YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3846
KARAR NO : 2023/1863
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3380 E., 2022/382 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kullanım Kadastrosuna İtiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucu, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 167 ada 14 parsel sayılı 185,32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi verilmek suretiyle, bahçe niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı … vekili, davacı tarafından 01.01.1989 tarihli belge ile satın alınmış olan 167 ada 14 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuda kayıtlı olduğunu, davacının bu taşınmaza komşu olan 167 ada 15 parsel sayılı taşınmazı ise 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun gereğince Hazineden satın aldığını, davacının her iki taşınmazı yaklaşık 30 yıldır fiilen kullandığını, bu hususu kanıtlayan bina ve arsa vergisi yoklama fişlerinin ve belgelerin mevcut olduğunu belirterek, davacının 1989 yılından bu yana 167 ada 14 parsel sayılı taşınmaza zilyet olduğunun tespiti ile 6292 sayılı Kanun gereği dava konusu taşınmazın satışının müvekkili adına talep edilebilmesi ve müvekkili adına tescil edilebilmesi için belirlenecek bedelin ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, davanın süresinde açılmadığını, davacının zilyet olduğunu ispat etmesi gerektiğini, yasal hasım olan Hazine aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliğe delalet edecek iz ve emarenin yer almadığı, taşınmazın boş arsa niteliğinde olduğu, her ne kadar tanık anlatımlarına göre taşınmazın davacı tarafından araç konulmak ve garaj yapılmak suretiyle kullanıldığı iddia edilmişse de bu fiillerin sahiplenme açısından yeterli olmadığı, garaj ve kömürlüğün basit yapılar olduğu, keza tanık anlatımlarına göre dava konusu yerin bir dönem boş bırakıldığının ve kullanılmadığının anlaşıldığı gerekçeleriyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacı ile aynı sokakta yaşayan tanıkların beyanlarının davayı açıkça aydınlattığını, dava konusu yerin 30 yıldır garaj ve park yeri olarak kullanıldığını tanıkların da belirttiklerini, dosyadaki tüm deliller yazılı belgeler ve tanık beyanları ile davanın ispatlandığını, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin bahsi geçen deliller karşısında yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasının ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava konusu taşınmazda davacının ekonomik amaca uygun zilyetliğinde olmadığı, taşınmazın boş vaziyette olduğunun dosya arasındaki bilgi ve belgelerden ve teknik bilirkişi raporlarından anlaşıldığı, zilyetlik olgusunun davacı tarafça ispat edilemediği, bu duruma göre İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki ve istinaf dilekçesindeki beyanları tekrarla, dava konusu taşınmazın fiilen kullanıldığına ilişkin Belediyeye ödenen vergi dekontlarının dikkate alınmadığını, tanık beyanlarının aleyhe değerlendirildiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda kullanım kadastrosunun yapıldığı tarih itibariyle davacının kullanımın mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun Ek 4 üncü maddesi ve 6292 sayılı Kanun hükümleri,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.