Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/2682 E. 2023/700 K. 15.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2682
KARAR NO : 2023/700
KARAR TARİHİ : 15.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1…. ili, … ilçesi, … Mah/Köyü çalışma alanında bulunan 8950 ada 3 parsel sayılı taşınmaz arsa niteliğinde, 263,74 metrekare yüzölçümü ile, … adına tespit edilmiş, beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanun’un Geçici 1inci maddesi hükümlerine tabi tutulduğu ve parsel üzerindeki 1 katlı betonarme yapı ve arsasının 5 yılı aşkın bir süreden beri Mevlüt oğlu … kullanımında olduğuna dair şerh verilmiştir. Yine aynı çalışma alanında bulunan 8950 ada 2 parsel sayılı taşınmaz arsa niteliğinde, 396,06 metrekare yüzölçümü ile, … adına tespit edilmiş, beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesi hükümlerine tabi tutulduğu ve parsel üzerindeki 1 katlı betonarme yapı ve arsasının 5 yılı aşkın bir süreden beri … oğlu … kullanımında olduğuna dair şerh verilmiştir.

2.Davacı, … ili, … İlçesi, … Mahallesi 8950 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 263 m2 olarak kadastroda tespit edildiğini ancak taşınmazın 521 m2 olarak kullanımında olduğunu, bir kısım yerinin komşu 8950 ada 2 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bırakıldığını, komşu parselde bırakılan alanın kendi parseline eklenmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … Belediye Başkanlığı vekili, öncelikle, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, 7143 sayılı Kanun’un geçici 1 inci Maddesi uyarınca, çalışmaların kadastroca yürütüleceği açıkça belirtildiğinden idari ve hukuki sorumluluğun vekil edeni belediyeye ait olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı …, 8950 ada 2 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaz üzerinde 1 katlı evi olduğunu, etrafının duvar ve tel ile çevrili olduğunu, meyve ağaçlarının mevcut olduğunu, çekilen duvarın davacı tarafından kendi sınırına tecavüzü bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanıkların talep konusu ihtilaflı kısmın davacının kullanımında olduğunu, taşınmazın etrafındaki duvarı davacının yaptığını, kömürlük olan kısım ile kaldırım olan kısmı da davacının kullandığını beyan ettikleri, davalı tarafın davacının kendi arsasına tecavüz ederek kullandığını iddia etmekte ise de taşınmazların idari yoldan Sultanbeyli Belediyesinin mülkiyetine geçmiş olduğundan davacının mülkiyete ilişkin hususları kullanım kadastrosuna ilişkin davada ileri sürmesinin mümkün olmadığını, buna göre zemindeki fiili kullanım durumu dikkate alındığında bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 230,69 m2 lik alanın davacının kullanımında olmasına rağmen davalı 8950 ada 2 parsel sınırları içerisinde bırakıldığının anlaşıldığını, bu alanın 2 parselden ifraz edilerek davacının kullanıcısı olduğu 3 nolu parsele eklenmesi gerektiğini, davacı vekili arazi tespit krokisi sınırlarına göre raporda B harfi ile gösterilen 232,74 m2 alana yönelik talepte bulunmuşsa da fiili kullanım durumuna itibar edilmesi gerektiğinden yüzölçümüne yönelik fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davanın kısmen kabulüne, yüz ölçümüne yönelik fazlaya dair istemin reddine, … ili, … ilçesi, … Mahallesi 8950 ada 2 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi …’in 10.12.2020 tarihli raporu ekinde yer alan Ek-1 nolu krokide (A) harfi ile gösterilen 230,69 m2 yüzölçümündeki bölümünün ifrazı ile aynı yer 8950 ada 3 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, böylece; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 8950 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 165,37 m2 olarak, aynı yer 8950 ada 3 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün ise 494,43 m2 olarak belirlenmesine, taşınmazların yukarıda yapılan düzeltme ve diğer hususlarda kadastro tutanağında yazılı kayıtlar ile ayrı ayrı tespit gibi … adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; delillerin takdirinde hataya düşürüldüğünü, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, talaplerin karşılanmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yapılan keşif sırasında gözlem olarak davacının iddia ettiği kısmın etrafının taş duvarlarla çevrili olduğu ve içinde 1 adet kömürlük bulunduğunun tespit edildiği, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanına göre 2 parsel arasındaki duvarın 1993 yılından beri bulunduğunu, kömürlüğün davacının kullanımında olduğunu beyan ettiği, davacı tanığı ve davalı tanığın beyanından da taşınmazın etrafındaki duvarların davacı tarafından yapıldığının beyan edildiğinin anlaşıldığı, bilirkişi raporunda ek 1 krokide (A) harfi ile gösterilen kısmın yaklaşık 25 yıldır davacı tarafından kullanıldığı ve etrafının duvarla çevrildiği, bu kısma yönelik davalının fiili kullanımının bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin fiili kullanım durumuna göre değil de Belediye kayıtlarına göre karar verilmesine yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerektiği belirtilerek, … Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 2019/334 Esas ve 2021/135 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek BAM kararının bozulmasının istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesi uyarınca 3402 sayılı Kadastro Kanun’un (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraz davasıdır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7143 sayılı Kanun’un Geçici 1 inci maddesi, 3402 sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılardan … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davalı …’den alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.