Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/3587 E. 2023/280 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3587
KARAR NO : 2023/280
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvalık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında … ili Ayvalık, ilçesi Akçapınar Mahallesi çalışma alanında bulunan 107 ada 16 parsel sayılı 4.555,08 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve 29.03.2013 tarihinde tescil edildikten sonra 23.02.2017 tarihinde 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun ) gereğince …’ye satılarak bu kişi adına tapuda kayden intikal ettirilmiştir.

2.Davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 107 ada 16 parsel sayılı taşınmazın 944,00 m2 yüzölçümündeki bölümünün uzun yıllardır kendi zilyetliğinde olduğu halde, davalı tarafından 6292 Sayılı Kanun uyarınca kötü niyetli olarak satın alındığını ileri sürerek bu kısmın tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili, 19.06.2020 tarihli celsede davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın satış işleminden önce açılmış bir davası olmadığına göre, davalı adına oluşan kaydın mevzuata uygun olduğu, ayrıca tapu kaydı 6292 Sayılı Kanun gereğince yapılan satış sonucunda oluştuğuna ve idari işlem niteliğindeki bu satış işlemi iptal edilmediğine göre davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçeleri ile davanın ön şart yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, çekişmeli taşınmazın kendi fiili kullanımında olup, mevzuata aykırı olarak davalıya satıldığını, kadastro öncesi nedene dayalı olarak hak düşürücü süre içerisinde her zaman dava açılabileceğini, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılacak davalarda her hangi bir ön şart öngörülmediği belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6292 Sayılı Kanun uyarınca yapılan satışla oluşan tapu kaydının iptaline ilişkin davanın, tescilin sebebine dayalı idari işlemin iptal edilmeden dinlenemeyeceği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğa nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra 6292 sayılı Kanun gereğince gerçek kişiye satılarak tescil edilen taşınmaza yönelik olarak, kadastro öncesindeki fiili kullanım hakkına dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunulup bulunulamayacağı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 sayılı Kanun’un 12 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.