Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4268 E. 2023/1534 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4268
KARAR NO : 2023/1534
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/327 E., 2022/190 K.
KARAR : Red

Taraflar arasında görülen kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. madde çalışmaları neticesinde … ili, … ilçesi, … köyü çalışma alanında bulunan 107 ada 1, 3, 4, 5 ve 6 parsel sayılı sırasıyla 11343,19 m², 1940,37 m², 1399,50 m², 868,59 m² ve 220,06 m² yüzölçümündeki taşınmazların tamamının tapu kayıtlarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 107 ada 1, 3 ve 5 sayılı parsellerin kullanıcıları bulunmadığından Hazine adına tespit edildikleri, 107 ada 4 ve 6 sayılı parsellerin ise eylemli orman vasfında oldukları belirtilerek 107 ada 1, 3 ve 5 sayılı parseller tarla, 107 ada 4 ve 6 sayılı parseller ise orman vasfıyla Hazine adına tescilini istemiştir.
2.Davacılar 08.02.2013 harç tarihli dilekçe ile; uzun zamandır kendilerinin zilyetliğinde bulunan taşınmazları zilyetlikte iktisap etmiş olduklarını ileri sürerek müştereken adlarına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, sonrasında 08.04.2013 havale tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazlardaki zilyetliklerinin tespiti ile rayiç bedeller ödenerek adlarına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2013/79 Esas, 2016/107 Karar sayılı kararı ile davacıların zilliyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil isteklerinin reddine, dava konusu taşınmazların davacıların zilyetliklerinde bulunduğunun tespitine, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uyarınca, yapılan kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine bu hususun şerh edilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatilan) 20. Hukuk Dairesinin 10.09.2018 tarihli ve 2016/9014 Esas, 2018/5418 Karar sayılı kararıyla taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılması, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından tespit günü itibariyle taşınmazın fiilen kim veya kimler tarafından, ne zamandan beri, ne şekilde kullanıldığı, davacı yanın sunduğu devir senetlerinin taşınmazlara ilişkin olu olmadığı konusunda maddi olaylara dayalı bilgi alınması, beyanlar arasında aykırılık bulunması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılarak çelişkinin giderilmeye çalışılmasi, fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli harita düzenlettirilmesi, daha sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasina karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 107 ada 4 ve 6 numaralı parsellerde tarımsal amaçlı bir kullanım olmayıp çalılık alan görüntüsü arz ettiğinin tespit edildiği, 107 ada 1, 3 ve 5 numaralı parsellerle ilgi ise bilirkişi raporunda tarla olarak tarımsal amaçlı kullanıldığının bildirildiği, ancak davacı taraf bu parseller yönünden zilyetliğini tüm dosya kapsamına göre kanıtlayamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğunu iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un Ek 4 üncü maddesi.

3. Değerlendirme

2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine; kullanım kadastrosu tespitinin 2010 yılında yapılmış olmasına, davacıların ise tespit tarihinden sonraki 2012 yılında imzalanmış zilyetlik devir sözleşmelerine dayanmalarına; bu itibarla uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

179 TL onama harcının temyiz edenlerden alınmasına,

1086 sayılı 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.