Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4332 E. 2023/1665 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4332
KARAR NO : 2023/1665
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında … ili, … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun’un (3303 sayılı Kanun) Ek-1 inci maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında, çekişmeli 30 ada 261 parsel sayılı 4.434,82 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine “3303 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap ve sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği ve 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere 1/3 hissesi … oğlu …, 1/3 hissesi … kızı …, 1/3 hissesi … kızı …’lerin kullanımındadır şerhi ile 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere parsel üzerindeki 1 katlı kargir bina eşit hisselerle … oğlu …, … kızı …, … kızı …’lere aittir, eşit hisseler ile … oğlu …, … kızı …, … kızı …’ler adına 400 metrekare tahsis vardır” şerhi verilerek bahçe niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın tamamı üzerinde hak sahibi olarak belirlenen davalıların en az yirmi yıldır kullanmadığı anlaşılan çalılık, ağaçlık vasıflı ve ekli krokide yeri işaretlenen 1.943,94 metrekare alanın hak sahipliğine ilişkin kadastro tespitinin iptaline, Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; çekişmeli taşınmazın tamamının kullanıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dosya kapsamından dava konusu taşınmazın bir bütün halinde 14.11.1999 tarihinden ve çok öncesinden bu yana davalılar tarafından kullanıldığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine, çekişmeli 30 ada 261 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında belirtilen vasıf ve yüz ölçümü ile tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde bulunan şerhlerin devamına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamında toplanan delillerin takdirinde ve konuyu düzenleyen yasal hükümlerin tatbikinde yanılgıya düşüldüğünü, dava konusu mezkur taşınmazın davalılar adına beyanlar hanesine kullanım şerhi konulması için kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini, davalıların tanık olarak gösterdiği kimselerin ve resen tayin olunan mahalli bilirkişinin zilyetliğe ve süreye ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, evveliyatı itibariyle Hazineye ait bir taşınmazın senetsizden veya senetle satılması suretiyle veya miras yoluyla intikali ya da el değiştirmesinin mümkün olamayacağını, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3303 sayılı Kanun’un Ek-1 inci maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 3303 sayılı Kanun’un Ek-1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu ( 3402 sayılı Kanun)

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.