YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2637
KARAR NO : 2023/565
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2589 E., 2021/2739 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz ve tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … ili, …. ilçesi, … Mahallesi, 639 ada 6 parsel sayılı taşınmaz arsa vasfıyla 2830,65 m2 yüzölçümü ile …, 639 ada 7 parsel sayılı taşınmaz arsa vasfıyla 5661,30 m2 yüzölçümü ile … adına tapuda kayıtlıdır.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 1/3 payı üzerinde 1997 tarihinden itibaren davacının zilyetliğinin bulunduğunu, taşınmazların aile arasında 3 pay edilerek bir payının davacıya ait olduğunu, davalıların 28.07.2020 tarihinde 2/B parseli olan taşınmazların bedelini ödeyerek tapularını aldıklarını, davacıdan taşınmazı boşaltmasını istediklerini ancak kendisinin taşınmazlarda zilyet olması nedeniyle dava konusu parseller açısından 2830 m2lik davalılar adına olan tapunun iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmaza ilişkin olarak zilyetlik tespiti ve tapu iptali ve tescil davasının taşınmazın satışından önce açılması gerektiğini, taşınmazların 30.1.2019 tarihinde satın alınmasından sonra 17.02.2021 tarihinde dava açıldığını, kadastro tespitlerinin ise 21.09.1998 tarihinde kesinleştiğini, tutanaklara davacı tarafından itiraz edilmeyerek 10 yıllık hak düşürücü sürenin de geçmesi nedeni ile davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın, beyanlar hanesindeki şerhe ve tapu iptal ve tescil talebine yönelik davaların dinlenebilmesi için, davanın 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazine ile birlikte şerh sahiplerine yönlendirilerek açılması gerekirken, taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp üçüncü şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra açılması halinde bu davaların dinlenme olanağı bulunmadığı, somut olayda dava konusu edilen taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan satış işleminden sonra 18.02.2021 tarihinde davanın açıldığı, davalıya ait tapu kaydının ise dava tarihinden önce 30.12.2019 tarihinde satış ile oluştuğu, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe iş bu davanın açılamayacağı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Hazinenin davaya dahil edilmeden karar verildiğini, zilyetliğe 1997 yılından itibaren itiraz edilmediğini, zilyetlik tespitinin yapılmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kullanım kadastrosu sonucu Hazine adına tescil edilen dava konusu parsellerin 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca satışı sonucu davalılar adına tapuda kayıtlı olduğu, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte Hazine ile şerh sahiplerine yönelik açılması gerekirken taşınmaz Hazinenin mülkiyetinden çıkıp davalılar adına tescil edildikten sonra şerhe yönelik davanın dayanak idari satış işlemi iptal edilmedikçe dinlenemeyeceği, buna göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde belirtilen hususların isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış sonrasında açılan zilyetlik sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.