YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3399
KARAR NO : 2023/1303
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/370 E., 2021/93 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki Kadastro Tespitine İtiraz davasında verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar … ve … vekili dava dilekçesinde; … ili … İlçesi … Köyü 119 ada 14 parsel sayılı taşınmazın, kadastro çalışmalarında davalı Hazine adına tespit gördüğünü, taşınmaz üzerinde müvekkilleri olan davacılar ile murislerinin 80 – 90 yıldır eklemeli zilyetliklerinin devam ettiğini ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacılar adına tespit ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 53 nolu Toprak Tevzii Komisyonunca mera olarak tespit edilen 163 parsel sayılı taşınmaz kapsamında Hazineye intikal ettirilerek tapuya bağlandığını, davacının ve bayiilerinin dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26/05/2014 tarih ve 2007/1433 Esas, 2014/400 Karar sayılı önceki kararı ile, davanın kabulüne, çekişmeli 119 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile eşit paylarla davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.04.2015 tarih ve 2015/2151 Esas, 2015/3633 Karar sayılı ilamıyla; öncelikle taşınmaz hakkında belirtmelik tutanağının düzenlendiği 27.08.1963 tarihinden geriye doğru 15, 20 ve 25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları getirtilerek dosyanın tamamlanması, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi refakate alınarak yeniden keşif yapılması, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın kadim mera olup olmadığı, taşınmazlar ile mera parseli arasında sabit doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, toprak tevzi komisyonu çalışması sırasında taşınmazın mera olduğunun belirtildiği gözetilerek taşınmazın bu tarihten önce mera olarak mı yoksa tarım arazisi olarak mı kullanıldığı, taşınmazların meradan açılıp açılmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu mera parselinin kadim mera olup olmadığı, kadim mera ise mera ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı konusunda bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazların niteliğinin kesin olarak saptanması, taşınmazların keşif sırasında çekilen ve mera parseli ile taşınmazları birlikte gösteren fotoğraflarının rapora eklenmesi, bu konuda dosyaya getirtilecek olan toprak tevzi komisyonu çalışmalarından önceki dönemlere ait hava fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılması, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek ilk derece mahkemesinin önceki kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Hazine’nin dayandığı 19.11.1963 tarih, sıra 971, cilt 17, sahife 45 nolu tapu kaydının sınırlarının dava konusu taşınmaza uyduğu ve fen bilirkişi raporunda belirtilen ve Kadastro Tutanağına uygulanan Toprak Tevzi Komisyonunun 132 numaralı parselin dava konusu taşınmazı, ekli krokide çakıştırılması neticesinde kapsadığı, davacıların 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 46 ncı maddelerinde belirlenen 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyet olma koşulunu lehlerine olacak şekilde ispatlayamadıkları gerekçesiyle, davanın reddi ile çekişmeli 119 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının yeterince açık olmadığı, keşif sırasında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin zilyetlik iddialarını doğruladıklarını, müvekkillerinin zilyetliklerinin Hazine’ye ait tapunun oluşmasından çok önceye dayandığını, taşınmazın evveliyatından beri kültür arazisi olduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığını, müvekkillerinin ve bayilerinin zilyetliğinin en azından vergi kaydının oluşturulduğu 1937 yılından başlayarak 1963 yılına kadar devam ettiğini bu nedenlerle 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 46 ncı maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesindeki kazanma koşullarının gerçekleştiğini, dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporlarının lehlerine olmasına rağmen mahkemece hatalı yorumlandığını ve sadece hava fotoğraflarına dayanarak taşınmazın tarımsal amaçlı kullanılmadığının kabul edildiğini oysa ki taşınmazın biçenek ya da çayır vasfında olmasının dikkate alınmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 7, 14, 17 ve 46 ıncı maddeleri,
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik olmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin de bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.