Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/3379 E. 2023/1504 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3379
KARAR NO : 2023/1504
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1809 E., 2022/649 K.
KARAR :İstinaf talebinin kabulüne- davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kadirli 1. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2018/5 E., 2019/70 K.

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. … İli, … İlçesi, … çalışma alanında bulunan 840 ada 137 parsel sayılı 4.044,75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı yazılarak,kullanıcısız olarak tarla vasfıyla Maliye Hazinesi adına tespit edilmiştir.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 840 ada 137 parsel sayılı taşınmazın vekil edeninin zilyet ve tasarrufunda olduğunu ancak tespit esnasında beyanlar hanesinde vekil edeninin kullanımında olduğunun belirtilmediğini açıklayarak, tutanağın beyanlar hanesinin iptal edilerek müvekkilinin kullanımında olduğuna dair şerh verilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur .

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar harita mühendisi 2016 yılı itibariyle taşınmazın imar ihyası yapılmış ve zilyetlikle tasarruf edilen yerlerden olmadığını belirtmiş ise de taşınmazın tespit tarihinin 20.12.2017 olduğu, dava konusu taşınmazın tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi gereği yapılmış olup, bu durumda tespit günü itibariyle fiili kullanıcının belirlenmesi gerektiği, bu bakımdan harita mühendisi tarafından 2016 yılına ait hava fotoğrafı dosyayı aydınlatma bakımından yetersiz kaldığından itibar edilmediği, öte yandan, ilgili kanun uyarınca tespit günü itibariyle çekişme konusu taşınmazda kullanımın olup olmadığının önem arz ettiği, keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin beyanlarından davacının taşınmazı kullandığı, davacıdan önce uzun süre taşınmazın boş bırakıldığı ancak 1988 yılına kadar davacının murisi tarafından zamanında kullanıldığı, ziraat bilirkişisi tarafından alınan raporlardaki ağaçların yaşları nazara alındığında taşınmazın kullanıcısız olan yerlerden olmadığı, tespit tarihi itibariyle taşınmazın fiili kullanıcısının davacı olduğu gerekçeleri ile, davacı …’nin davasının kabulüne, … ili … ilçesi … Mahallesi … mevkinde bulunan 4044,75 m2 yüzölçümündeki ve tarla vasfındaki 840 ada 137 numaralı parselin beyanlar hanesi ile birlikte tespitinin iptaline, … ili … ilçesi … Mahallesi … mevkinde bulunan 4044,75 m2 yüzölçümündeki ve tarla vasfındaki 840 ada 137 numaralı parselin tespit gibi tarla vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, tapu kütüğünün beyanlar hanesine; A-6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Maliye Hazinesi adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. .. ilçesi … Mahallesi 840 ada 137 numaralı parselin tapu kütüğünün beyanlar hanesine … oğlu …’nin kullanımında olduğunun şerh edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ile davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde, 11.02.2019 tarihinde yapılan keşfin yokluğunda yapıldığını, keşif gününün tebliğ edilmediğini, bilirkişi raporlarında davanın reddine karar verilecek tespitlerde bulunulduğunu, kadastro tutanaklarında da taşınmazda kullanıcı olmadığının tespit edildiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

2. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davanın kabulüne ilişkin itirazlarının olmadığını, kabule karar verilmesine rağmen lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmediğini, İlk Derece Mahkemesinin yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönünden kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her ne kadar tanıklar ve mahalli bilirkişilerin, dava konusu taşınmazın uzun yıllar boş kalmasından sonra 2013 yılından beri davacı tarafından zeytin ekilerek kullanıldığını beyan etmiş iseler de, dosya içinde bulunan harita mühendisi bilirkişinin raporuna göre taşınmazın 2016 tarihli hava fotoğrafında imar ihyası yapılmamış, zilyetlikle tasarrufta bulunulmayan bir yer olduğunun ve ziraat bilirkişisi raporunda zeytin fidanlarının 1-2 yaşında olduğu yazılı olmasına rağmen mahkemece hava fotoğraflarına ve bilirkişi raporlarına itibar edilmeyerek yetersiz tanık beyanlarıyla hüküm tesisinin gerçekçi bulunmadığı, 2016, 2017 ve 2018 yılına ilişkin taşınmazı gösterir uydu fotoğraflarının temin edilerek dosya içine ve UYAP sistemine aktarıldığı; 2016 tarihli uydu fotoğraflarında hava fotoğrafında olduğu gibi taşınmazın doğal halinde bulunduğu, kadastro tespitinin yapıldığı 2017 yılı uydu fotoğraflarında yine taşınmazın aynı durumda olduğu ve üzerinde herhangi bir ağaç bulunmadığı, 2018 yılında ise 146 parsel tarafından kısmen açma yapılmaya başlandığı, bu haliyle, tüm tanık beyanları, bilirkişi raporları ve taşınmazın tespit tarihindeki durumunu gösterir uydu fotoğrafları birlikte değerlendirildiğinde, tespit tarihinde herhangi bir fiili kullanım olmadığı gerekçeleri ile davalı vekilinin Kadirli 1. Kadastro Mahkemesi’nin 2018/5 Esas, 2019/70 Karar sayılı dosyasında verilen 29.05.2019 tarihli kararına karşı yapmış olduğu istinaf kanun yolu başvuru isteğinin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.3 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi yargılaması yönünden; davanın reddine, dava konusu … ili … ilçesi … Mahallesi 840 ada 137 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu parselin tarla vasfıyla tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tescili ile beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Maliye Hazinesi adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır ibarelerinin eklenmesine karar verilmediğini, ayrıca kullanılmayan gider avansının karar kesinleşmesi ve talep halinde iadesine ilişkin karar verilerek, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına ilişkin kararın bozulması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.

2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, sadece bilirkişi raporu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının yok sayıldığını ve buna ilişkin hiçbir gerekçe gösterilmediğini, tanıkların zeytin ağaçlarının davacı tarafındn dikildiğini görgüye dayalı olarak anlattıklarını, beyanların çelişki içermediğini, soyut ifadelerle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosuna itiraz davasıdır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 Sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.