Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4411 E. 2023/1858 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4411
KARAR NO : 2023/1858
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1425 E., 2022/432 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ardahan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun)
41 inci maddesi uyarınca yapılan işleme itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davalı … davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı … vekili dava dilekçesinde; Ardahan ili Merkez ilçesi … Mahallesi 176 ada 9, 10 ve 121 ada 33 parsel sayılı taşınmazların müvekkili olan davacıya ait olduğunu, kadastro tespiti sırasında taşınmazlarda ölçü ve tersimat hataları yapıldığını, bu durumun düzeltilmesi için Kadastro Müdürlüğüne yapılan itirazın reddedildiğini belirterek, Ardahan Kadastro Müdürlüğünün 14.10.2016 tarihli işleminin iptali ile kadastro sonrası fiili duruma aykırı olarak yapılan teknik ölçüm ve tersimat hatasının düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.

2. Dava konusu Ardahan ili Merkez ilçesi … Mahallesi 176 ada 9, 10 ve 121 ada 33 parsel parsel sayılı sırasıyla 4.334,00 m2, 7.080,65 m2 ve 3.31935 m2 yüzölçümlü tarla ve tek katlı kargir ev ve arsası niteliğindeki taşınmazların, davacı adına 19.06.1995 tarihli satış işlemi ile tescil edildiği anlaşılmaktadır.

II. CEVAP
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu olan 176 ada 9 ve 10 nolu parsellerin kadastro çalışmaları sırasında tespit edilen sınır ile kadastro paftasının zemini doğrulamadığının, kadastro paftası ile zemin arasında sınır uyuşmazlığı mevcut olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, parseller arasında mevcut olan taş duvar sınır kabul edilmek suretiyle davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve 176 ada 32, 31, 30, 29, 27, 26, 24, 23 ve 22 parsel sayılı taşınmazlarda L, K, J, I, G, F, D, C, B harfi ile adlandırılan alanların davacıya ait 176 ada 9-10 nolu parsellere eklenmesi suretiyle tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davalı … ve davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın tapu kaydında malik olarak gözüken kişilere karşı açılması gerektiğini, mahkemece dava konusu taşınmazların batı sınırında bulunan taşınmazların tapu kaydının iptaline karar verilmesine rağmen maliklerinin davaya dahil edilmediğini, ziraat bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edilmediğini, bilirkişi raporunun eksik olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davacı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf dilekçesinde özetle; lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın, dava konusu taşınmazının sınırının yanlış belirlendiği, bu nedenle yüzölçümünün eksik ölçüldüğü iddiasına dayanarak öncelikle Kadastro Müdürlüğüne başvurduğu, Kadastro Müdürlüğünün ise yapılan işlemde bir hata olmadığını belirtmek suretiyle davacının başvurusunu reddetmesi üzerine davacı tarafından kadastro müdürlüğüne husumet yöneltilmek suretiyle eldeki davanın açıldığı, ne var ki; eldeki davada hüküm sonucunda düzeltme işleminden etkilenecek taşınmaz maliklerine, başka deyişle davacı tarafından aleyhine düzeltme talep edilmiş olan taşınmaz maliklerine husumet yöneltilmesi gerektiği, bu itibarla, davalı … tarafından re’sen yapılmış olan herhangi bir düzeltme işlemi bulunmadığı da gözetilerek, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru görülmediği belirterek, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ardahan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2017/96 Esas, 2020/161 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, sair yöne ilişkin istinaf nedenlerinin kararın kaldırılması nedenine göre incelenmesine yer olmadığına, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarda düzeltme işlemini yapmayanın Kadastro Müdürlüğü olduğunu, Yargıtay kararları gereğince 41 inci maddeye ilişkin davalarda Kadastro Müdürlüğünün yasal hasım olduğunu, taraflarına taşınmaz maliklerini davaya katmak için süre verilmediğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesi uyarınca yapılan işleminin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 41 inci maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.