YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4176
KARAR NO : 2022/6756
KARAR TARİHİ : 07.09.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece verilen 23.03.2022 tashih kararının davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, yörede 1998 tarihinde yapılan ve 18.04.2007 – 18.10.2007 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında Kızılköy köyü Eskibağlar mevkiindeki zilyetliklerinde bulunan taşınmazların orman alanı içinde bırakıldığını iddia ederek işlemin iptali ile adlarına tescili talebiyle dava açmış, yargılama sırasında dava açtıkları taşınmazın da içinde bulunduğu alana ilişkin olarak genel arazi kadastrosu yapılmış ve 112 ada 25 parsel sayısı verilerek tarla niteliği, 90.925,51 m2 yüzölçümü ile beyanlar hanesine 2/B madde alanında kaldığına ilişkin şerh de verilerek kadastro tespit tutanağı düzenlenmiş ve 3402 sayılı Kanun’un 5. maddesi gereğince davalı olduğu belirtilerek tutanak 3402 sayılı Kanun’un 30/2. maddesi gereğince malikinin belirlenmesi amacıyla kadastro mahkemesine devredilmiştir.
Mahkemece, davaların reddine ve dava konusu 112 ada 25 sayılı parselin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 14.03.2012 tarihli ve 2011/13903 Esas, 2012/3832 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle “çekişmeli taşınmaz, 3402 sayılı Kanun’un 5. maddesi gereğince kadastro mahkemesine devredildiğine göre, taşınmaz üzerinde hak sahibi olabilecek başkaca kişilerin davaya katılmasına imkan verilmesi gereği de gözönünde bulundurularak, yargılamaya 3402 sayılı Kanun’un 27/3. maddesi gereğince askı ilânları yapılmak suretiyle devam edilmesi gerekirken bu husus yerine getirilmeden hüküm kurulmasının usûl ve kanuna aykırı olduğu” belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, yapılan yargılama sonunda davacıların davasının reddi ile Bursa ili Yenişehir ilçesi Kızılköy Köyü 112 ada 25 nolu parselin orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.09.2014 tarihli ve 2014/5805 Esas, 2014/7571 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan ikinci bozma ilamında; “… Dava konusu taşınmazın, orman niteliğinde olduğu ve orman sınırları içine alınarak, Hazine adına tescili istemi ile Hazine ve Orman Yönetimi tarafından açılmış bir dava bulunmadığı halde, mahkemece taşınmazın orman niteliği ile tesciline karar verilmiştir. Dava konusu taşınmaz, yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamasında 2/B’lik alanda bırakılmış olup, dava 2/B’ye itirazdır. Dava konusu taşınmaza davanın devamı sırasında kadastro tutanağı düzenlendiğine göre, “çoğun içinde az da vardır” ilkesi gereğince, dava, aynı zamanda tutanağın beyanlar hanesine kullanım şerhi verilmesini de içerdiğinden, Mahkemece 2/B’lik alan niteliğinde olan dava konusu 112 ada 25 parsel sayılı taşınmazın, tespit gibi tesciline karar verilip, fen bilirkişiye zeminde taşınmazı kullanan kişilerin yerleri ayrı ayrı tespit ettirilerek, zilyetlerin kullandığı yerlerin, 3402 sayılı Kanun’un 19/2. maddesi gereğince tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.’’ gerekçesine yer verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacıların davasının reddi ile; Bursa ili Yenişehir ilçesi Kızılköy mahallesi 112 ada 25 parsel sayılı 90925,51 m2’lik tarla vasıflı taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki özellikleri ile tespit gibi Hazine adına kayıt ve tesciline, zilyetlerin kullandığı yerlerin, 3402 sayılı Kanun’un 19/2. maddesi gereğince tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; karar, davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.12.2018 tarihli ve 2016/11015 Esas, 2018/7909 Karar sayılı ilamıyla onanmış, taraflarca yasal süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunulmamış ve böylelikle hüküm 04.04.2019 tarihinde kesinleşmiştir.
Bilahare, Bursa Kadastro Müdürlüğünce mahkemeye gönderilen 14.12.2021 tarihli talep dilekçesinde özetle; taşınmazın yüz ölçümünün 90925,51 m2 olmasına rağmen davacıların kullanımında olup 3402 sayılı Kanunun 19/2. maddesi gereğince tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilen alanların toplam yüz ölçümlerinin ise 93.483,24 m2 olduğu, bu şekilde infazı etkileyecek şekilde hatalar bulunduğu belirtilerek tavzih isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece; 23.03.2022 tarihli ek karar ile hüküm kısmının 1 nolu maddesinde belirtilen;
“C harfi ile gösterilen 9492,71 m2 lik kısmın 22378576550 TC kimlik nolu … kızı 25.07.1952 doğumlu …” maddesinin, “C harfi ile gösterilen 6934,98 m2 lik kısmın 22378576550 TC kimlik nolu … kızı 25.07.1952 doğumlu …” şeklinde, 6100 sayılı HMK’nın 304. maddesi uyarınca tashihine karar verilmiş; 23.03.2022 tarihli ek karar, davalı Hazine vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre 23.03.2022 tarihli ek karara yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan 23.03.2022 tarihli ek kararın ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 07.09.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.