YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2319
KARAR NO : 2023/726
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1048 E., 2021/998 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekili ile davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun’un (4479 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi ile 11.11.1999 tarihinde eklenen) 27.03.2015 tarihli ve 6637 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi ile değişik Ek 1 inci maddesi gereğince 2018 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında … ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1953 yılında yapılan tesis kadastrosu ile Hazine adına tespit ve tapuya tescil edilen 115 ada 15 parsel sayılı taşınmazın 14.11.1999 tarihinden önce işgal yolu ile oluşan parsellerden olduğu, taşınmazın 1993 yılından beri …’in kullanımında olduğu, taşınmaz üzerinde A, B, C, D, E, F ve G harfleri ile gösterilen yapıların 14.11.1999 tarihinden önce … tarafından inşa edilen yapıların adı geçene ait olduğu tutanağın beyanlar hanesine şerh edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; dava konusu 115 ada 15 parselin Türkiye Taş Kömürü ile davalı … arasında imzalanan rödövans sözleşmesi gereği adı geçen tarafından kullanıldığını, kullanımın sözleşmeye dayalı olduğunu, taşınmaz üzerindeki yapıların Türkiye Taş Kömürü’ne ait olduğunu ileri sürerek davalı … lehine verilen kullanım şerhinin iptali ile Türkiye Taş Kömürü lehine kullanım şerhi verilmesini istemiştir.
3. Birleşen … Kadastro Mahkemesinin 2017/17 Esas sayılı dosyası üzerinden davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; … ili, Merkez ilçesi, … Mahallesinde 115 ada 15 parsel nolu taşınmazın tamamı üzerinde kullanıcısı/muhdesat sahibi olarak hak sahibi olarak belirlenen …’in Kanunda belirtilen 14.11.1999 yılında bu taşınmazda zilyetinin bulunmadığı ileri sürülerek davalı … lehine verilen kullanım şerhinin iptalini istemiştir.
4.Yargılama sırasında aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu gerekçesiyle davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen dosya davalısı … vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın krokisinde A, B, C ile gösterilen binaların davalı …’e ait olduğunu, taşınmazların krokisinde D, E, F, G harfleri ile gösterilen binaların davacı Türkiye Taş Kömürü’ne ait olduğu hususu ile davacıların A, B, C ile gösterilen binaları yönünden davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu, gerçek veya tüzel kişilerce iktisabının mümkün olmadığı, davacının taşınmaz üzerinde zilyetliği olsa da bu zilyetliğin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesine uygun olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3303 sayılı Kanun’un Ek 1 inci maddesi hükmü gereği taşınmazın 14.11.1999 tarihindeki fiili kullanıcısının davalı … olma sebebinin Türkiye Taş Kömürü ile davalı … arasında imzalanan rödövans sözleşmesi olduğu, davalı …’in kira sözleşmesi sebebiyle taşınmazın zilyedi olduğu, yine 3303 sayılı Kanun’un Ek 2 nci maddesine göre; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kamu hizmetlerine tahsis edilmiş veya fiilen bu amaçla kullanılan taşınmaz malların devri yapılmaz” hükmüne amir olduğu, dava konusu taşınmazın kamu hizmeti amacıyla maden sahası olarak kullanıldığı, zilyedinin davacı Türkiye Taş Kömürü olduğu, taşınmaz üzerindeki muhdesatların da davacı Türkiye Taş Kömürü’ne ait olduğu, taşınmazdaki binalara yapılan tadilat, bakım, onarım, iyileştirme vs. masrafların dava konumuzu oluşturmayacağı gerekçesi ile Hazinenin 2019/17 Esas sayılı dosya üzerinden açtığı birleşen davanın reddine; Türkiye Taş Kömürü tarafından 2019/16 Esas üzerinden açılan asıl davanın kabulü ile, dava konusu … ili Merkez ilçesi … Mahallesi 115 ada 15 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında belirtilen vasıf ve yüzölçümü ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tutanağının beyanlar hanesinde bulunan şerhlerin iptaline; a) “3303 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunamaz.”; b) “Kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı aynı hak tesis edilemez”; c) “14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere Türkiye Taş Kömürü kullanımındadır.”; d) “14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere taşınmaz üzerindeki A ile gösterilen 1 katlı kantar binası, B ile gösterilen kargir depo, C ile gösterilen 1 katlı Arşiv binası, D ile gösterilen kargir Atölye, E ile gösterilen 1 katlı bina, F ile gösterilen 3 katlı kargir bina ve G ile gösterilen 1 katlı bina Türkiye Taş Kömürü’ne aittir.”; e) “Taşınmaz üzerinde G harfi ile gösterilen kargir atölyenin 1017 ada 3 nolu taşınmaza 7,14 m2; B harfi ile gösterilen kargir deponun ise 115 ada 6 nolu taşınmaza 0,95 m2 tecavüzü vardır.” şerhlerinin konulmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili ile davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerindeki taşkömürü sahalarının rödövans sözleşmesi ile … Madencilik Şirketi tarafından kullanıldığını ve bu sözleşmeye istinaden davacı kurum tarafından üzerine binalar inşaa edildiğini, söz konusu binaların 1999 yılı öncesinden bu yana davalı tarafından kullanıldığının ise mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlandığını, bu nedenle istinaf taleplerinin kabulü ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekili istinaf başvurusu dilekçesinde; Devlete ait olan taşınmaz üzerinde hiçbir kullanım olmamasına rağmen davacının iddialarının kabul edilerek davanın kabul edildiğini, taşınmaz üzerinde davacının kesintisiz ve nizasız 20 yıldır zilyetliği bulunmadığı, davacının taşınmaz üzerinde yıllardır herhangi işleme yapmayarak zilyetliği terkettiğini, iddia edildiği gibi zilyetlikten de ekonomik bir yarar sağlanmadığını, dava konusu edilenin taşınmazın zemini olduğunu, taşınmaz üzerindeki yapıların dava konusu olmadığını, yapıların sahibine arazi üzerinde ibr hak sağlamadığı, davacının tanık olarak gösterdiği kişiler ile resen tayin olunan mahalli bilirkişisinin zilyetliğe ve süreye ilişkin beyanlarının gerçek dışı olduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın 14.11.1999 tarihi ve öncesinde davacı Türkiye Taş Kömürü tarafından kullanılan yerlerden olduğu, Türkiye Taş Kömürünün dava konusu yeri rödövans sözleşmesi ile kiraladığı, kira sözleşmesindeki krokiye göre dava konusu yerin rödövans sözleşmesi kapsamında kaldığı, sözleşme hükümlerine göre üzerindeki binaların da Türkiye Taş Kömürüne ait olduğu, taşınmazla ilgili 14.11.1999 tarihi ve öncesine ait herhangi bir kamuya tahsis işlemi de bulunmadığı gözönünde bulundurularak yazılı şekilde davacı Hazinenin davasının reddine, davacı Türkiye Taş Kömürü Kurumu’nun davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı/birleşen dosya davacısı Hazine ile davalı … vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir .
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl davada davalı/birleşen dosyada davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı/birleşen dosya davacısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.Asıl ve birleşen dava, 3303 sayılı Kanun’un Ek 1 inci maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosu sonucu Hazine adına kayıtlı taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhine itiraz istemine ilişkindir.
2.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Hazine adına tapuda kayıtlı çekişmeli taşınmaz üzerine davalı … lehine kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin koşulların oluşup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun’un (3303 sayılı Kanun) 27.03.2015 tarih ve 6637 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi ile değişik Ek 1 ve 2 nci maddeleri
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.