Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/3074 E. 2023/727 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3074
KARAR NO : 2023/727
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/131 E., 2022/179 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. 3402 sayılı Kanun’un (5831 sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle eklenen) Ek 4 üncü maddesi gereğince 2018 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 304 ada 9 parsel sayılı 1.450,80 m² yüzölçümündeki taşınmaz ile 304 ada 8 parsel sayılı 5.631,53 m² yüzölçümündeki taşınmaz, “Fındık Bahçesi” vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş ve 304 ada 9 parselin davacı … oğlu …’ın; 304 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ise davalı … Oğlu …’ın “2000 yılından beri kullanımındadır” şerhleri verilmiştir.

2.Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kullanımında olan 304 ada 8 parsel sayılı taşınmaz içerisinden davacı kullanımında olan 304 ada 9 parsel sayılı taşınmaza giden patika yol olduğunu, kullanım kadastrosunda bu yolun paftasında gösterilmediği ileri sürülerek taşınmazlar üzerinde önceden yol olduğu şekli ile davacı adına tescili istenmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; öncelikle aleyhlerine açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği, aksi kanaat oluşursa davanın askı ilan süresinden sonra açıldığı için asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, davanın süresinde açılmadığı, Kadastro Müdürlüğü’nün yaptığı işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmeyerek, davacının iddia ettiği şekilde kullanımda olan taşınmaz üzerinde herhangi bir yol olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fen bilirkişileri … ve … tarafından hazırlanan raporun sonuç kısmında, raporun ekinde bulunan hava fotoğrafları ve orto fotolarda davacının iddia ettiği, davalının kullandığı parsel içerisinde herhangi bir yol tespit edilemediğinin belirtildiği, davacının; davalı …’in kullandığı 304 ada 8 parselin içinden geçip, kendi kullandığı 304 ada 9 parsele giden yaklaşık 40-50 yıldan beri mevcut bir yolun olduğu ve bu yolun tespitinin yapılması talebiyle açtığı davada iddiasını ispatlayamamış olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; açtıkları davanın tanık ve bilirkişi beyanları ile ispat edildiği, zemindeki yolun patika yol olması, at, eşek ve öküz araba yolu olduğu için eski durumlarda gözükmeyebileceği, eksik araştırma, yetersiz inceleme yapıldığı, mevcut delilerin değerlendirilmesinde hata edildiği ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması istenmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, uzman harita bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada 1954, 1969, 1972 ve 1984 yıllarına ait hava fotoğraflarının çekişmeli taşınmazlarda yol görünmediğinin bildirilmesine, mahkemece yapılan keşif, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre davacının kadim yol iddiasını ispatlayamadığının anlaşılmasına göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir .

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen Ek-4 üncü madde uyarınca yapılan kadastroya itiraz istemine ilişkin olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının kullanımında bulunan taşınmazda davacının taşınmazına gitmek üzere kullandığı bir yol olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.