YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4194
KARAR NO : 2023/1507
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1172 E., 2022/118 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, davacı … tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacılar … ve … tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, Giresun ili, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 256 ada 2 parsel sayılı 819,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır” ve “… oğlu …, … oğlu … ve … oğlu … tarafından 1/3 hisse ile 2007 yılından beri kullanımındadır” şerhleri verilmek suretiyle fındık bahçesi vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacılar …, … ve … dava dilekçelerinde, dava konusu 256 ada 2 parsel sayılı taşınmazda davalılar ile birlikte kendilerinin de hissedar olduklarını ancak buna rağmen kadastro sırasında adlarına herhangi bir hisse yazılmadığını açıklayarak, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve davacılar ile davalılar adına hisseli olarak tapuya tesciline karar verilmesini istemişler, davacılardan …, İlk Derece Mahkemesine sunduğu 24.07.2020 havale tarihli dilekçeyle davasından feragat etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar …, … ve … cevap dilekçelerinde, davacıların çekişmeli taşınmazda herhangi bir haklarının bulunmadığını, becayiş konusunda davacıların babası … ile anlaşma yapıldığını ve bu anlaşma uyarınca davacıların harman yerini aldıklarını, buraya karşılık olarak da çekişmeli taşınmazın davacılara bırakıldığını açıklayarak, davanın reddini savunmuşlardır.
2. Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın muris …’dan intikal etmiş olduğu, davacılar … ve …’ın müteveffa …’ın mirasçısı olup, yapılan keşif sırasında dinlenilen yerel ve tespit bilirkişilerince taksim ve ifraza ilişkin beyanda bulunulmuşsa da davacıların dava dilekçesinde taksim ve ifraz sebeplerine dayanmadıkları ve hisseleri oranında adlarına zilyetlik şerhi verilmesini talep ettikleri, kabule göre de usulüne uygun taksimin varlığının ve davalıların iddiasındaki gibi dava konusu taşınmazda davacıların haklarından trampa ile çıktıklarının kanıtlanamadığı, 21.05.2021 havale tarihli ziraat bilirkişisi raporunda belirtildiği üzere dava konusu taşınmazda 25-30 yıllık fındık ağaçlarının bulunduğu dolayısıyla davacılar … ve … iddiasını davalı Hazineye karşı da ispatlamış olduğu gerekçeleri ile davacı … tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacılar … ve … tarafından açılan davanın kabulüne, dava konusu Giresun ili … ilçesi … Köyü … mevkiinde kain 256 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespitinin iptaline, Giresun ili, … ilçesi, … Köyü … mevkiinde kain 256 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tutanaklarının ve tapu kayıtlarının beyanlar hanesine, “6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Maliye Hazinesi adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. Dosya arasına alınan muris …’a ait verasete esas nüfus kaydı uyarınca taşınmazın tamamı 302400 pay kabul edilerek; 5880 payı …, 630 payı …, 98630 payı …, 98630 payı … 98630 payı … kullanımındadır.” şerhi yazılarak, fındık bahçesi vasfıyla, kadastro tutanaklarında gösterilen yüzölçümleri ile ayrı ayrı Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi istinaf dilekçesinde, dava konusu 256 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin ilk yapıldığı hali ile kabul edilmesi gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, istinaf edenin sıfatına ve tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı Hazine temsilcisinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde, dava konusu 256 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin ilk yapıldığı hali ile kabul edilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosuna itirazın yerinde olup olmadığına, davacı lehine kullanım şerhi verme koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.