Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/2781 E. 2023/248 K. 24.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2781
KARAR NO : 2023/248
KARAR TARİHİ : 24.01.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Reşadiye Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 6292 sayılı Kanun gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı … dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın iki bölümden oluştuğunu, bir bölümünün kendi kullanımında bulunduğunu, taşınmazın satış bedelinin yarısını Malmüdürlüğüne kendisinin yatırdığını, ancak 6292 sayılı Kanun uyarınca satışın davalı adına yapıldığını ileri sürerek, taşınmazın dava konusu bölümünün davalı adına olan tapu kaydının iptali ve adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır.

II. CEVAP
1.Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın uzun zamandan beri kendi zilyetliğinde olduğunu, taşınmazın bir bölümünün babası tarafından satın alındığını ve kendisine ait olduğunu, bir bölümünün ise davacı amcası ile kendisine ait olduğunu belirterek, taşınmazın babası tarafından satın alınan ve kendisine ait olan bölümünün kendi adına, davacı amcası ile müşterek oldukları bölümünün ise ½’şer payla adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı 09.10.2019 tarihli keşifte; dava konusu taşınmazın yarısının davacıya ait olduğunu beyan etmiştir.

3.Davalı 17.01.2020 tarihli duruşmada; “keşif sırasında da kabul ettiğim gibi, 106 ada 66 parsel hakkında davacının davasını yani ½ payını kayıtsız şartsız kabul ederim. Bu parselin ½’si davacının ½’si ise benimdir” şeklinde beyanda bulunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmazın satışına ilişkin kayıtların incelenmesinde, davalının ihaleye tek başına katıldığını ve satış bedelinin tamamının davalı tarafından ödendiğini, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarından, dava konusu edilen taşınmaz bölümünün davalıya babasından intikal ettiğinin anlaşıldığını ve bu haliyle davacının iddiasını ispatlayamadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın esasında iki parçadan oluştuğunu, parçanın bir bölümünün şahsına, diğer bölümünün ise davalı yeğeni …’e ait olduğunu, davalının cevap dilekçesinde ve keşifte davayı kabul ettiğini, davalının kabul beyanı var iken, mahkemenin Hazine kayıtlarını ve tanık beyanlarını gerekçe göstermesinin kanuna aykırı olduğunu, Hazine kayıtlarında bir yanlışlık olduğunu, tapu kaydının sadece davalı adına çıktığını, mahalli bilirkişiler ve tanıkların dava konusu parselin yarısının kendisine ait olduğunu beyan ettiklerini, mahkemenin red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Yasa uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte, Hazine ile şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerekmesine ve dava konusu taşınmazın dava tarihinden önce Hazinenin mülkiyetinden çıktığına ve 6292 sayılı Yasa’nın uygulanma olanağı kalmadığından davanın görülebilirlik koşulunun ortadan kalkmış olduğuna ve bu nedenle şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığına göre mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği” gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B.Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun gereğince davalı adına yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve taşınmaz bölümünün davacı adına tescili istemine yönelik davada, kabul beyanına değer verilip verilmeyeceğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 308 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kanun’a 5831 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi, 6292 sayılı Kanun’un 6. maddesi.

3. Değerlendirme
1.Kullanım kadastrosu sonucunda Tokat İli, … İlçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 66 parsel sayılı 2.717,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın …’in kullanımında olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve 06.05.2015 tarihinde tescil edildikten sonra 28.12.2016 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca satılarak davalı … adına kayden intikal ettirilmiştir.

2.Mahkemece yukarıda (III) numaralı paragrafta açıklanan gerekçe ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; davalı … yukarıda (II/1-2-3) numaralı paragraflarda açıklanan beyanlarıyla açılan davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. 6100 sayılı HMK’nin 308 ve devamı maddelerine göre kabul, davayı sona erdiren taraf işlemlerinden olup, kesin hükmün sonuçlarını doğurmakta olduğuna göre, davalının kabul beyanı yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği kuşkusuzdur.

Hal böyle olunca; Mahkemece, davalının kabul yönündeki beyanları tartışılıp, değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.