YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4021
KARAR NO : 2023/2639
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosun itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2018 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, … ili, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan, tapuda davalılar … ve paydaşları adına kayıtlı bulunan eski 238 parsel sayılı ve 3800,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 161 ada 3 sayılı parsel olarak ve 4041,94 metrekare yüzölçümüyle tespit edilmiştir.
2. İtirazı kadastro komisyonu tarafından red edilen davacı … vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında davalılara ait yeni 161 ada 3 parsel sayılı taşınmazın doğusunda bulunan kadim yola doğru genişletilmesi nedeniyle yüzölçümünün arttığını dahil edildiğini öne sürerek yapılan sınırlandırma hatasının giderilmesi istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı taraf davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 161 ada 3 parsele komşu yolun tesis kadastrosundan sonra zamanla asfaltlama ve fen çalışmaları ile zeminden bir hayli yükseldiği, yükselme sırasında tesis kadastrosu sırasında yol ile 161 ada 3 parseli birbirinden ayıran taş duvarın bir kısmının yükseltme ile birlikte toprak altında kaldığı, davalı tarafın kendi taşınmazını yoldan korumak üzere tesis kadastrosundan sonra taşınmazın taş duvar ile yol arasında kalacak bir yerine çit çektiği, bu çekilen çit uygulama kadastrosu sırasında sanki taşınmaz sabit sınır alınmak suretiyle yanılgıya düşüldüğü, taşınmazın tesis kadastro paftasındaki kayıklık düzeltildikten sonra 161 ada 3 parselin yol ile olan sınırının beyanlar, hava fotoğrafı, kadastro paftası ve teknik raporda da görüldüğü üzere taş duvar olması gerektiği yerin belirlendiği, rapora ekli haritada A harfi ile gösterilen 289,59 m² alanın 161 ada 3 parselden alınarak yola bırakılması gereken bölüm olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, dava konusu 161 ada 3 parselin uygulama kadastro tespitinin iptali ile, bilirkişiler tarafından hazırlanan 15.03.2021 tarihli ortak raporlarında 161 ada 3 parsel sınırları içerisinde kalan A harfi ile gösterilen 289,59 m² alanın tescil harici yol sınırları içerisine dahil edilmesine, 161 ada 3 parselin 3752,35 m² yüzölçümüyle tapuya tesciline, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde; gerçekleştirilen yenileme çalışmalarında tesis paftasına uyulmadığını, hava fotoğrafı, uydu fotoğrafı ile çakıştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, yalda kalması gereken alanın daha büyük olduğunu açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı … vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın uygulama kadastrosunun usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.