YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4310
KARAR NO : 2023/707
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/197 E., 2016/56 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili ve müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2021 tarihli ve 2020/4109 Esas, 2021/5403 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı Hazine vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Dava konusu Kırklareli ili …. ilçesi … Köyü 104 ada 13 parsel sayılı taşınmaz, 11674,95 metrekare yüzölçümü eski tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir.
2.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; taşınmazın tapu kaydının miktar fazlasının orman olduğunu belirterek miktar fazlasının orman vasfıyla Hazine adına tescilini istemiştir.
3. Müdahil Orman İdaresi vekili de Hazine ile aynı talepte bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararıyla; taşınmazın tapu miktar fazlasının orman olmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı ile kazanma koşullarının davalılar yarına oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine ve müdahil Orman İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuş
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi 17.06.2021 tarihli ve 2020/4109 Esas, 2021/5403 Karar sayılı ilamında; davanın reddine ilişkin hükmün onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı Davacı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı Hazine vekili karar düzeltme dilekçesinde; taşınmazın tapu miktar fazlasının orman olduğu belirtilerek onama kararının kaldırılarak hükmün bozulması istenilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastro sırasında dava konusu taşınmaza uygulanan tapunun sınırlarının belirlenmesi ve miktar fazlası var ise bu bölümün orman olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki, davalının dayanağı tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren getirtilerek, yöntemince taşınmaza uyup uymadığı saptanmadığı gibi, ormancı bilirkişi tarafından taşınmazın konumunu hava fotoğraflarında gösterilmediği için denetlenememektedir. Ayrıca Mahkemece, 1966 yılında seri bazda yapılan orman kadastrosuna ilişkin evraklar ve tahdit haritası getirilerek taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumunun belirlenmediği, bu hali ile taşınmazın evveliyatı hakkında yapılan araştırmanın da yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; davalının dayandığı tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri, varsa harita veya krokisi revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel ve dayanakları, (hükmen tescil edilmiş ise ilgili dava dosyaları) taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ile hem eski tarihli ve varsa amenajman planı dava konusu taşınmazlar ve etrafını gösterir ve o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan tüm orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı 1/5000 ölçekli orman tahdit harita örneği bulundukları yerden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişi, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olanen az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın kesinleşmiş tahdit dışında kaldığının belirlenmesi halinde yöredeki tahdidin seri bazda yapıldığı gözetilerek çekişmeli taşınmazın tahdidin kesinleşen dış sınırına bitişik olup olmadığı belirlenmeli, tahdit sınırına bitişik ise, 6831 sayılı Kanun’un 1744 sayılı Kanun ile değiştirilen 12/3 maddesine dayanılarak çıkarılan ve 19 Ağustos 1974 günlü Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin “sınırlama dışı kalan ormanlar için yapılacak işlemler” başlıklı 128 inci maddesinin (b) fıkrasında “sınırlaması yapılan Devlet ormanlarının dış ve iç sınırlarına bitişik olmayan Devlet ormanları hakkında Orman Kadastro Komisyonlarınca herhangi bir karar verilmiş olmayacağından ve bu gibi Devlet ormanlarının orman kadastrosu yapılmış sayılmayacağından, ıttılâ hasıl olduktan hemen sonra orman kadastrosunun yapılması merkezce sağlanır. Bu gibi ormanlarda orman kadastrosu yapılıncaya kadar ilgili kanun hükümlerine göre işlem yapılır” hükmü gereğince yapılan tahdit sırasında çekişmeli taşınmaz vasfının değerlendirilmiş olduğu düşünülmeli, tahdit hattına sınır değil ise, çekişmeli taşınmazın en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafındaki durumu uzman bilirkişiler eliyle incelenerek, bilimsel rapor alınmalı, çekişmeli taşınmaz hâkim tarafından gözlemlenmeli, üzerinde neler bulunduğu (bitki örtüsü, ağaçların cinsi, sayısı vb.) ayrıntılı olarak keşif tutanağına yazılmalı, taşınmazın dört bir yandan fotoğrafları çektirilmelidir.
Ayrıca dayanak tapu kaydı yaşlı ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler aracılığıyla zemine uygulanmalı; bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı; bilirkişi ve tanıklardan her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgiler alınmalı; tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyup uymadığı belirlenmeli; uygulama, fen bilirkişi tarafından düzenlenecek krokide tapu kaydı gösterilmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı ve dayanak tapu kaydın dava konusu taşınmazı kapsamadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de Tapu ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanun’un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Kanunu ile değiştirilen 14/2 nci maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun’un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
2.Hükmün temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2021 tarih 2020/4109 Esas, 2021/5403 Karar sayılı kararıyla onanmasına karar verilmiş ise de yazılı sebeple bozulması gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay Kapatılan 16. Hukuk Dairesinin onama kararı kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay Kapatılan 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2021 tarih 2020/4109 Esas, 2021/5403 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.