Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/2780 E. 2023/312 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2780
KARAR NO : 2023/312
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Sinop İli … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 311 parsel sayılı 2.773,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1995 tarihinden beri … oğlu …’in fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacı … dava dilekçesinde; taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasıyla, beyanlar hanesinde davalı adına bulunan şerhin silinerek adına şerh verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … cevap dilekçesinde; iddiaların soyut ve geçersiz olduğunu, çekişmeli taşınmazı satın aldığını ve kendi fiili kullanımında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı Hazine cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu taşınmazda hiç zilyet olmadığı, taşınmazın uzun süredir davacının kullanımında olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş, çekişmeli 111 ada 311 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesindeki “Bu parsel 31.12.2011 tarihinden önce olmak sureti ile 1995 yılından beri … oğlu … kullanımdadır” şerhinin iptali ile; tapunun beyanlar hanesine “Bu parsel … kullanımındadır.” ibaresinin şerh verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … istinaf sebeplerinde özetle; hak sahibi zilyedin kendilerinin olduğunu, tanık beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu ve hükme esas alınmaması gerektiğini, tanıkların çoğunun davacının dava konusu taşınmazı Hakkı …’in kullanmasına izin vermesiyle 8-10 yıldır kullandığını beyan etmesinin tanık …’in “30 yıldır taşınmazı davacı kullanıyor” beyanının gerçeğe aykırı olduğunu gösterdiğini, tanıkları …, … ve …’nun beyanlarının dava konusu taşınmazın da … tarafından davalıya satıldığı yönünde olduğunu, yine özellikle mahalli bilirkişiler Bayram Durdu ve …’nun beyanlarının iddialarını desteklemekle davayı aydınlatmış durumda olduğunu, ayrıca verilen kararda dava konusu taşınmazın hangi yıldan bu yana davacının kullanımında olduğunun da tespit edilemediğini ileri sürerek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.

2.Davalı Hazine vekili istinaf sebeplerinde özetle; mahalli bilirkişi ve tanık beyanları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de tespite itiraz niteliğindeki davada idare yasal hasım durumunda olduğundan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tutanak bilirkişi beyanlarına göre taşınmazın tespit tarihinden önceki dönemde davacı tarafından ekin ekmek suretiyle ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığı, davalının taşınmazda ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığının anlaşılmasına göre mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde ve ayrıca -Hazinenin 15.04.2021 tarihli dilekçe ile davaya açıkça karşı çıkmış olmasına göre- harç dışındaki diğer yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.” gerekçeleriyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nin 353/(1)-b.1 uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; “hak sahibi zilyedin kendilerinin olduğunu, tanık beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu ve hükme esas alınmaması gerektiğini, taşınmazı Hakkı …’in oğlundan satın aldığını, davacının hangi tarihten beri kullandığının dahi belirlenmediğini” belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri,

2.3402 sayılı Kadastro Kanunu’na 5831 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.