YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2629
KARAR NO : 2023/1098
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sırasında Adana ili, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 725, 732 ve 733 parsel sayılı sırasıyla 1.920.15, 4.478.19 ve 18.300,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve …’ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, eldeki davanın yargılaması sırasında, 725 parsel 30.06.2015 tarihinde, 732 ve 733 parseller 14.10.2015 tarihinde 6292 sayılı Kanun kapsamında satış nedeniyle davalı … adına tescil edilmiştir.
2.Davacılar … ve … vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; 725, 732 ve 733 parsel sayılı taşınmazların davacıların murisi …’ın kullanımında iken ölümüyle kullanımının davacılara geçtiğini öne sürerek davalı … adına yapılan kullanıcı şerhinin iptali ile davacıların adının yazılmasını istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacıların taşınmazlar üzerinde bir hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı … vekili verdiği cevap dilekçesiyle; taşınmazın öncesinde davacıların murisi …’a ait iken ölümüyle mirasçısı olan davacı …’dan bedeli ödenmek suretiyle 2009 yılında satın ve zilyetliğinin devir alındığını, 2009 yılından itibaren kullanımının davalıda olduğunu öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2017/161 Esas, 2019/113 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı … vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.11.2020 tarihli ve 2020/1661 Esas, 2020/5899 Karar sayılı kararıyla; “dosya arasında bulunan dava konusu taşınmazlara ait tapu kayıtlarından, taşınmazların yargılama sırasında 08.05.2014 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun ) uyarınca satılarak davalı … adına tescil edildiği, böylece taşınmazların Hazinenin mülkiyetinden çıktıkları ve özel mülkiyete konu olduğuna göre, artık 6292 sayılı Kanun’un uygulanma olanağı kalmadığı, davanın görülebilirlik koşulu ortadan kalktığı bu nedenle davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği” belirtilerek hüküm bozulmuştur.
3.Davacı vekilinin karar düzeltme istemi Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.04.2021 tarihli ve 2021/2008 Esas, 2021/4231 Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yargılama boyunca toplanan deliller, dinlenen davacı tanıkları, ve mahalli bilirkişilerin beyanlarına göre taşınmazların davacılar tarafından kullanıldığı sabit olduğu, taşınmazlarla bir ilgisi bulunmayan davalı … adına kullanıcı şerhi verilmesi ve akabinde davalıya satılması yolsuz tescil hükmünde bulunduğu, davalının kötü niyetli olarak taşınmazı satın aldığını bu nedenle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının taşınmazı 6292 sayılı Kanun kapsamında kayden satın alması nedeniyle davacının kullanıcı şerhi istemli olarak açtığı davanın dinlenip dinlenemeyeceği istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek. 4 üncü maddesi, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun)
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.