Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/2978 E. 2023/730 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2978
KARAR NO : 2023/730
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/713 E., 2022/51 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki askı ilanından sonra açılan uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne verilmiştir.

Kararın, davacı vekili ve davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2014 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, … ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı Türkiye Cumhuriyeti Devlet … Yolları (TCDD) Genel Müdürlüğü adına kayıtlı bulunan eski 4911 parsel sayılı 80.580,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 298 ada 1 parsel numarası ile 77.233,88 metrekare yüzölçümlü olarak; davalılar … ve … adına kayıtlı eski 6471 parsel sayılı 2.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 167 ada 8 parsel numarası ile 2.898,87 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2.Davacı TCDD vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında davacı adına kayıtlı eski 4911 (yeni 298 ada 1 parsel) parsel sayılı taşınmazın 1.020,00 metrekaresinin davalılara ait eski 6471 (yeni167 ada 8 parsel) parsel sayılı taşınmaz içerisinde tespit gördüğünü ileri sürülerek bu kısma ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar süresi içerisinde davaya cevap vermemişler, katıldıkları 24.02.2016 tarihli oturumda; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derce Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli ve 2015/361 Esas, 2018/125 Karar sayılı ilamı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 28.06.2019 tarihli ve 2019/95 Esas, 2019/690 Karar sayılı kararı ile ile eksik inceleme ve araştırma nedeni ile mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

3.İlk Derece Mahkemesinin 09.09.2020 tarihli ve 2019/313 Esas, 2020/190 Karar sayılı kararı ile; uyuşmazlığın 3402 sayılı Kanun’un 22-a maddesi kapsamında yapılan uygulama tespit tutanaklarının iptaline yönelik tapu iptal ve tescil davası olduğu, bu tip davaların niteliğinin mülkiyet uyuşmazlıklarına ilişkin olmayıp, taşınmazların geometrik durumunun tespitinde zemin ile pafta arasındaki uyumsuzluğun ortadan kaldırılmasına ilişkin olduğu, uyuşmazlığa dair keşif sonucu alınan hükme esas alınan 27.03.2020 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile … ili, … ilçesi, … Mahallesi 167 ada 8 parsel, 298 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili uygulama tespit tutanaklarının iptaline, 27.03.2020 havale tarihli bilirkişi raporu ekli krokisinde 167 ada 8 parsel içerisinden yeşil renkte A harfi ile belirlenen 64,94 m²’lik kısmın bu parselden çıkartılarak 298 ada 1 nolu parsele eklenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ile davalılar istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı kurum adına kayıtlı olmasına ve istimlak sınırlarında olmasına rağmen 4911 parselde kayıtlı taşınmazın 1.020 metrekarelik kısmının davalıların maliki bulunduğu 167 ada 8 parsele dahil edildiğini ve hiçbir yasal gerekçe olmadan davalılar adına tescil edildiğini, Mahkemece ancak 64,94 m2’lik kısım yönünden davanın kabulüne karar verildiğini, karara esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ile hazırlandığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 719 ve 1003. maddelerinin dikkate alınması ile kamulaştırma haritaları ve kamulaştırma işlemine ait bilgi ve belgelere göre değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması ile davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Davalılar istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucuna göre karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın bilirkişi raporları kapsamında davasını ispatlayamadığını, dava konusu taşınmazlarda yanlış ölçüm yapılmadığının anlaşıldığını, raporlar arasında çelişkiler bulunduğunu, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava kabul edilse dahi yargılama gideri ve vekalet ücretinin taraflarına yükletilmesinin isabetsiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın yapılan yargılaması sonunda, denetime elverişli, infazı kabil, bilimsel ve teknik veriler içeren bilirkişi raporuna itibar edilerek, davanın kısmen kabulü ile, krokide (A) harfi ile gösterilen 64,94 m2’lik kısmın, davalı parselinden çıkartılıp, davacı parseline eklenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmamakla birlikte, kararda infazda tereddüte neden olacak şekilde dava konusu taşınmazların sonuç yüzölçümlerinin gösterilmemesinde, ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A maddesi hükmüne aykırı olarak davalılar aleyhine harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabet bulunmadığı, eksikliği tespit edilen hususların yeniden yargılama yapılmadan giderilmesinin mümkün olduğu, hal böyle olunca; kamu düzeni kurallarının da dikkate alınması ile, davacı vekili ve davalıların istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, sair istinaf itirazlarının reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 ve 355 inci maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, esas hakkında yeniden hüküm kurulmuş ve davanın kısmen kabulüne, … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 298 ada 1 parsel ve 167 ada 8 parsel sayılı taşınmazların uygulama (yenileme) kadastrosu tespitlerinin iptaline; 27.03.2020 havale tarihli bilirkişi raporu ekli krokisine göre uygulama (yenileme) kadastrosunda davalılara ait 167 ada 8 parsel sayılı taşınmaz içerisinde sınırlandırılıp yeşil renkte ve (A) harfi ile gösterilen 64,94 m2’lik kısmın bu parselden çıkartılarak davacı tarafa ait 298 ada 1 nolu parsele eklenmesine, sonuç itibariyle, 167 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 2.833,93 m2; 298 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 77.298,82 m2 yüzölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline; 3402 sayılı Kanun’un 36/A maddesi uyarınca davacı idare tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı idare lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.Dava, kesinleşen uygulama kadastrosu sırasında, dava konusu taşınmazların müşterek sınırlarının hatalı tespit edildiği iddiasıyla açılan, uygulama kadastrosu ile belirlenen sınırların düzeltilmesi isteğine ilişkindir.

2.Uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun yöntemine uygun şekilde yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a ve 36/A maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup Davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.