YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/313
KARAR NO : 2023/241
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Uygulama Kadastrosuna İtiraz
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar … ve arkadaşları, davalı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi uyarınca 2015 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan temyize konu eski 153 parsel sayılı 11.125,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, yeni 2261 ada 21 sayılı parsel numarasıyla ve 10.655,14 metrekare yüz ölçümlü olarak; özel sicilinde harman yeri olarak kayıtlı bulunun eski 157 parsel sayılı 2.375,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ise, yeni 2261 ada 22 parsel numarasıyla ve 2.381,20 metrekare yüz ölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. İtirazı kadastro komisyonu tarafından red edilen davacı … vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili olan davacıya ait 2261 ada 16, 17 ve 21 parsel sayılı taşınmazlarının yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalılara ait 2261 ada 18 ve 22 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını açıklayarak, eski hale getirilmesi istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
1. Davalı … ve Hazine vekili cevap dilekçesinde; yapılan yenileme çalışmaları ile ilk tesis kadastrosu sırasında yapılan teknik hataların belirlenerek giderildiğini, çalışmalar sonucu üretilen kadastro paftalarının zeminle uyumlu, uygulanabilir, teknik ihtiyaçlara cevap verir ve güvenli hale getirilmesinin amaçlandığını, taşınmazların sınırlandırılmasında ilk tesis kadastrosunun tahdit ve tespit ettiği parsel sınırlarına itibar olunmasının esas alındığını açıklayarak, davanın yetki, işbölümü gibi ilk itirazlar ve husumet, görev/yargı yolu ile hak düşürücü süre ve zamanaşımı def’i yönünden incelenerek reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Dahili davalı …, … ve …; taşınmazlarının metrekaresinin azalmasını kabul etmediklerini savunmuşlardır.
3. Dahili davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulüne ilişkin 22.02.2018 tarih ve 2015/4 Esas, 2018/8 Karar sayılı önceki karar, davalılar … ve arkadaşları ile davalı Hazine ve Kadastro Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 14.02.2019 tarih ve 2018/916 Esas, 2019/256 Karar sayılı ilamıyla; “…mahkemece taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verildiği belirtilerek, davacı …’ın 2261 ada 17 parsel sayılı taşınmazda dava dışı … isminde paydaşının bulunması nedeniyle diğer müşterek maliki olan …’ın davaya katılımını sağlamak üzere süre ve imkan verilmesi ve ayrıca davalı parsel olan 2261 ada 22 parsel sayılı taşınmazın harman yeri vasfında kamu orta malı olması nedeniyle Hazine yanında yasal hasım olan … Belediye Başkanlığı ile … davaya dahil edilerek yargılama yapılması…” gereğine değinilerek kaldırılmış ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası İlk Derece Mahkemesince, taraf teşkili tamamlanarak yürütülen yargılama sonunda verilen 05.03.2020 tarih ve 2019/9 Esas, 2020/4 Karar sayılı kararla, taşınmazlara ilişkin uygulama kadastrosu çalışmalarının kanun ve yönetmelik hükümlerin uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, harita yüksek mühendisi tarafından düzenlenen 26.10.2017 havale tarihli raporu ve bu rapora ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 3.533,68 metrekarelik kısmın eski 153 ( yeni 2261 ada 21) parselden ayrılarak eski 152 (yeni 2261 ada 17) parsele ilavesine, (B1) ile gösterilen, 443,37 metrekarelik kısmın eski 157 (yeni 2261 ada 22) parselden ayrılarak eski 153 (yeni 2261 ada 21) parsele ilavesine, (B2) ile gösterilen, 5.131,01 metrekarelik kısmın eski 154 (yeni 2261 ada 18) parselden ayrılarak eski 153 (yeni 2261 ada 21) parsele ilavesine, düzeltme sonucu eski 152 (yeni 2261 ada 17) parselin 23.687,42 metrekare olarak, eski 153 (yeni 2261 ada 21) parselin 12.695,84 metrekare olarak, eski 154 (yeni 2261 ada 18 ) parselin 19.511,37 metrekare olarak, eski 157 (yeni 2261 ada 22) parselin 1.937,83 metrekare olarak tapuya kayıt ve tesciline, (eski 151) yeni 2261 ada 16 parsel yönünden açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, bu taşınmazın yenileme tespitinde olduğu gibi tapuya kayıt ve tesciline hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar … ve arkadaşları, davalı … vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalılar … ve arkadaşları istinaf başvuru dilekçelerinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, davacıya ait parsel ile kendilerine ait taşınmazın arasında sabit sınır olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
2. Davalı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalı … yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, davacıya ait taşınmazdaki eksilmenin sebebinin ilk tesis kadastrosu yapılırken kullanılan teknik imkanların yetersizliğinden kaynaklanabileceğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazların sınırlarında fiili bir değişme olmadığını, gerçekleştirilen yenileme çalışmalarının hukuka uygun olduğunu, yargılama neticesinde eksik inceleme ile karar verildiğini, incelemenin sadece dava konusu parsellerin komşu parsellere olan sınırları yönünden yapıldığını, komşu parsellerin pafta-tersimat ve zemin uyumlarının incelenmediğini, dava konusu olayda meydana gelen zararda Hazinenin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
… Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 14.10.2021 tarih ve 2020/1193 Esas, 2021/1278 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekili, davalı … vekili ile davalılar … ve arkadaşlarının istinaf başvurularının HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK’nin) 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, HMK’nin 371 inci maddesinde yer alan bozma nedenlerinden birinin bulunmadığının anlaşılmasına ve temyiz edenin sıfatına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine ve davalı … vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nin 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davalı … Başkanlığından alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.