YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2770
KARAR NO : 2023/322
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 28.01.2021 tarih ve 2016/12 Esas, 2021/2 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş olup, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 196 ada 239 ve 240 parsel sayılı sırasıyla 46.706 ve 49.403 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar, orta malı olarak mera vasfıyla sınırlandırılmışlardır.
2. Davacılar … ve … dava dilekçesinde; dava konusu 129 ada 239 ve 240 parsellerin murislerinden kendilerine intikal etmiş olmasına rağmen kadastro tespitlerinin orta malı niteliğinde yapıldığını, bu durumun hatalı olduğunu belirterek,taşınmazların kendi adlarına tescilini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazların yapısı itibari ile kültür arazisi niteliğinde bulunmadığı, mahkemece yapılan gözlem ve ziraat mühendisi bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere %15-30 civarında eğime sahip olup, yer yer taşlık olduğu, üzerinde yer yer değişik otların bulunduğu, taşınmazların yaklaşık 40 yıldır boş bırakıldığı, 40 yıllık süre nazara alındığında zilyetlik iradesinin terki sonucunu doğurduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na göre tespit tarihinden geriye doğru davacı ve murislerinin 20 yıllık malik sıfatı ile nizasız fasılasız zilyetliklerinin bulunmadığı, aksine taşınmazları üzerinde yaklaşık 40 yıldır her hangi bir faaliyetin bulunmayarak boş durumda bırakıldığı ve bu nedenle davacı ve murislerince zilyetlik iradesinin sonlandırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki kararına karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilleri olan davacıların murisleri tarafından çekişme konusu taşınmazların kullanıldığını, ancak artan masraflardan dolayı toprağın işlenmesinin güçleşmesi nedeni ile büyük şehre göçün zorunlu hale geldiğini, müvekkilleri göç etmiş olsa dahi taşınmazı her daim sahiplendiklerini ve köy halkı tarafından da taşınmazların davacılara ait olduğunun bilindiğini belirterek, kararın lehlerine bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemece yapılan keşifte alınan beyanlar ve tüm dosya kapsamından taşınmazın yaklaşık 40 yıldır kullanılmadığının anlaşılmasına, davacının taşınmazda kendi adına edinme koşullarının oluştuğunu ispatlayamamasına göre, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından HMK 353/(1)-b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz başvuru dilekçesinde; çekişme konusu taşınmazların müvekkilleri olan davacıların murisleri tarafından kullanıldığını, ancak artan masraflardan dolayı toprağın işlenmesinin güçleşmesi nedeni ile büyük şehre göçün zorunlu hale geldiğini, davacılar göç etmiş olsalar dahi taşınmazı her daim sahiplendiklerini, köy halkı tarafından da taşınmazların davacılara ait olduğunun bilindiğini belirterek, kararın lehlerine bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın mera vasfında olup olmadığı ve dava konusu taşınmazda davacılar lehine zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK’nin 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nin 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.