YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4193
KARAR NO : 2023/1432
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/3 E., 2022/5 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında, … ili, … ilçesi, … Köyü, çalışma alanında ve tapuda davacı … ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 172 parsel sayılı 5.420,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 136 ada 2 parsel numarasıyla önce 6.432,73 metrekare, bilahare itiraz üzerine komisyon kararı ile 5.600,68 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı … ve müşterekleri adına tapuda kayıtlı bulunan 171 parsel sayılı 4.340,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 136 ada 1 parsel numarasıyla önce 3.631,91 metrekare, bilahare itiraz üzerine komisyon kararıyla 4.463,96 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı … ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkillerine ait taşınmazın bir bölümünün davalılara ait 136 ada 1 parsel sayılı taşınmaza dahil edildiğini açıklayarak, davacılara ait kısmın davalılara ait parselden ifraz edilerek davacıların parseline eklenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerine ait taşınmazın yaklaşık 700,00 metrekarelik bölümünün uygulama kadastrosu sırasında davacılara ait taşınmaza dahil edildiğini, müvekkillerinin Kadastro Müdürlüğüne yapmış oldukları itiraz üzerine bu hatanın düzeltildiğini ve açılan davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli ve 2015/18 Esas, 2016/24 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 28.03.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen ve sarıya boyalı olan 6.137,47 metrekarelik taşınmaz bölümünün 136 ada 2 parsel numarasıyla; aynı raporda (A) harfi ile gösterilen ve yeşile boyalı olan 3.927,17 metrekarelik taşınmaz bölümünün ise 136 ada 1 parsel numarasıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2016 tarihli ve 2015/18 Esas, 2016/24 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.11.2019 tarihli ve 2016/11372 Esas, 2019/7087 Karar sayılı kararı ile “davacıların, çekişmeli eski 172 (yeni 136 ada 2) parsel sayılı taşınmazda tam paylı malik olmadıkları, taşınmazda davacılar dışında başkaca paydaşın da bulunduğu halde diğer paydaşın davada taraf olmadığı belirtilerek; Mahkemece öncelikle davacılara, eski 172 (yeni 136 ada 2) parsel sayılı taşınmazın kendileri dışındaki diğer tapu malikinin yöntemince davaya katılımını sağlamak üzere süre ve imkan verilmesi ve bu şekilde taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulması” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “dava konusu taşınmazlar arasındaki sınırda boydan boya su arkı/yaya yolu ve kot farkının olduğu, taraflar arasında zeminde kullanımla ilgili bir anlaşmazlığın bulunmadığının dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarından anlaşıldığı, dava konusu taşınmazların tesis kadastrosu sırasındaki teknik belgelere göre oluşturulan sayısal harita ve 22/2-a uygulaması sonucu oluşturulan kadastral harita ve zemin ölçü değerleri ile oluşturulan haritanın çakıştırılması sonucunda yapılan teknik değerlendirme sonucunda olması gereken sınırın hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği, 22/2-a uygulaması sonucu oluşturulan ve dava konusu edilmeyen diğer sınırlardaki farklılığın ise uygulama sırasında yapılan ölçümün zemindeki fiili duruma göre yapılmasından ve tesis kadastrosu paftasının hassasiyetinin düşük olması ve teknik olarak yeterliliğinin az olmasından kaynaklandığı” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 136 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile 136 ada 2 parsel sayılı taşınmaz arasındaki sınırın 22.09.2021 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli ek-2 krokideki haritada 463 ve 464 nolu kırık noktalarını birleştiren kırmızı çizgi ile çizilen sınır olduğunun tespitine, 136 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 6.137.47 metrekare yüzölçümlü olarak, 136 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ise 3.927,17 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, yeterli araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini, taşınmazın gerçek sınırının yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ile tanıklarca gösterdiğini ancak bilirkişilerce tespit edilen sınır esas alınarak karar verildiğini, bilirkişi raporuna ekli haritada kalın kırmızı çizgi ile gösterilen ve müvekkili tarafından iddia edilen sınırın gerçek sınır olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tesis kadastro paftasındaki sınırlar ile tapu kaydındaki yüzölçümlerinin uyuştuğunu, uygulama kadastrosunun amacının harita ve planlarda yapılan ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesaplama hatalarının düzeltilmesi olduğunu, yapılacak düzeltme ile mülkiyet değişikliğine neden olunmaması gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, uygulama kadastrosu sırasında davacılara ait taşınmazın bir bölümünün davalılara ait taşınmaza dahil edilip edilmediği, yapılan uygulamanın usul ve kanuna uygun olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 427 ve devamı maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacılardan ve davalılardan ayrı ayrı alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.