YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2477
KARAR NO : 2023/62
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı … dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin komşu aynı ada 75 ve 78 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı … vasisi …; yerel bilirkişilerin göstermiş oldukları sınırların doğru ve öncesinden beri bu şekilde olduğunu aynı zamanda değişmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesine yönelik savunmada bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “13.03.2020 havale tarihli fen bilirkişi raporunun denetlemeye elverişli, usul ve yasaya uygun kabul edilerek yenileme kadastrosu çalışma ve tespitlerinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 177 ada 75, 76 ve 78 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde; yapılan keşifte davalı 177 ada 75 parsel sayılı taşınmaz üzerinde üç katlı evinin olduğunu, bu hususun tapu kayıtlarına geçmediğini, keşif sırasında yapılan ölçümde de 176 parsel sayılı taşınmaz ile 178 parsel sayılı taşınmaz arasında dere bulunduğu halde doğru ölçüm yapılmadığını, bu hususun bilirkişi raporları ile sabit olduğunu, yeniden keşif talebinin yerinde görülmediğini, eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece getirtilen belgeler ve sonrasında yapılan keşif ve uygulama sonucunda alınan harita bilirkişi heyet raporu ile taşınmazlar arasındaki tesis kadastro paftasındaki sınırın tesis kadastrosuna en yakın 1983 tarihli hava fotoğrafında belirlenen sınır ile uyumlu olduğunun, tersimat ve hesap hatasının belirlenmediğinin, bu nedenle 22-a uygulaması sırasında tesis kadastro paftasındaki sınıra itibar edilerek taşınmazlar arasındaki sınırın geçerli sınır tipinde belirlenmesinde bir yanlışlık bulunmadığının belirlenmiş olmasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; yargılama sırasında yapılan keşifte hissedarı olduğu 177 ada 75 parsel sayılı taşınmaz üzerinde üç katlı evi bulunduğu halde, taşınmazın kadastro tespit tutanağında sadece fındık bahçesi olarak tespit edildiğini, yine taşınmazların bir kısmında dere yatakları bulunduğu halde sağlıklı ölçüm yapılmadığını, adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini, ilk derece mahkemesi kararının davanın reddine dair kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosu sırasında davacı adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalmanın, davalılara ait taşınmazlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Uygulama kadastrosu sırasında, Samsun ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 176 parsel sayılı 21.306,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 177 ada 76 parsel numarasıyla ve 20.576,69 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 177 parsel sayılı 24.940,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 177 ada 78 parsel numarasıyla ve 25.965,43 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 433 parsel sayılı 20.336,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 177 ada 75 parsel numarasıyla ve 24.023,18 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.