Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4063 E. 2023/1559 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4063
KARAR NO : 2023/1559
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2010/125 E., 2014/83 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında görülen mülkiyetin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile Diyarbakır ili, … ilçesi, … Köyü sınırları içerisinde bulunan 96 parsel sayılı taşınmazın 4/12 oranında davacı … Birkan mirasçılarına, 3/12 oranında davacı …’ye, 2/12 oranında Rıfat Sağdıç mirasçılarına, 2/12 oranında Zülfü Çeçen mirasçılarına ve 1/12 oranında davalı …’a ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan Hazine vekili, DSİ vekili ve … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava konusu 96 ve 236 parsel sayılı taşınmazların 1987 yılında yapılan kadastro çalışmalarında, 1/3 paylarla …, … ve … adına tespit edildiğini, tespite davalı … tarafından itiraz edildiğini, Dicle Kadastro Mahkemesinde görülen davada taşınmazların Kralkızı Barajı gölü kamulaştırma sahası alanında kalması nedeniyle tespit dışı bırakılmalarına, ilgililerin Asliye Hukuk Mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetlerine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, taşınmazların vekil edenlerine ait olduğunu açıklayarak, taşınmazların mülkiyetinin vekil edenlerine ait olduğunun tespitini ve kamulaştırmasız elatma nedeniyle 6.000 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 236 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davadan feragat edilmiş ve kamulaştırmasız elatmaya dayalı tazminat talebi ise eldeki davadan tefrik edilmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılardan Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.

3. Davalılardan … cevabında; dava konusu taşınmazda, murisinden gelen eski tapu kaydı kapsamında kendisinin payının da bulunduğunu beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.1.2009 tarihli ve 2006/40 Esas, 2009/22 Karar sayılı kararı ile “davanın kabulüne, davacıların … Köyü 236 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak açmış olduğu davanın geri alma sebebiyle açılmamış sayılmasına, … Köyü 96 sayılı parsel sayılı taşınmazın davacı … (1/3), … mirasçıları (1/3), … mirasçılarına (1/3) ait olduğunun tespitine, davacılar adına tespit edilen … Köyü 96 parsel sayılı taşınmaz için 3.000,00 TL kamulaştırmasız elatma nedeniyle tazminatın dava tarihi olan 27.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı … idaresinden tahsili ile davacılara miras payları oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalılardan Hazine vekili ve davalılardan DSİ Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 22.12.2009 tarihli ve 2009/12794 Esas, 2009/18593 Karar sayılı kararıyla; “Dava konusu 96 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti davacılar adına yapılmış, ancak bu tespite … tarafından itiraz edilmiş ve Dicle Kadastro Mahkemesinde görülen ve kesinleşen dava sonucunda taşınmazın tamamının baraj gölü altında kaldığından tespit dışı bırakılmasına ve ilgililerin Hukuk Mahkemelerinde dava açmakta muhtariyetlerine hükmedilmiş, ancak kararda taşınmaz su altında kalmadan önce kime ait olduğuna dair bir tespit hükmüne yer verilmemiştir. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın mülkiyeti davacılar ile … arasında ihtilaflı olduğundan, bu kişinin davalı sıfatı ile davaya dahil edilmesi için davacı tarafa süre verilip, davaya katılımı sağlandıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, dava, mülkiyetin tespiti ve bilahare su altında kalan taşınmazın bedelinin tahsili istemine ilişkin olması sebebiyle öncelikle dava konusu taşınmazın malikinin kim olduğunun açıkça tespit edilmesi ve bu husustaki kararın kesinleşmesinden sonra tazminat davasının görülmesi gerektiğinden, bir nolu bentte belirtilen taraflar arasında mülkiyetin belirlenmesi için açılan davanın bu davadan ayrılıp, ayrı bir esasa kayıt edilerek, verilecek kararın kesinleşmesinden sonra tazminat davasının incelenerek karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, bu iki talebin aynı davada görülerek, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davanın kısmen kabulü ile Diyarbakır ili, … ilçesi, … Köyü sınırları içerisinde bulunan 96 parsel sayılı taşınmazın 4/12 oranında davacı … Birkan mirasçılarına, 3/12 oranında davacı …’ye, 2/12 oranında … mirasçılarına, 2/12 oranında … mirasçılarına ve 1/12 oranında davalı …’a ait olduğunun tespitine” karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Hazine vekili, DSİ vekili ve … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Şubat 321 tarihli ve 2 sayılı tapu kapsamında değerlendirilmesinin yapılmasını, tanıklarının dinlenmesi gerektiğini açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazla ilgili zilyetlik koşullarının gerçekleşmediğini, dava konusu alanda orman kadastrosu yapılmadığını, Orman İdaresinin de davada taraf olması gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

3. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; keşif ve bilirkişi incelemelerinin yetersiz olduğunu, hüküm vermeye yeterli olmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, mülkiyet tespiti koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılardan Hazine vekili, DSİ vekili ve …’un temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 154,70 TL’nin temyiz eden DSİ Genel Müdürlüğünden alınmasına, 179,90 TL onama harcının temyiz eden … mirasçıları, … mirasçıları, …’den alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.