Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/2776 E. 2023/1123 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2776
KARAR NO : 2023/1123
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1049 E., 2022/117 K.
HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki Kullanım Kadastrosuna İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım Kadastro sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi / Köyü çalışma alanında bulunan 2822 ada 170 parsel sayılı 7.197,89 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi niteliğinde Hazine adına tespit edilmiş, beyanlar hanesine, 6831 Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1/2 hissesinin … oğlu …, 1/2 hissesinin … oğlu …’ ün 1982 yılından beri kullanımında olduğu şerh edilmiştir.
2. Davacı … dava dilekçesiyle, … ili … ilçesi … Mahallesi / Köyü 2822 ada 170 parsel sayılı taşınmaz murisleri …’den tüm mirasçılara intikal etmesine rağmen taşınmazın beyanlar hanesine davalılar adına şerh verildiğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile mevcut şerhin silinmesi ve taşınmazın muris …’ün kullanımında olduğuna dair şerh verilmesi istemiyle dava açmıştır.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili, davanın görev yönünden reddi gerektiğini, süresinde açılmadığını, taşınmazın evveliyatının belirlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … vekili, tarafların babalarından kalan taşınmazları rızaen paylaştıklarını, davacının dava konusu taşınmazdan vekil edenini haksız biçimde ve hile ile men ettiğini, davacının hakkı kötüye kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

3. Davalı …, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilgi sahibi mahalli ve tespit bilirkişileri ile taraf tanıklarının birbirini tamamlayıcı ve birbiriyle uyumlu beyanları değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın evveliyatında muris …’ün kullanımında olduğu, murisin sağlığında kendine ait taşınmazları bütün çocuklarına taksim ettiği, dava konusu taşınmazın kullanımının davalılara bırakıldığı, diğer mirasçıların da buna rıza gösterdikleri ve 30 yıldan uzun bir süre gerek davalıların dava konusu taşınmazı gerekse diğer mirasçıların kendilerine bırakılan taşınmazları kullandıkları, bu sebeplerden dolayı geçerli bir taksim sonucu kullanımı davalılara bırakılan taşınmazı 30 yıldan fazla bir süredir davalıların fiili kullanımında olduğu, davalıların taşınmazı ekonomik amaca uygun şekilde zilyetliklerinde bulundurdukları gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu … ili … ilçesi … Mahallesi … Mevkiinde kain 2822 ada 170 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespitindeki fındık bahçesi niteliği ve 2/B vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesinin aynen bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle, söz konusu taşınmazların babasının sağlığında dört çocuğuna eşit olarak taksim ettiğini, yaklaşık 40 sene önce yapılan fiili taksim sonrası kendisinin ablası …’den üç parseldeki hissesini satın aldığını, bir parseli de takas ettiğini, söz konusu parselleri kendisi Almanya’da iken üç kardeşin birleştirme kararı aldığını, kendisine sorulduğunu ve olur dediğini, bu karara göre 868 parselin … ve ….’e, 812 parselin ise ablası ve kendisine bırakıldığını, sonrasında 1997 yılında 812 parselin 1/2′ sini ablasından satın aldığını, 952 parselin 1/2 sini de 1982 yılında babasının sağlığında ablasından satın aldığını, söz konusu taşınmazın baba mirası olduğunu herkesin bildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaydırılmasını ve davasının kabulüne talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, mahkemece yapılan keşifte alınan beyanlara göre, dava konusu taşınmazın kök muristen geldiği ve mirasçılar arasında yapılan taksimin sonucunda davalılara düştüğü, davalıların taşınmazı 40 yıldır kullandığının anlaşıldığı, davanın reddinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle, kararın Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, 862 parselin davalılara bırakılmadığını, 812 parsel ile becayiş edildiğini, 2017 yılında davalının 868 parseldeki hisseyi vermeden 812 ve 952 parsel sayılı taşınmazları da zorla işgal ettiğini, bu hususun mahkeme kararı ile belgelendiğini, kararın gerekçesinin davalıların ikrarıyla çeliştiğini, 868 parselin satıldığını veya bağışlandığını davalılar dahil kimsenin söylemediğini ve belge sunmadığını, tanıkların tekrar dinlenmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.

2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tarafların ortak murisinden geldiği anlaşılan dava konusu taşınmazın mirasçıları arasında taksim edilip edilmediği ve taksim edilmiş ise kime isabet ettiği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun Ek-4 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20. TL’nin temyiz edenden alınmasına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.