YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2479
KARAR NO : 2023/1124
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/474 E., 2022/46 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, …. İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 115 ada 11 parsel sayılı 4.379,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın 2002 yılından beri Veli oğlu …’ın kullanımında olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacılar … ve … dava dilekçeleriyle; … İlçesi … Köyü 115 ada 11 parsel sayılı dava konusu taşınmazın, anneleri …’dan geldiğini ileri sürerek, taşınmazda lehlerine kullanım şerhi verilmesi istemiyle … Kadastro Mahkemesinde dava açmışlardır.
II. CEVAP
1. Davalı … duruşmadaki beyanında; dava konusu taşınmazı 1980 yılına kadar babasının kullandığını, babası vefat ettikten sonra da kendisinin ekip biçtiğini, adına tahakkuk ettirilen ecrimisil bedellerini de bizzat ödediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. … Kadastro Mahkemesi’nin 10.04.2014 tarih ve 2013/9 Esas 2014/1 Karar sayılı kararı ile, davacıların, dava konusu taşınmaz hakkında dava açma sıfatının bulunmadığı, dava konusu taşınmazın davalı adına değil Hazine adına tapulu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu kararın, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.12.2015 tarih ve 2015/10440 Esas 2015/16180 Karar sayılı ilamıyla; “taşınmazın kadastro tutanağının kesinleştiği ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. … Kadastro Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda verilen görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yapılan yargılama nitecisnde, 26.09.2018 tarih ve 2016/214 Esas, 2018/240 Karar sayılı önceki kararı ile, keşif mahallinde dinlenen davacı tanıklarının, dava konusu taşınmazın geçmişte … tarafından kullanıldığını, onun ölümünden sonra sağ kalan eşi …’ın dava konusu taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, …’ın ölümünden sonra ise davalı …’ın kullandığını, …’ın ölümünden önce …’ın dava konusu yeri kullanıp kullanmadığını bilmediklerini, taşınmazın halen …’ın kullanımında olduğunu; davalı tanıklarının ise, dava konusu taşınmazın geçmişte … tarafından, onun ölümünden sonra davalı … tarafından kullanıldığını beyan ettikleri, bu yönüyle dava konusu taşınmazın, kadastro tespit çalışmaları sırasında ve sonrasında davalının kullanımında bulunduğunun, davacıların annelerinin kullanımında olmadığının anlaşıldığı, …’ın kadastro tespiti sırasında hayatta olmadığının sabit olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece (Sarayköy Asliye Hukuk) Mahkemesinin 26.09.2018 tarih ve 2016/214 Esas, 2018/240 Karar sayılı önceki kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan ) 16. Hukuk Dairesi’nin 22.03.2021 tarih ve 2019/82 Esas 2021/2518 Karar sayılı ilamıyla; ” mahallinde yapılan keşifte dinlenen taraf tanıklarının beyanları ile tüm dosya kapsamından, dava konusu taşınmazın kullanım hakkının …’dan kaldığının ve murisin ölümünden sonra da dava konusu taşınmazın paylaşmaya konu edilmediğinin anlaşıldığı açıklanarak, davacılar … ve …’in davasının, murisleri …’ dan intikal edecek miras payları oranında kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilerek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, dava konusu … ili … ilçesi … Mahallesi 115 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi davalı … adına tapuya tesciline, tutanağın beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunu’nun 2/B maddesi uyarınca gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı” şerhinin verilmesine, beyanlar hanesinin kullanıcı şerhinin iptali ile yerine “… 8. Noterliğinin 28.01.2022 tarih, 01681 yevmiye numaralı mirasçılık belgesine göre taşınmazın 1/6 hissesinin davacı …, 1/6 hissesinin davacı … ile geri kalan 4/6 hissesinin davalı …’ın kullanımında olduğunun” yazılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın, kadastro tespit çalışmaları sırasında ve sonrasında davalının kullanımda bulunduğu, davacının kullanımında olmadığı sabit olduğundan, davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu ancak bozma ilamında dava konusu taşınmazda miras payları oranında kabul kararı verilmesinin yanlış olduğunu belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek-4.maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına ve temyiz edenin sıfatına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkeme kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.