YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3129
KARAR NO : 2023/939
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/184 E., 2018/123 K.
KARAR : Davanın kabulüne, davanın reddine, karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davadan dolayı verilen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.11.2013 tarihli, 2013/3680 Esas ve 2013/9690 Karar sayılı ilamıyla, hükmün kısmen onanmasına kısmen bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dahili davalı … İdaresi yönünden ise esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve dahili davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 126 ada 31 parsel sayılı 180,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 127 ada 51 parsel sayılı 217,93 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 128 ada 87 parsel sayılı 1780,01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 133 ada 1 parsel sayılı 187,32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ev ve bahçesi vasfıyla, 133 ada 2 parsel sayılı 594,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ev ve ahır vasfıyla, 133 ada 3 parsel sayılı 115,37 m2 yüzölçümündeki taşınmaz samanlık vasfıyla, 161 ada 32 parsel sayılı 2867,78 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 161 ada 35 parsel sayılı 2597,90 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 167 ada 12 parsel sayılı 1837,19 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 167 ada 15 parsel sayılı 1774,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 170 ada 1 parsel sayılı 260,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla, 172 ada 5 parsel sayılı 1990 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ve 186 ada 29 parsel sayılı 5973,66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise tarla vasfıyla … adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı … dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Köyü 126 ada 9 ve 31, 127 ada 151, 128 ada 87, 133 ada 1, 2 ve 3, 161 ada 32 ve 35, 167 ada 12 ve 15, 170 ada 1 ve 172 ada 5 parsel olmak üzere toplam 13 adet taşınmazın ortak murislerinden geldiğini ileri sürerek, davalı adına yapılan tespit ve tescilin iptali ile taşınmazların veraset ilamındaki hisseler oranında adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında davacı vekili 07.11.2008 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde dava konusu olarak gösterilen taşınmazlardan 127 ada 151 parselin aslında 127 ada51 parsel olduğunu, 126 ada 9 parselin ise aslında 186 ada 29 parsel olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; miras bırakandan davacıya intikal eden yerleri davacının müvekkili olan davalıya sattığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
2. Dahili davalı … İdaresi vekili duruşmada verdiği beyanında; taşınmazların orman olan kısımlarının orman vasfıyla kurum adına tescilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2013 tarih ve 2008/190 Esas, 2013/22 Karar sayılı önceki kararı ile, “Dosyaya sunulan yazılı satış sözleşmeleri ve vekaletnamalerden anlaşılacağı üzere bir kısım taşınmazlardaki hisselerini davacının davalı kardeşine sattığı ,bu şekilde satılan parsellerin 128 ada 87, 167 ada 12 ve 15, 170 ada 1 parseli kapsadığı 133 ada 2 nolu parsel üzerinde bulunan evin davacı ve davalının babasına ait iken davalıya satıldığı ve teslim edildiği dava tarihine kadar davalı tarafından kullanıldığı , 133 ada 1 ve 3 nolu parsellerin ise davalı tarafından üçüncü kişilerden satın alındığı, miras bırakan ile bir ilgilerinin bulanmadığı her ne kadar tapuya kayıtlı taşınmazların satışı ancak resmi şekilde yapıldığı takdirde geçerli ise de dava konusu taşınmazlar 2008 yılına kadar tapuya kayıtlı olmadığından davalının satın aldığı tarihte bu taşınmazların devri menkul malların devrine ilişkin hükümlere tabi olacağından menkul mallarda mülkiyetin geçmesi için zilyetliğin devrinin yeterli olacağı, davacının murisinden intikal eden paylarını davalıya sattığı ve zilyetliği devrettiğinden mülkiyetin davalıya geçtiği, davalının tüm taşınmazları devraldığı, davacı kardeşinin miras payını sattığını iddia etmiş ise de bazı parseller yönünden savunmasını kanıtlayamadığı, bu parsellerin 127 ada 51, 126 ada 31, 161 ada 32 ve 35, 186 ada 29 nolu parseller olduğu, davacının hissesinin bulunduğu, taşınmazların bazılarının orman parsellerine komşu olduğundan Orman İdaresinin davaya dahil edildiği, orman bilirkişi raporunda 167 ada 15 ve 172 ada 5 nolu parseller orman sayılmayan yerler içinde kaldığı ancak 170 ada 1 nolu parselin orman alanı içinde kaldığının tespit edildiği gerekçesiyle … ili, … ilçesi, … Köyü 127 ada 51, 126 ada 31, 161 ada 32 ve 35 ve 186 ada 29 nolu parseller yönünden açılan davanın kabulüne, bu parsellerin tapu kayıtlarının davacının hissesi (veraset ilamlarında belirtildiği üzere 8/32 hissesinin) oranında iptalleri ile davacı adına tapuya tescillerine, … ili, … ilçesi, … Köyü 133 ada 1,2 ve 3, 128 ada 87, 167 ada 12 ve 15 ve 172 ada 5 nolu parsel yönünden açılan davanın reddine, … ili, … ilçesi, … Köyü 170 ada 1 nolu parselin tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tapuya tesciline” karar verilmiştir.
IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2013 tarih ve 2008/190 Esas, 2013/22 Karar sayılı önceki kararı, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay ( Kapatılan ) 20. Hukuk Dairesinin 07.11.2013 tarih ve 2013/3680 Esas, 2013/9690 Karar sayılı ilamıyla; “dava konusu 133 ada 1 ve 3 sayılı parsellerin tarafların ortak murislerinden kalmadığının, davalı … tarafından dava dışı üçüncü kişilerden satın alındığını anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına, davacı … ve davalı …’nin 170 ada 1 nolu parsele yönelik temyiz itirazları yönünden; gerek Hazine, gerekse Orman İdaresi tesbite itiraz etmedikleri gibi açılan davaya yöntemine uygun katılımlarının da bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesinin ara kararı ile davaya dahil edilmesinin Orman İdaresine taraf sıfatını kazandırmayacağı, davanın tarafları ile iddia ve savunmaları ve gösterdikleri delillerle sınırlı olarak çözümlenmesi gerekirken, değerlendirmede yanılgıya düşülerek taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı açıklandıktan sonra, davacı … ve davalı …’ nin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde, yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, davalı …’nin delil olarak 08.05.1960, 17.09.1962, 14.01.1963, 28.08.1983, 08.04.1984, 05.06.1987, 15.07.1987 günlü ve tarihsiz üç adet satış sözleşmelerine dayandığı halde yapılan keşifte mahalli bilirkişi, tutanak bilirkişileri ve tanıklara dayanılan satış sözleşmeleri sorularak tam olarak hangi taşınmazları kapsadıklarının usûlünce belirlenmediği belirtilerek, keşif yapılmak suretiyle kapsamlarının tam olarak belirlenmesi, tapusuz taşınmazların satışla birlikte zilyetliğinin de devir ve teslim edilmesinin zorunlu olduğu hususunun gözönünde bulundurulması, bilirkişilere çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilmesi, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması ve bundan sonra toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilerek, ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “dava konusu 133 ada 1 ve 3 nolu parsellerin davalı tarafından üçüncü kişilerden satın alınmış olduğunun, tarafların ortak murislerinden kalmadığının, hükmün söz konusu parsellere yönelik kısmının Yargıtay ilamı ile kesinleştiği, 133 ada 2 nolu parsel üzerinde bulunan evin davacı ve davalının babasına ait iken davalıya satıldığı, teslim edildiği ve dava tarihine kadar davalı tarafından kullanıldığı dosyaya sunulan delillerden anlaşıldığı, dosyada yer alan tapu kayıtlarından anlaşılacağı üzere 128 ada 87 nolu parselin davalı tarafından Mehmet Merdin’den satın alındığı ve tarafların ortak murislerinden kalmadığı, davaya konu 126 ada 31, 127 ada 51, 161 ada 32, 161 ada 35, 167 ada 12, 167 ada 35 ve 172 ada 5 parselin davalı tarafından satın alındığı mahalli bilirkişi raporuyla tespit edildiği, her ne kadar tapuya kayıtlı taşınmazların satışı ancak resmi şekilde yapıldığı taktirde geçerli ise de dava konusu taşınmazlar 2008 yılına kadar tapuya kayıtlı olmadıklarından davalının satın aldığı tarihte bu taşınmazların devri menkul malların devrine ilişkin hükümlere tabi olacağından menkul mallarda mülkiyetin geçmesi için zilyetliğin devri yeterli olduğundan söz konusu taşınmazların davalı tarafından satın alınarak davalıya zilyetliği devredildiğinden mülkiyetin davalıya geçmiş sayılacağı, davacı tarafın da taşınmazlardaki hissesine düşen bedele mukabil senet aldığını keşif beyanıyla kabul ettiği, 186 ada 29 parsel ile 170 ada 1 parselin davalı tarafından muristen satın alındığının duyulmadığı, ayrıca davalının bu parselleri hiç kullanmadığının beyan edildiği ve davalının bu taşınmazları satın aldığı yönündeki savunmasını kanıtlayamadığından davacının bu parsellerde hissesinin