YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3999
KARAR NO : 2023/1429
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1976 E., 2022/897 K.
KARAR : Başvurunun Esastan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kadirli 1. Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında, … ili .. ilçesi … Köyü çalışma alanında ve tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 102 ada 17 parsel sayılı 2.092,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 1.857,15 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı … adına kayıtlı bulunan eski 102 ada 18 parsel sayılı 5.781,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada ve parsel numarasıyla ve 5.749,75 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazine adına kayıtlı taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, eksikliğin davalıya ait taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümünün düzeltilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı satın aldığı tarihten bu yana herhangi bir genişleme yapılmadan aynı sınırlarla kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “tesis ve uygulama paftasının çakıştırılmasında tersimat hatasının yapıldığı ve bunun teknolojik yöntem farklılığından kaynaklandığını, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 1989 ve 1999 yıllarına ait hava fotoğrafı ile 2011 yılına ait ortofotonun çakıştırması sonucu yapılan değerlendirmede ek-4 nolu krokide A, B ve C harfleri ile gösterilen kısımlarda kısmen değişikliklerin olduğunu, dava konusu taşınmazlar arasında kot farkının bulunduğunu, 102 ada 18 numaralı parselin daha yüksekte kaldığından dolayı sınırlarının bu kısmi değişikliklerden daha fazla genişlemeye müsait olmadığını, bu hususların keşifte beyanlarına başvurulan yerel bilirkişilerce de doğrulandığı” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazların uygulama kadastro tespit tutanaklarının iptali ile 09.04.2019 tarihli bilirkişi raporuna ekli ek-4 nolu krokide 102 ada 18 parsel sayılı taşınmazın A, B ve C harfleri ile gösterilen sırasıyla 53,24 metrekare, 130,52 metrekare ve 23,40 metrekare yüzölçümündeki bölümlerin çıkartılarak, bu bölümlerin 102 ada 17 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle taşınmazın 2.064,31 metrekare yüzölçümlü olarak; 102 ada 18 parsel sayılı taşınmazın ise 5.542,59 yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili ve davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; yapılan incelemenin eksik olduğunu, mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin beyanlarının birbirinin aynı olup taraflı şekilde beyanda bulunduklarını, rapora karşı itirazlarının nazara alınmadığını, keşifte yapılan işlemler ve sunulan raporların yetersiz ve usule aykırı olduğunu, teknik bilirkişilerin, tespiti yapan Kadastro Müdürlüğü bünyesinde çalışmaları nedeniyle tarafsızlığa gölge düşüreceğini, Hazine lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı … istinaf dilekçesinde; kendisine ait taşınmazın davacı Hazine ile hiç bir ilgisinin olmadığını, bu hususun keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık ifadeleri ile de doğrulandığını, kadastro çalışmalarının 2015 yılında yapılmış olup bu çalışmalara süresinde itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, tapu iptali ve tescil davasının Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılması gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğunu, duruşma sürecinin yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığını, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediğini, ihtilafın doğru olarak tanımlandığını, kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı belirtilerek” istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosu sırasında davacı Hazineye ait taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalmanın, davalıya ait taşınmazdan kaynaklanıp kaynaklanmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.