediğini savunarak davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapuda kayıtlı taşınmazın mülkiyetinin başkasına devri ya da devir vaadini öngören sözleşmenin geçerli sayılması için, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 213, 1435 sayılı Tapu Kanunu’nun (1435 sayılı Kanun) 26, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun (1512 sayılı Kanun) 60 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 706 ncı maddeleri uyarınca resmi şekilde yapılmasına bağlı olup taraflarca taşınmaz satışına veya taşınmaz zilyetliğinin bedel karşılığı devrine ilişkin bir sözleşmenin dosyaya ibraz edilemediği, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 200 ve 201 inci maddelerine göre de ödemenin tanıkla ispat sınırının üzerinde olması nedeniyle bu yöndeki tanık beyanlarına itibar edilmediği, davalı tarafından noterde tek taraflı olarak yapılan işlemin yine noterde tek taraflı olarak geri alındığı, geri alma ihbarnamesinin davacıya tebliğ edildiği, davacının geri alma işleminden haberdar olduğu, davalının yine tek taraflı işlemi ile diğer davalının taşınmazı satın alması için muvafakat verdiği, ilk muvafakatnamenin usulüne uygun şekilde geri alınmış olması ve davacıya tebliğ edilmiş olması nedeniyle ikinci kez verilen muvafakatnamenin geçerli olduğu, ayrıca davacının iptal edilen muvafakat nedeniyle var ise zararının karşılanması için dava açabileceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı … vekili istinaf dilekçesinde, kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı olarak verildiğini, davalıların açıkça kötüniyetli olup, yapılan işlemlerin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve anılan gerekçe ile vardığı sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği, 6292 Sayılı Kanun’un 6/10 maddesiyle, taşınmazın mülkiyetinden ayrı olarak tapu kaydının beyanlar hanesindeki kullanım ve 6292 Sayılı Kanun ile edinilen hak sahipliğinin devrinin noterde düzenlenecek muvafakatname ile mümkün hale getirildiği, bu kanun kapsamındaki taşınmazlar yönünden hak sahibinin, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde hak sahibi olarak gösterilen kişiler ve mirasçıları ile bu kişilerinden taşınmazı noterde düzenlenmiş muvafakatname ile bu hakkı devralan kişiler olduğunu, dolayısıyla 3402 Sayılı Kanun’un Ek 4.maddesine dayalı kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonraki aşamada 6292 Sayılı Kanun kapsamında yapılacak devirlerde “hak sahibi” sıfatını kazanabilmek için kullanım hakkının devrini amaçlayan bu belgelerin, hukuken zilyetlik belgesi niteliğinde olmakla birlikte, tapulu taşınmazın satışla devrini ya da satış vaadini öngören sözleşmeler niteliğinde olmayıp, taşınmazın satışı için idareye yapılacak başvuru ve doğrudan satın alma hakkının devri niteliğindeki belgeler olduğunu, açıklanan nedenle anılan kanun kapsamında düzenlenen noter muvafakatnameleri, tapuda kayıtlı taşınmaz devrini sağlayan ve geçerliliği için resmi şekilde yapılması zorunlu bulunan devir sözleşmesi niteliğinde olmadığından, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine itibar edilemeyeceği, anılan yasal düzenleme doğrultusunda hak sahipliğinin devri için noterde düzenlenen bu muvafakatname sonucunda tapu kaydının beyanlar hanesinde kullanıcı olarak kayıtlı kişinin artık idareye başvuru ve doğrudan satın alma hakkının kalmayacağı, dolayısıyla hak sahibi tarafından taşınmazdaki doğrudan satın alma hakkının noter muvafakatnamesiyle devri mümkün ise de, aynı taşınmazdaki hakların birden fazla akdi halefe devrinin mümkün olmadığı, aksinin kabulünün, hakkın bir kez geçerli bir şekilde devri gerçekleştikten sonra ve bu devir iradesi aynı nitelikte bir başka işlemle ve geçerli bir sebeple geri alınmadığı sürece artık hak sahibi niteliği kalmayan kişi tarafından aynı taşınmazda sahibi olmadığı bir hakkı birden fazla kişiye devrini mümkün kılma anlamına geleceğinden hukuka aykırı olacağı gibi, kötüniyetli devirlere de imkan sağlayacak bir duruma sebep olacağı, bu nedenle taşınmaz hakkında 6292 Sayılı Kanun’dan kaynaklanan haklarını ilk olarak düzenlenen noter muvafakatnamesiyle önce davacıya devreden davalı … tarafından, bu devir işleminden tek taraflı olarak vazgeçmesi ve bu devir işlemi nedeniyle artık kendisinde bulunmayan hak sahipliği hakkını bir başkasına devretmesinin geçerli olmayacağı, davalı tarafça davacının devir bedelini ödemediği iddia olunmaktaysa da, söz konusu muvafakatnamede devir bedeli öngörülmemiş olup, muvafakatnamede hakkın devri koşulu olarak yer almaması nedeniyle, ödeme yapılmış olunup olunmamasının muvakatanamenin geçerliliğini etkileyecek bir durum olmadığı, bunun ancak taraflar arasında görülecek bir alacak davasına konu olabileceği gerekçeleri ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, … 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.09.2019 tarihli 2015/256 Esas, 2019/351 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Kanun’un 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın yeniden esasına ilişkin olarak; davanın kabulüne, çekişmeli 28176 ada 3 parsel sayılı taşınmazda 6292 sayılı Kanun’un 6/10. maddesi kapsamındaki hakların davacı …’a devrine ilişkin … 11. Noterliği’nin 31.08.2012 tarihli 22774 yevmiye nolu noter muvafakatnamesinin geçerli olduğuna ve davacının taşınmazda söz konusu noter muvafakatnamesi gereğince 6292 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi olduğunun tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığını, keşifte davacının taşınmazda fiili hakimiyeti bulunmadığının tespit edildiğini, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeleri yerinde olduğu gibi taşınmazın değeri gözetildiğinde davalı …’ın zor durumundan yararlanılarak çok düşük bedelle taşınmazın devralınmak istendiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak İlk Derece Mahkemesinin kararının onanmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 Sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında lehine kullanıcı şerhi verilen gerçek kişi tarafından 6292 sayılı Kanun’dan kaynaklanan haklarını devir konusunda verilen muvafakatnamenin geri alınıp alınamayacağı, taşınmazın tamamına yönelik birden fazla kişiye ayrı zamanlarda verilen muvafakatnamelerden hangisine değer verileceği noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri,

2. Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazine’ye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunu’nun (6292 Sayılı Kanun) 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nin 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.