olduğu, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi Başkanlığının 07.11.2013 tarihli ve 2013/3680-2013/9690 Esas-Karar sayılı ilamı ile çekişmeli 170 ada 1 parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi yönünden bozulmasına ilişkin hükme uyulduğu gerekçesiyle … ili, … ilçesi, … Köyü 186 ada 29 parsel ile 170 ada 1 parsel yönünden açılan davanın kabulüne, bu parsellerin tapu kayıtlarının davacının hissesi (veraset ilamlarında belirtildiği üzere 8/32 hissesinin) oranında iptalleri ile davacı adına hissesi oranında tapuya tescillerine, … ili, … ilçesi, … Köyü 126 ada 31, 127 ada 51 , 128 ada 87, 133 ada 1, 133 ada 2, 133 ada 3, 161 ada 32, 161 ada 35, 167 ada 12, 167 ada 15 ve 172 ada 5 parseller yönünden açılan davanın reddine, dahili davalı … İdaresi yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili ve dahili davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamı sonrası yapılan yargılama aşamasında her bir parsel için ayrı ayrı tanıkların dinlenilmesi gerekirken usuli işlemin yanlış yapıldığını, davalının, dava konusu 186 ada 29, 170 ada 1 ve 172 ada 5 parsel dışındaki tüm taşınmazları babasından satın aldığını belirttiğini, tespit bilirkişisinin ise buna ilişkin duyumunun olmadığını belirttiğini, çekişmeli 172 ada 5 parsel yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ayrıca 127 ada 51, 126 ada 31, 161 ada 33 ve 35 parsellerin de davalıya satıldığının sabit olmadığını belirterek, bu sebepler ve resen dikkate alınacak nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Dahili Davalı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 170 ada 1 parselin orman olduğunun tespit edilmesine rağmen kendileri yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığını, bundan ayrı tüm taşınmazlar yönünden orman araştırması yapılması gerektiğini, dava konusu parsellerin çevresindeki ormanlık alanla bütünlük arz ettiğini belirterek, bu sebepler ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) hükümleri ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) hükümleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına, dahili davalı … İdaresi vekilinin 170 ada 1 parsele ilişkin hükme yönelik temyiz itirazı yönünden, İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda 170 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş olup, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 07.11.2013 tarihli ilamında bu taşınmaza ilişkin gerek Hazine’nin gerekse Orman İdaresi’nin tespite itiraz etmedikleri gibi açılan davaya yöntemine uygun katılımlarının da bulunmadığı, mahkemenin ara kararı ile davaya dahil edilmesinin Orman İdaresine taraf sıfatı kazandırmayacağı, davanın taraflarının iddia ve savunmaları ve gösterdikleri delillerle sınırlı karar verilebileceği, yanılgıya düşülerek bu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmuş olmasına, dahili davalı … İdaresinin diğer parsellere ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yönünden ise, bu parsellere ilişkin mahkemece verilen ilk karara karşı dahili davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmadığından diğer taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun anlaşılmasına ve kaldı ki, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin az yukarıda açıklanan bozma ilamında da belirttiği gibi dahili davalı … İdaresi tarafından bu parseller hakkında usulüne uygun şekilde açılmış bir dava da bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin ve dahili davalı … İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle ;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
170,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 9,90 TL’nin temyiz eden davacı …’den alınmasına,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.