YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4376
KARAR NO : 2023/2709
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/358 E., 2021/92 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında, … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 117 ada 7 parsel sayılı 1.316.225,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Toprak Tevzi Komisyonunca düzenlenen mera haritasının kapsamında kaldığı belirtilerek mera olarak sınırlandırılmıştır.
2. Davacılar …, … ve … dava dilekçeleriyle; miras yolu ile gelen hakka, paylaşma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile … ilçesi … Köyü 117 ada 7 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kendi kullanımlarında olan yerlerin adlarına tescili istemiyle ayrı ayrı dava açmışlardır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın mera olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda 08.08.2014 tarih ve 2007/1927 Esas, 2014/772 Karar sayılı önceki kararla, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1, İlk Derece Mahkemesinin 08.08.2014 tarih ve 2007/1927 Esas, 2014/772 Karar sayılı önceki kararı, davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.11.2014 tarih ve 2014/18998 Esas, 2014/12990 Karar sayılı ilamıyla; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu açıklanarak; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu refakate alınarak yeniden keşif yapılması, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın kadim mera olup olmadığı, taşınmaz ile mera parseli arasında sabit doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, toprak tevzi komisyonu çalışması ile taşınmaz mera haritası kapsamına alınmış olduğu gözetilerek taşınmazın bu tarihten önce mera olarak mı yoksa tarım arazisi olarak mı kullanıldığını, taşınmazın meradan açılıp açılmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu mera parselinin kadim mera olup olmadığı, kadim mera ise mera ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazın öncesinin mera olup olmadığı konusunda bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, taşınmazların niteliğinin kesin olarak saptanması, taşınmazın keşif sırasında çekilen ve mera parseli ile taşınmazı birlikte gösteren fotoğrafları rapora eklenmesi, gerekirse bu konuda toprak tevzi komisyonu çalışmalarından önceki dönemlere ait hava fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılması, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmaz bölümlerin mera niteliğinde olmadığı, davacılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, çekişmeli 117 ada 7 Parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi raporunda; (A) harfi ile gösterilen 2197,13 metrekarelik kısmı davacı … adına tek katlı kargir ev ve bahçesi ve ahır vasfı ile; (B) harfi ile gösterilen 724,05 metrekarelik kısmı davacı … adına tek katlı kargır ev ve bahçesi vasfı ile; (C) harfi ile gösterilen 4396,00 metrekarelik kısmı davacı … adına tek katlı kargır ev ve bahçesi vasfı ile; (D) harfi ile gösterilen 827,36 metrekarelik kısmı davacı … adına betonarme ev ve bahçesi vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğini, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, bu nedenler ve resen belirlenecek nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin mera niteliğinde olup olmadığı, mera niteliğinde değilse dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanun’un (3402 sayılı Kanun) 14, 16 ,17, 18, 46/1 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde karar verildiğine göre, davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bilindiği üzere, 3402 sayılı Kanunu’un 1 nci maddesi uyarınca, kadastro hakimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Dava konusu 117 ada 7 parsel sayılı taşınmaz kadastro tespitinde mera olarak sınırlandırılmış olup, Mahkemece, hakkındaki kadastro tespiti iptal edilerek kabul kararı verilen ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna ek krokide (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin davacılar adına tesciline karar verildikten sonra, taşınmazın kalan kısmı yönünden sicil oluşturacak şekilde karar verilmemiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme hükmünün 1. fıkrasının sonuna, ” Dava konusu 117 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 1.308.080,99 metrekare yüzölçümü ile tespit gibi mera vasfıyla sınırlandırılmasına ve özel siciline tesciline” ibaresinin eklenmesine ve hükmün, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 438/7 nci fıkrası gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,
3. Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
4. 1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
5. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.