Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/2830 E. 2023/1096 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2830
KARAR NO : 2023/1096
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/373 E., 2021/927 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı/müdahil Orman İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
1.Kadastro sonucunda, … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 2435 parsel sayılı 8.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve … adına tespit ve tescil edilmiş, Orman İdaresinin tespite itiraz etmesi üzerine, Kadastro Komisyon kararı uyarınca taşınmaz ifraz edilmiştir. Taşınmazdan ifrazen oluşan 4009 parsel sayılı 2.250,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Hazine adına tescil edilmiş, taşınmazın beyanlar hanesine, taşınmazın 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1977 yılından beri … ve …’nun zilyetliğinde olduğu şerhi yazılmıştır. Bilahare yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda 4009 parsel sayılı taşınmaz ikiye ifraz edilmiş, taşınmazın ifrazıyla 1.944,04 metrekare yüzölçümlü 5181 parsel ile 555,96 metrekare yüzölçümlü 5182 parsel sayılı taşınmazlar oluşmuş, taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine 4009 parsel sayılı taşınmazdaki şerh ayrı ayrı taşınmış, ayrıca 5181 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine “eylemli orman haline dönüşmüştür” şerhi yazılmıştır.

2.Davacı … vekili dava dilekçesinde; 5181ve 5182 parsel sayılı taşınmazların satın alma nedeniyle kendi fiili kullanımında bulunduğunu iddia ederek adına kullanım şerhi verilmesini istemiştir.

Orman İdaresi vekili 27.04.2018 tarihli dilekçe ile; 581 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.

Davalılardan … vekili; taşınmazın satım dışı tutulan yer olduğunu, kullanımın kendilerine ait olduğunu, davacı ile bir ilgisinin bulunmadığını öne sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2014 tarihli ve 2014/339 Esas, 2014/362 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, çekişmeli 5181 ve 5182 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine, davacı …’in fiili kullanımında bulunduğu şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili ile davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 04.05.2017. tarihli ve 2017/1911 Esas, 2017/3148 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazlardan 5181 parsel sayılı taşınmaz “eylemli orman” vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, bu durumda, davanın, ormanların işletme hakkı Orman İdaresine ait bulunduğundan fiili kullanıcı durumunda bulunan Orman İdaresine de yöneltilmesi zorunlu bulunduğu halde davacı tarafından 5181 parsel sayılı taşınmaza açılan davada yalnızca Hazineye ve şerh sahipleri Hikmet ve …’na husumet yöneltildiği, Orman İdaresinin yöntemince davaya dahil edilmediği belirtilerek taraf teşkili yönüyle hükmün bozulmasına, bozma sebebine göre sair itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1.İlk Derece Mahkemesinin bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonucunda; 14.11.2018 tarih ve 2017/557 Esas, 2018/835 Karar sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulüne, müdahil Orman İdaresinin davasının kabulüne, 5182 parsel sayılı taşınmazın “zilyetli olduğunun” tespiti ile bu hususun beyanlar hanesine şerh düşülmesine, 5181 parselin orman vasfı ile tapuya tesciline, üzerinde bulunan zilyetlik şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2018 tarihli hükmü davalı Hazine vekili ile davalı/müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.11.2020 tarihli 2020/2391 Esas, 2020/5279 Karar sayılı kararı ile;

a)Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, 5181 parsel hakkındaki sair temyiz itirazları yerinde olmadığı, ancak, Mahkemece dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğu kabul edilmesine rağmen taşınmazın kimin adına tescil edileceğinin hükümde belirtilmemiş olması isabetsiz olup, bozma nedeni ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın hüküm fıkrasının (B) bendinin 1. fıkrasında yer alan “taşınmazın orman vasfı ile” ve “tapuya tesciline” sözcükleri arasına gelmek üzere “Hazine adına” sözcüklerinin eklenmesine ve kararın hüküm fıkrasının düzeltilmiş bu şekliyle onanmasına,

b)Dava konusu 5182 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı …, dava konusu taşınmazın kendi fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek, lehine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açtığı, İlk Derece Mahkemesince doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, söz konusu taşınmazın kimin zilyetliğinde olduğu açık şekilde belirtilmeksizin, taşınmazın “zilyetli olduğunun tespiti ile bu hususun taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine şerhine” karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma ilamına karşı Orman İdaresi vekilinin karar düzeltme talebi Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.11.2021 tarihli ve 2021/2157 Esas, 20217 Karar sayılı kararıyla reddedilmiştir.

5.İlk Derece Mahkemesince 16.11.2020 tarihli bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 5182 parsel sayılı taşınmazın davacı …’in zilyetliğinde olduğunun tespiti ile bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerhine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı/müdahil Orman İdaresi vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı/müdahil Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince temyize konu kararda bozma öncesi 2017/557 Esas, 2018/835 Karar sayılı ilamında vekalet ücretine karar verildiği, esasa ilişkin bozma hususu bulunmadığından kazanılmış hak oluşması nedeniyle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmişse de mahkemenin bu ilamının Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.11.2020 tarihli ilamıyla 5182 parsele ilişkin davaya dair yargılama giderlerini de kapsayan hükümler de dahil olarak bozulmuş iken vekalet ücretine dair hükmün bozma kapsamı dışında kalarak kazanılmış hak oluşturduğuna dair kararının yerinde olmadığı, Orman İdaresinin yalnızca 5182 parsel yönüyle davada taraf olup 5181 parsel yönüyle husumetinin bulunmadığından 5181 parsel hakkındaki yargılama yönüyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı, 5182 parsel yönüyle de davalarının kabulüne karar verilmekle idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiği belirtilerek bu hususlar yönüyle hükmün düzeltilerek onanmasını, mümkün bulunmaması halinde hükmün bozulmasını istemiştir.

2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu, verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu bu nedenle hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 5182 parsel üzerinde davacı …’in kullanımının bulunup bulunmadığı ve 5181 parsel yönüyle yapılan yargılama yönüyle ise takdir edilen yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
1. Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Orman İdaresinin 5181 parsel sayılı taşınmaz yönüyle davalı ve müdahil sıfatıyla taraf olarak yer aldığı, 5181 parsel sayılı taşınmaz hakkında verilen İlk Derece Mahkemesinin 14.11.2018 tarihli kararı Yargıtay incelemesinden geçerek hükmün düzeltilmek suretiyle onanmasına karar verildiği ve Orman İdaresinin karar düzeltme talebinin de reddedilmek suretiyle kesinleştiği, diğer 5182 parsel sayılı taşınmaz hakkında verilen 14.11.2018 tarihli hükmün Yargıtayca bozulması üzerine, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak 5182 parsel hakkında eldeki temyize konu 14.09.2021 tarihli kararın verildiği, 5182 parsel yönüyle Orman İdaresinin taraf sıfatının bulunmadığı gibi hükümde Orman İdaresi aleyhine durum da yaratılmadığı anlaşıldığından temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sepeblerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının;
1.Davalı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının (V.) (3.) (1.) bentte yazılı nedenlerle reddine,

2.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının (V.) (3.) (2.) bentte yazılı nedenlerle reddi ile kararın
ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.