YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3490
KARAR NO : 2023/681
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2842 E., 2022/114 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 6292 Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kullanım kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 181 ada 13 parsel sayılı 258,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve iş bu taşınmaz bahçe ve üzerindeki tek katlı binanın 2000 yılından beri …’in kullanımında olduğu şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tespit ve 24.09.2010 tarihinde tescil edildikten sonra 12.06.2017 tarihinde 6292 sayılı Kanun gereğince satılarak … adına kayden intikal ettirilmiştir.
2.Davacı … vekili dava dilekçesinde, uzun yıllardır fiili kullanımında bulunan ve beyanlar hanesine lehine kullanıcı şerhi verilen 181 ada 12 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün çekişmeli 181 ada 13 parsel sayılı taşınmaza dahil edildiğini ileri sürerek bu kısmın fiili kullanımında bulunan 181 ada 12 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi sureti ile taşınmazın 174,19 m2 yüzölçümlü olarak adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; davacının çekişmeli taşınmazda hakkı bulunmayıp, kadastral tespit ve ölçümlerde bir hata bulunmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın Hazine’nin mülkiyetinden çıkıp 3 üncü şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra şerhe yönelik davanın ve tapu iptaline yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, davacının eldeki davayı 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden sonra açtığı, davalıya ait tapu kaydının idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğu, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli davanın dinlenmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyaya ibraz edilen … Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 2016/79 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda iddia konusu taşınmaz bölümünün davacının kullanımında olduğunun belirlendiğini, davanın dinlenemeyeceği şeklindeki değerlendirmenin hatalı olup, zilyetliğin tespitine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, kullanım kadastrosuna tabi tutulan taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe ve buna bağlı satış işlemi sonucu oluşan tapu kaydına yönelik iptal ve tescil isteğine ilişkin olduğu açıklanarak kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazine ile şerh sahibi ya da sahiplerine yöneltilerek açılması gerektiği, taşınmazın Hazine’nin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edilmesinden sonra şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, somut olayda da, davacının eldeki davayı 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işlemlerinden sonra 10.07.2017 tarihinde açtığı, davalı taraf adına oluşan tapu kaydı idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna göre dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli dava açılamayacağı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosu sırasında gerçek kişi lehine kullanıcı şerhi verilip, Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra 6292 sayılı Kanun gereğince şerh sahibine satılarak bu kişi adına tescil edilen taşınmaza yönelik olarak, kullanım kadastrosu öncesindeki fiili kullanım hakkına dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunulup bulunulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.