YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2400
KARAR NO : 2023/741
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen davanın kabulüne
Taraflar arasındaki yenileme tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında, … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacılar adına kayıtlı olan eski 4115 parsel 3.517,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 492 ada 1 parsel numarasıyla ve 2.354,83 metrekare yüzölçümlü olarak ve DSİ adına tapuda kayıtlı bulunan eski 4114 parsel 4.548,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 530 ada 1 parsel numarasıyla ve 5.362,83 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı … ve …, uygulama kadastrosu sırasında kendilerine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalıya ait 530 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını iddia ederek taşınmazın eski yüzölçümü ile tescil edilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 11.12.2015 tarihli ve 2015/170 Esas, 2015/325 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.11.2019 tarihli ve 2016/11175 Esas, 2019/7306 Karar sayılı kararında dava sırasında taşınmaz DSİ’ye geçmiş olduğuna göre, davanın mülkiyete ilişkin olmadığı da göz önüne alınarak davacıya davasını yeni malike karşı yöneltmek üzere süre ve imkan tanınarak bundan sonra tüm deliller toplanıp birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğine değinilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya ve dosya içerisindeki 16.03.2015 tarihli teknik bilirkişi heyetinin vermiş olduğu rapor değerlendirildiğinde, raporda da açıklandığı üzere, 2008 yılında 2859 sayılı Kanun’a göre yenileme yapıldığı dava konusu 4115 nolu parselin 492 ada 1 parsel olduğu, yenileme sırasında kamulaştırma planına göre kanal genişliğinin yanlış alındığı ve paftasına da yanlış tersimat yapıldığı gerekçesi ile istimlak mihverinden kuzeye 13m, güneye 16 m., olması gereken kanal genişliğinin kuzeye 13m., güneye 20,50 m., alındığı ve 1966 yılında değişiklik beyannamesine göre oluşturulan sınırın iptal edilerek kamulaştırma planına göre yeni sınır ihdas edildiği, yine yenileme sırasında 492 ada 1 nolu parselin doğu kısmındaki bilirkişi krokisinde B ve C harfleri ile gösterilen kısımların paftasına göre değil de zemin durumuna göre sınır oluşturulduğunu, halbuki B ve C ile gösterilen kısımların yola terk veya herhangi bir değişiklik işleminin yapılmadığı, bundan dolayı 4114 parselin yüzölçümünde 814,83 m2 lik artma dava konusu 4115 nolu parselin yüzölçümünde 1162,97 arttığını oysa bilirkişinin krokisinde A harfi ile gösterilen 824,23 m2 ve B harfi ile gösterilen 39,95 m2., kısımların davacılara ait 492 ada 1 parsele eklenmek sureti ile taşınmazın tapuya 3218,21 m2 olarak tescil edilmesi gerektiği yönündeki raporları gözetilerek, asıl davada davalı Hazine aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleşen Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/305 Esasında açılan davaların kabulüne, Aydın ili … ilçesi … Mahallesi 530 ada 1 parsel içinde fen bilirkişisinin 16.03.2015 tarihli rapor ve eki krokisinde A harfi ile gösterilen 824,23 m2 ile B harfi ile yol olarak bırakılan 39.95 m2 olan kısımların tapusunun iptali ile davacılara ait Aydın ili … ilçesi … mahallesi 492 ada 1 parsele eklenmek suretiyle 492 ada 1 parselin 3.218,21 m2 olarak davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 2859 Sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun (2859 sayılı Kanun) uyarınca yapılan yenileme tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2859 sayılı Kanun
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
… harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.