YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/379
KARAR NO : 2023/1093
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 141 ada 3 parsel sayılı 198,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 4 hisse itibariyle, 1 hissesi …, 1 hissesi … ve 2 hissesi … adına tespit edilmiştir.
2.Davacı … vekili, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak, taşınmazın davacı adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2015 tarihli ve 2013/87 Esas, 2015/44 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın davacının tasarruf ve zilyetliği altında bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılardan … vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.03.2019 tarihli ve 2016/1453 Esas, 2019/1596 Karar sayılı ilamıyla; Mahkemece, davacı tarafın taksim iddiasını ispatladığı, taşınmazı eşyalarını koymak suretiyle kullandığı kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmadığı, taşınmazın kimden geldiği, kim tarafından, ne suretle ve ne kadar zamandır kullanıldığı hususlarında yapılan araştırma yetersiz olduğu gibi, taraflar arasındaki irs ilişkisi de belirlenmediği belertilerek, araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulmuş, bozma ilamına karşı davacı vekili tarafından yapılan karar düzeltme istemi aynı Dairenin 24.12.2019 tarihli, 2019/5279 Esas, 2019/8828 karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davacı tarafın dava konusu taşınmazın kendi murisinden kendisine taksim sonucu kaldığını ispat edemediği, taşınmazın köy yerleşim yeri içerisinde arsa nitelikli olarak bulunduğu tarım amaçlı olarak kullanılmadığı, kadastro tespitinin 2011 yılında yapılmış olması nedeniyle davacı lehine yasada belirtilen 20 yıllık sürenin oluşmadığı, dava konusu taşınmazın küllük-çukur diye tabir edilerek kül, çöp ve hayvan atığı dökülmek suretiyle taraflarla müşterek olarak kullanıldığı, yine dava konusu taşınmazın köy halkı tarafından yaygın bir şekilde davacı tarafa ait olduğunun bilinmediği aksine dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar tarafından müşterek olarak kullanıldığının belirtildiği, yine 2000 yılı öncesine kadar köy halkının hayvanlarının dava konusu taşınmazın içerisinden serbestçe gelip-geçtiğinin beyan edildiği bu nedenle dava konusu yerin izinsiz olarak kullanılmama ya da izin alarak kullanılma şeklinde de davacı lehine bir zilyetliğin de bulunmadığının anlaşıldığı bu nedenle davacı lehine yargı kararlarında belirtildiği şekilde ekonomik amaca uygun zilyetliğinde oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı yargılama sırasında ölen davacı … mirasçılarının vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma öncesi ve bozma sonrası yapılan keşif, alınan yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre davacının taksim ve zilyetlik hususunu ispat ettiği, taşınmazın davacıya ait olduğu ispatlanığına, davalı tarafın lehine beyan dahi bulunmadığını öne sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık dava konusu 141 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihi itibariyle davacının lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) 14 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1. Mahkemece (IV.B.) bendinde yazılı gerekçelere, davacı lehine 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesine öngörülen zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunun davacı tarafça ispatlanamadığının anlaşılmasına göre bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Ne var ki; dava konusu 141 ada 3 parsel sayılı taşınmazın (V.C.3.1) bendinde de belirtildiği üzere müşterek mülkiyet hükümlerine dayalı olarak davalılar adına tespit gördüğü, bozma üzerine yapılan araştırma ile davacının davalılarla arasında ırsi bir bağın (elbirliği mülkiyetinin) olmadığı, esasen bu yönde davacının da bir iddiasının bulunmadığı gibi davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak taşınmazın adına tescili istemiyle eldeki davayı açtığı, mahkemece davanın kabulüne ve taşınmazın tam paylı olarak davacı adına tesciline dair 02.11.2015 tarihli hükmün yalnızca 1/2 müşterek payın tespit maliki olan davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince araştırmaya yönelik bozulduğu, hükmü temyiz etmeyen diğer 1/4’er payın (toplam 1/2 pay) tespit malikleri olan … ve … tarafından hüküm temyiz edilmediği, hükmü temyiz eden davalı … ile diğer davalılar arasında elbirliği mülkiyeti bulunmadığı, davalı …’nın temyizi ile ancak kendi payı yönüyle hükmün bozulduğunun kabulü gerekeceği, diğer bir anlatımla; 02.11.2015 tarihli hükmü temyiz etmeyen diğer 1/2 payın tespit malikleri olan … ve …’in payları yönüyle davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince; davacının davasının kısmen kabulü ile, davalılar … ve …’e ait toplam 1/2 payın yukarıda anlatılan usuli kazanılmış hakka dayalı olarak davacı adına, kalan 1/2 payın davalı … adına tesciline karar verilmesi gerekirken usuli kazanılmış hakkın gözden kaçırılmak suretiyle davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmadığından ölü davacı … mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.