YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2676
KARAR NO : 2023/663
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Talebinin Kabulü, Davanın Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Uygulama Kadastrosuna İtiraz
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı … vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Uygulama kadastrosu sonucunda, … İli … İlçesi .. Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 195 parsel sayılı 25.180,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 151 ada 11 parsel numarasıyla ve 22.964,79 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı … adına kayıtlı bulunan eski 187 parsel sayılı 21.860,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 151 ada 18 parsel numarasıyla ve 25.827,29 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin davalıya ait taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı …; uygulama kadastrosu sonucu oluşan ölçümün kendisi ile ilgisinin bulunmadığını, herkesin hakkı ne ise onu alması gerektiği savunmasında bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.04.2019 tarihli ve 2018/219 Esas, 2019/65 Karar sayılı kararıyla; “uygulama kadastrosu sırasında tesis kadastro paftasının sınırlarına itibar edilmesi gerektiğini, tesis kadastrosundan sonra oluşan fiili duruma göre parsel sınırlarının değiştirilemeyeceğini, tesis kadastro paftasına göre davacı adına kayıtlı taşınmaz içerisinde olması gerekirken, uygulama kadastrosu sırasında davalı parsel içerisinde gösterilen taşınmaz bölümünün davacı parsele eklenmesi gerektiğini, yenileme çalışmaları sonrası tarafların taşınmazlarında oluşan eksilme ve artma nedeniyle davalıya atfedilebilecek kusur bulunmadığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığı” gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 151 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 28.11.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.463,82 metrekarelik kısmının iptali ile davacıya ait aynı ada 11 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili yargılama giderlerine yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli ve 2020/598 Esas, 2021/129 Karar sayılı kararıyla; “istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı” gerekçesiyle istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Hüküm, Dairenin 28.09.2021 tarihli ve 2021/8079 Esas, 2021/9591 Karar sayılı kararı ile; “istinaf dilekçesinin süresinde verildiği gözetilerek, istinaf isteminin incelenip sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “uygulama kadastrosunun iptaline ilişkin eldeki davanın niteliği itibari ile maktu harca tabi olduğu halde Mahkemece; davacıdan hatalı şekilde nispi harç alınması, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin istinaf kapsamına göre doğru görülmediğini, ayrıca; kararın infazında tereddüt oluşmaması ve kararın mülkiyete yönelik sonuçlar doğurmaması için çekişmeli taşınmaza ilişkin 22/2-a uygulama kadastro tespitinin iptaline karar verilmemesinin de doğru görülmediği” belirtilerek, davacı … vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın kabulüne, çekişmeli 151 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 28.11.2018 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 2.463,82 metrekarelik bölümünün, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun iptali ile bu bölümün davacıya ait 151 ada 11 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi sureti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ve atfedilebilecek bir kusurunun da bulunmadığını, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, bu hususta İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosu sırasında davacıya ait taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalmanın, davalıya ait taşınmazdan kaynaklanıp kaynaklanmadığına ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasının yerinde olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.