Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4143 E. 2023/3380 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4143
KARAR NO : 2023/3380
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1165 E., 2022/170 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çarşamba Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 140 ada 14 ve 18 parsel sayılı sırasıyla 2.776,91 ve 1.754,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanun’unun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıkları ve 1981 yılından beri …’ın kullanımında olduğu şerhi verilerek, tarla niteliğiyle, Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı … ve arkadaşları dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 140 ada 14 ve 18 parsel sayılı taşınmazların kullanıcısının murisleri … olduğunu öne sürerek, muris … mirasçıları adına kullanıcı şerhi verilmesini ve üzerilerindeki diğer meyve ağaçlarının da kendilerine ait olduğunun şerhini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal ve hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, çekişmeli taşınmazlara ait kadastro tutanağının kesinleşmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, Hazine yönünden davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … 11.01.2021 tarihli celsedeki beyanında; çekişmeli taşınmazların eşi …’a ait olduğunu beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların zilyetliğinin tarafların murisi …’a ait olduğu, kök muris …’nun mirasçılarının ilgili taşınmazları aralarında taksim etmedikleri, murisin vefat etmeden önce herhangi bir mirasçısına yer hibe etmediği, tahkikat aşamasının son celsesinde davalı …’ın beyanında ilgili parsellerin eşi …’ın kullanımında olduğuna dair kabul beyanının keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin ve davacı tanıklarının beyanlarıyla ve davacıların talepleriyle uyumlu olduğu, uyumlu olmasa bile davalının 140 ada 14 ve 18 parsel yönünden davayı kabul ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) madde 308 göre: “Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir…” hükmüne ek olarak kabul beyanının davaya son veren taraf işlemi olup kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; çekişmeli 140 ada 14, 18 parsel sayılı taşınmazların kullanım kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların önceki yüzölçümü ve vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 140 ada 14 parselin beyanlar hanesine; “1-6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. 2-İşbu taşınmaz 3402 sayılı Kanun’nun 25. maddesi uyarınca Çarşamba Kadastro mahkemesince re’sen tanzim edilen 09.11.2020 tarihli veraset ilamındaki payları oranında Ahmet oğlu … mirasçılarının kullanımındadır ve üzerindeki fındık, 2’şer adet elma, armut ve erik ağaçları adı geçenlere aittir” şerhinin düşülmesine, 140 ada 18 parselin beyanlar hanesine; “1-6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. 2-İşbu taşınmaz 3402 sayılı Kanun’nun 25. maddesi uyarınca Çarşamba Kadastro mahkemesince re’sen tanzim edilen 09/11/2020 tarihli veraset ilamındaki payları oranında Ahmet oğlu … mirasçılarının kullanımındadır ve üzerindeki fındık, 1 adet karayemiş, 2’şer adet elma ve armut ağaçları adı geçenlere aittir” şerhinin düşülmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden reddi gerektiğini, husumet itirazlarının da bulunduğunu, hükme esas bilirkişi raporunun Yargıtay denetimine uygun olmadığını, ayrıca tamamen mahalli bilirkişilerin beyanı esas alınarak tespitin hatalı olduğunun kabul edildiğini, kararın bu haliyle kabulünün mümkün olmadığını, davalı idarece yapılan işlemin doğru olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerekirken kabulü yönünde karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “istinaf edenin sıfatına, keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile davalı …’ın 11.01.2021 tarihli celsede alınan beyanlarına göre davanın sübut bulmasına, kurulan hükümde davalı Hazine’ye ait tespite aykırı bir yön bulunmaması karşısında” davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden reddi gerektiğini, kadastro tespitinin doğru olduğunu açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na (3402 sayılı Kanun) 5831 sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (5831 sayılı Kanun ) 8/1 inci maddesi ile eklenen Ek-4 üncü maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sonucunda düzenlenen kadastro tutanağının beyanlar hanesine davacıların kullanıcı olarak yazılmasının mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na 5831 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile eklenen Ek-4. maddesi , 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.